2.1.1. Seranın Kullanılma Amacı
Seranın kullanılma amaçlarını; ekonomik yarar sağlamak, boş zamanları
değerlendirmek, araştırma yapmak, çeşitli bitkileri sergilemek ve eğitim yapmak şeklinde
sıralayabiliriz. Özellikle ekonomik açıdan kurulan seralar kâr amaçlı kuruldukları için
genellikle büyük işletmelerdir; bunun yanında diğer amaçlarla kurulan seralar ise daha küçük
işletmeler olarak düşünülür.
2.1.2. Serada Gereksinilen Büyüklük
Bir sera işletmesinde sera bölümlerinin büyüklüğü, işletmede çalışan eleman sayısına
ve yetiştirilen ürünlerin çeşidine bağlıdır. Eğer işletmede kullanılacak fazla sayıda alet ve
ekipman varsa, seralar daha büyük ve daha fazla sayıda bölümlerle planlanabilir.
2.1.3. Yerleşim Yerinin İklim Koşulları
Seranın kurulmak istendiği bölgelerin ve aynı bölge içindeki iklim koşullarının farklı
oluşu seraların değişik şekillerde yapılmasına neden olur. Bölgenin sıcaklık değerleri, rüzgar
durumu , yağış şekli ve yoğunluğu, süresi, güneşlenme durumu, enlem derecesi gibi faktörler
sera tipinin seçiminde etkilidir. Örneğin soğuk, rüzgarlı ve kar yağışlı bölgelerde seraların
daha basık, sıcak yerlerde daha yüksek, karlı ve fırtınalı bölgelerde sera iskelet ve çatısının
daha dayanıklı yapılması gerekir.
2.1.4. Sera Yerinin Topoğrafik ve Ekolojik Özellikleri
Sera kurulmak istenen yerin topoğrafik durumu, arazinin eğimi ve yönü , düz bir
alanda veya vadide bulunuşu gibi koşullar seranın tipini etkileyebilir; örneğin düz alanlarda,
blok seralar kolaylıkla yapılırken eğimli arazilerde oldukça zordur.
2.1.5. İşletmenin Mali Gücü
Sera yapımı, büyük masraf gerektirir; bu nedenle işletmenin mali gücü önemlidir.
İşletmeci mali gücü doğrultusunda, kuruluş maliyeti az fakat yıllık yapı gideri fazla olan
plastik seraları veya kuruluş maliyeti daha fazla olan cam seraları tercih eder.
2.1.6. İşletmenin Alet ve Ekipman Olanaklar
Seralardaki işçilik maliyet giderleri ,işletmenin alet ve ekipman olanaklarına bağlıdır.
İşçiliğin elle yapıldığı işletmelerde işçilik gideri yüksek, işçiliğin makine ile yapıldığı
işletmelerde ise işçilik maliyeti düşüktür.
2.1.7. Gelecekteki Değişiklik ve Gelişmeler
Seralar kurulurken ileride yetiştirilebilecek bitki türleri dikkate alınarak
planlanmalıdır; aksi takdirde ileriki dönemlerde problemler yaşanabilir. Örneğin, alçak boylu
bitki yetiştirmek için kurulan basık seralarda daha sonra uzun boylu bitkileri yetiştirmek
mümkün olmayabilir.
Sera işletmelerinde başlangıçta, tek bir sera yapılabilir; ancak ileride, üretim alanını
genişletme zorunluluğu doğabilir. Bu nedenle sera tipi seçilirken planlanması aşamasında
ilerideki büyüme ve gelişme olanakları göz önünde bulundurulmalıdır.
2.1.8. İşletme Sahibinin Beğenisi
Sera tipini belirlemede; işletme sahibinin genel kültürü, tarımsal bilgisi, estetik görüşü
ve gezip gördüğü yerlerdeki seralara ilişkin görgüsü etkilidir. Ülkemizdeki yetiştiriciler, sera
tiplerini gereksinimlerine göre değil genellikle yakın çevrede görüp beğendikleri sera
tiplerine göre belirler.
* Seranın Yapı Özellikleri
Seranın çatısının eğimine, çatı örtüsüne, ünitelerin bireysel veya blok şeklinde
oluşuna, iskelet malzemesinin çeşidine göre seralar, yapı özellikleri bakımından birbirinden
ayrılır.
Seracılık işletmesi için sera tipi seçilir, planlanır ve sera kurulurken şu genel ilkeler
gözönüne alınmalıdır;
a) Seralar, tarım işletmesi içindeki diğer yapılarla estetik bir görünüşte olmalıdır.
b) Sera, bitki yetişmesine, sağlığına ve verimine en uygun çevre koşullarını
sağlayabilmelidir.
c) Seralar için ayrılan alanın büyüklüğü ve yeri , işletmenin ilerde uygulamayı
planladığı seracılığa yeterli ve uygun olmalıdır.
d) Seranın bölümleri ve kısımları iş gücünün en verimli şekilde kullanılmasını
sağlıyabilmelidir.
e) Sera yapı malzemesinin sağlam, dayanıklı ve estetik bir görünüşü olmalıdır.
2.2. Seraların Sınıflandırılması
2.2.1. Büyüklüğüne Göre Sera Tipleri
Seranın büyüklüğü taban alanının genişliği ve uzunluğu ile tanımlanır. Bu iki boyutun
çarpımı, taban alanını verir. Büyüklük verilirken uzunluk ve genişliğin birbirine uyumlu
olması gerekir. Dar ve kısa olan seralarda, dar ve kısa boyutlara paralel bitki sıraları
kullanılır. Burada yetiştirilen bitkiler, kritik çevre koşullarının olumsuz etkilerinden zarar
görür. Aynı büyüklükte taban alanına sahip, fazla sayıda kısa seralar yerine, uygun boyutlara
sahip bir sera planlanması yapılırsa bitki yetiştirilmesi için ekolojik koşullar daha kolay
yaratılabilir. İlk yapı maliyeti ve yıllık ısıtma giderlerinden de tasarruf sağlanmış olur.
Seralar büyüklüklerine göre büyük, orta ve küçük seralar olarak ayrılır. Büyük seralar,
bireysel veya blok seralar olabilir. Bunlar, taban alanları 1000 m2 den daha fazla ve boyu 50-
100 m arasında olan ve yetiştiricilikte kullanılan seralardır.
2.2.2. Kuruluş Şekillerine Göre Sera Tipleri
Seralar kuruluş biçimlerine göre bireysel ( tek çatılı ), blok ve bitişik seralar olmak
üzere üçe ayrılır.
Bitişik seralar, bir duvara veya binaya dayalı olarak kurulur. Bu seraların bir veya
birkaç yüzeyi duvarla kaplı olursa da, çatının eğimi güneye bakar ve şeffaf bir malzeme ile
kaplanır.
Blok seralar, birkaç bireysel seranın birleşmesiyle oluşur. Bireysel seraların birleşme
yerlerinde duvarlar olmazsa, çatı ağırlığını taşıması için dikmeler bulunur. Bireysel seralar
birleştirilirken yan duvarlar kaldırılmışsa bunlara “ bölmesiz blok seralar”, yan duvarlar
kaldırılmamışsa bu seralara “ bölmeli blok seralar” adı verilir.
2.2.3. Yapı İskeletine Göre Sera Tipleri
Yapı iskeletini oluşturan önemli yapı elemanlarından biri kiriş, diğeri de çatı taşıyıcı
kolondur.Bu asal elemanlardan oluşan seralar, çatı biçimlerine göre planlanır. Çift eğimli
çatıya sahip seralar, çatıyı taşıyıcı kolona ( mesnet ) göre sınıflandırılır. Böylece bu tip
seralar; iki mesnetli, üç mesnetli, beş mesnetli, çok mesnetli olabilir.
İki mesnetli çift eğimli seralarda çatı kirişi yalnız iki ucundan iki kolonla
taşındığından, sera içinde işçilik rahatlıkla yapılabilir. Sera içi istenildiği gibi düzenlenebilir.
Çatı kirişi ikiden fazla kolonla taşınan seralarda ise kolonlar fazlalaştıkça ve kolon aralıkları
daraldıkça sera alanında işçilik zorlaşır.
Birçok ülkede seralar iskelet durumuna göre farklılık gösterir. Örneğin Hollanda’da
geliştirilen Venlo tipi, en hafif yapı tarzına sahip sistem olarak bilinmektedir. Bu seralarda
sera havalandırması belirli aralıklarla cam büyüklüğündeki pencerelerin açılması ile yapılır.
Rüzgarı az olan karasal iklime sahip bölgelerde bireysel açılma ile yapılan havalandırma
yeterli olmamaktadır. Bu yüzden bu sistem şartlara uygun olarak değiştirilerek kullanılabilir.
İskelet malzemesinin cinsine göre seralar değişik çeşitlere ayrılır. Bunlar; ahşap
iskeletli seralar, demir iskeletli seralar, beton iskeletli seralar, alimünyum iskeletli seralar,
suni elyaf iskeletli seralar ve hava şişirmeli seralardır.
2.2.4. Sıcaklıklarına Göre Seralar
Sera içi sıcaklığına göre seralar; sıcak, ılık ve soğuk olarak üç çeşittir.
Sıcak seraların ortalama iç sıcaklığı 20-24 oC arasında bulunur. Sıcaklık 18 oC nin
altına düşmez. Bu seralarda sıcaktan hoşlanan bitkiler yetiştirilir.
Ilık seralarda , sıcaklık 10-20 oC arasındadır.
Soğuk seralarda herhangi bir ısıtma yapılmaz, genellikle sera sıcaklığı 0-10 oC
arasındadır; bu nedenle, bu tip seralar ancak iklimi uygun olan ılıman bölgelerde yetiştirme
amacıyla kullanılabilir.
2.2.5. Çatı iskeletine Göre Sera Tipleri
Seralar; çatıları basit, beşik ve yuvarlak çatılı olabilir. Basit çatılı seralar, tek yüzeyli
ve seranın bir duvara dayanması ile olur. Bu seraların kuzey tarafı duvar olarak yapılmalıdır.
Beşik çatılı seralarda, iki çatı yüzeyi bulunur. Bu tip seralar, doğu-batı doğrultusunda
kurulmalıdır; böylece seralar daha fazla ışık alabilir.
Blok seralarda, beşik çatıların birleşmesiyle M tipi çatı şekli ortaya çıkar.
Yuvarlak çatılı seralar, güneş ışığından en fazla yaralanabilen çatı tipine sahip
seralardır. Bunlar, örtü malzemesi plastik olan ve ucuza mal olan seralardır. Yuvarlak çatılı
seralar, bireysel olabildiği gibi blok biçimde de inşaa edilebilir.
2.2.6. Yararlanma Şekillerine Göre Seralar
Yararlanma şekillerine göre seralar; yetiştirme, koruma-sergileme, üretme ve
araştırma seraları olarak dört kısma ayrılır..
Yetiştirme seralarında , sera içindeki toprak doğrudan yetiştiricilikte kullanılır.
Koruma ve sergileme seraları, satılacak saksı çiçekleri ile o bölgede yetişmeyen bitkilerin
tanıtılması ve gösterilmesinde kullanılır.
Üretme seralarında; tohum, fide ve çelik üretimi yapılır.
Araştırma seralarında, birçok araştırmanın yapılabilmesi için hemen bütün olanaklar
vardır
2.2.7. Örtü Malzemesine Göre Seralar
Örtü malzemesi yönünden seralar; cam, plastik, suni elyaf ve plexicam seralar olarak
sınıflandırılır.
Camlar kalınlıklarına ve tel içermelerine göre sınıflara ayrılır. Camların ışık
geçirgenliği ve dayanıklılığı fazladır; ancak camlar pahalıdır.
Plastik örtülü seralar gittikçe yaygınlaşmaktadır. En çok kullanılan plastikler PE
(polietilen) ve PVC (polivinilklorit)’dir. Plastikler dış etkilerden çabuk yıpranır ve yırtılır.
Ömürleri 6 ay ile 1-2 yıl arasında değişir.
Ülkemiz dışında, suni elyaf malzeme kullanımı artmaktadır. Bunlar sert ve tabakalar
şeklindedir. Tabakaların dayanımını arttırmak için şekilleri dalgalandırılır.
PVC levhalardan sertleştirilmiş olanları, şeffaf örtü malzemesi olarak kullanılır.
Plexicam olarak satılan tek ve çift katlı akrilcamlar dayanım yönünden cama göre
daha iyidir. Kullanmada da kesilip delinme, yontulma ve yapıştırılma gibi üstünlükleri
vardır.
2.2.8. İskelet Malzemesine Göre Seralar
Seralarda eskiden beri iskelet malzemesi olarak ahşap kullanılmaktadır; ancak çabuk
çürümesi nedeniyle yerini diğer malzemelere bırakmıştır.
Demir iskelet malzemeleri dayanaklıdır; ancak dayanıklılığının artırılması için düzenli
olarak macunlanması ve boyanması gerekmektedir.
Beton, iskelet malzemesinden çok sera temel ve sömellerinde kullanılır; ayrıca diğer
iskelet malzemeleriyle birlikte kullanılabilir.
Son yıllarda, hafif ve dış hava koşullarından pek etkilenmeyen alüminyum, iskelet
malzemesi olarak kullanılmaya başlanmıştır fakat oldukça pahalıdır. Bir de hava ile şişirme
seralar vardır ancak dış etkenlerden çok çabuk etkilendikleri için pratikte fazla kullanılmaz.
2.2.9. Taşınabilirlik Durumuna Göre Seralar
Seraları hareketlilik yönünden sabit, hareketli ve portatif olarak sınıflara ayırmak
mümkündür.
Sabit seralar, bir temel üzerine oturtulmuştur ve seraların büyük kısmı bu sınıfa girer.
Sabit seralarda toprak yorgunluğu, hareketli seraları ortaya çıkarmıştır. Hareketli seraların
iskeleti temel üzerinde sağa veya sola, ileri veya geriye hareket edebilir; böylece sıcak
havalarda sera ,bitkiler üzerinden çekilerek , normal tarla yetiştiriciliğine dönülebilir.
Hareketli seraların bu yararlarına karşılık, az kullanılmasının nedeni, sabit seralara
göre % 25 daha pahalı olmasıdır. Son yıllarda serayı olduğu gibi hareket ettirme yerine,
söküp tekrar takma yönüne gidilerek portatif seralar yapılmıştır.
2.3. Sera Yapı Malzemeleri
Sera yapı malzemeleri; temel, iskelet ve çatı elemanları olarak sınıflara ayrılabilir. Bu
elemanların planlanmasında ve seçiminde; bölgenin iklim durumu, serada yetiştirilmek
istenen bitki türü, seracılık işletmesinin büyüklüğü ve işletme tipi göz önüne alınmalıdır.
Ayrıca seranın yapım malzemesi seçilirken şunlara dikkat edilmelidir.
* Sera yapı malzemesi; ucuz, dayanıklı ve hafif olmalı
* Seri üretime uygun olmalı
* Enerji tasarrufunu sağlamalı
* Kuruluş ve tamiri kolay olmalı
*İklim koşullarından etkilenmemeli
* Sera içinde yeterli iklim ayarlaması yapılabilmeli
2.3.1. Temeller
Sera yapılarının iskelet ve örtü malzemesi ile diğer yüklerini taşıyan ve zemine ileten
yapılar olan temeller; serayı toprağa bağlar; seranın tüm yükünü toprağa aktarır; ayrıca sera
içindeki bitkileri, topraktan gelebilecek dış çevre koşullarından korumaktadır.
Temel kolonlar yardımıyla kendi üzerine gelen seranın tüm yükünü, zeminine çatlama,
ayrılma ve yarılma olmadan iletebilirse, özelikle cam seralarda, kırılmalar meydana gelmez.
Eğer temel, zemini üzerin de iletilen yükü emniyetle taşıyamazsa sera statik dengesinin
bozulması ile kapı ve pencerelerin açılıp kapanması zorlaşır. Bu nedenle sera içinde istenilen
iklim koşulları ayarlanamaz.
Cam seralarda, temel duvarı yapmak için , 70 cm genişlikte ve 80-100 cm derinlikte
sera çevresi boyunca temel çukuru kazılır. Eğer zeminin emniyeti yeterli değilse alt kısmına
betonarme sömel yapılır.
Temel duvarlar, toprak altı ve toprak üstü olmak üzere iki kısma ayrılır. Toprak altı
temel duvarları, daha ağır olan cam ve suni elyaf seralarda çok önemlidir. Toprak altı temel
duvarları 40-60 cm. kalınlıkta, 30-40cm. yükseklikte kalıplar içerisine demirli beton dökmek
suretiyle inşa edilir. Bu temel üzerine toprak zemine kadar 20-30 cm kalınlıkta daha ince
demirli beton dökülür veya 40-50 cm kalınlığında taş duvar örülür.
Plastik örtülü ahşap seraların temel duvarları, fazla yük taşımadıkları için , tuğla,
beton briket, beton veya taş ile yapılır. Plastik seralarda dikmelerin altına dörtgen veya
yuvarlak kesitli beton tabakalar dökülür.Seralarda temel duvarının görevi, sera iskeletini
oluşturan yapı elemanlarını, temele bağlamaktır. Aynı zamanda rüzgarın emici etkisinden
oluşan serayı devirmeye ve yerinden sökmeye yönelik kuvvetlere ağırlığıyla karşı koyar.
Toprak üstü sera duvarları, daha çok seranın örtü malzemesini korumak, yağmur ve
kar sularına engel olmak amacı ile inşa edilir. Seranın toprak zemini üzerinde üretim
yapılıyorsa, gölgelemeyi önlemek amacıyla duvar alçak (20-30 cm), eğer serada saksı çiçeği
yetiştiriciliği için yükseltilmiş bank veya masa inşa edilecekse duvar yüksek (60-70 cm) inşa
edilir.
Seraların çevresinde yağışlarla oluşabilecek arazi yüzey ve durgun yüksek taban
suyunun drenajını sağlamak amacıyla, sera temel duvarları çevresinde bir drenaj sisteminin
yapılması gerekir. Özellikle blok seraların çevresinde yapılacak drenaj sistemi, temel
duvarlarından 100 cm uzaklıkta, 75-100 cm derinlikte açılan hendeklere döşenen borular ile
yapılır.
2.3.2. Sera İskeleti
Sera iskeleti temel duvarlardan sonra başlayan ve seranın ağırlığını , yükünü sera
temeline ileten yapı elemanlarıdır. İskelet kısmını; dikmeler , aşıklar, çatı makasları, kirişler,
damlalık ve oluklar ile örtü materyali oluşturur. İskelet kısmı; demir, galvenizli demir, çelik,
alüminyum ve ahşap materyal olabilir. Çeliğin paslanmaması için sık sık boyanması gerekir.
Alüminyum ise pahalıdır. Ahşap materyal son yıllarda yalnız plastik örtülü seralarda
kullanılır.
İskeleti oluşturan elemanların şu özellikleri olmalıdır:
* Sağlam, ucuz ve hafif
* Kolay kurulabilir
*Gölgelenmesi az
* Hava geçirgenliği (ısı kaybı) az
2.3.2.1. Kolonlar ( Dikmeler )
Kolonlar; çatı ağırlığı ile sera yüzeylerine gelen rüzgar ve kar yükünü çekerek sera
temeline ileten yapı elemanlarıdır.
Kolonların yapımında ahşap, çelik ve alüminyum malzemeler kullanılabilir.
Kolonların yapımında ahşap kullanılırsa kesiti, daire, dikdörtgen veya kare olabilir. Çelik
veya alüminyum kullanılırsa , kesit yüzeyi L,T,I,U şeklinde içi boş kare veya dikdörtgen
olabilir. Kolonların yapımında demirli betonlar, sera içinde gölgelenme yarattığından pek
fazla kullanılmaz.
Bireysel veya blok seralarda, beton ayaklar üzerinde aynı doğrultuda sıralanmış
kolonlar ve bu kolonların dış yüzeylerini birleştiren saydam örtü malzemesine gelen bütün
yükler, kolonlar tarafından çekilir. Bu nedenle kolonların sağlam olması gerekir.
Seranın yük taşıyıcı elemanı olan kolonlar, çatı kirişlerine gelen etkili yükleri
taşıdıkları için, çatı kirişleri ile eşit aralıklı olarak yerleştirilir. Kolon aralıkları özellikle çelik
iskeletli ve cam örtülü seralarda 2-4 m arasında değişmekle birlikte, bu aralığın 3 m
dolayında olması uygundur. Kolonları birbirine bağlayan çatı elemanları birbiriyle kaynak
yapılarak veya köşebentler yardımıyla vidalanarak birleştirilir.
Kolon yüksekliği, sera kirişi ile temel duvarı arasında kalan yüksekliktir. Bu yükseklik
, yörenin iklim koşulları ve yetiştirilecek bitkilere göre değişmektedir.
Kolonların olduğu, sera yan yüzeyleri boyunca, çeşitli şekillerde yerleştirilmiş
havalandırma pencereleri bulunur. Havalandırma pencereleri karşılıklı yan yüzeyleri
boyunca aynı büyüklük ve yükseklikte olmalıdır.
Blok seralarda, iki seranın birleşme yerindeki kolonların boyları, yağış sularını
uzaklaştıran oluklarda akıntıyı sağlamak için bir yöne doğru kısalmalıdır. Eğer sera içinde
yüzey sulama yöntemleri veya drenaj için bir yöne eğim verilmişse, yağış sularını
uzaklaştıracak olukların da bu eğime uydurulması gerekir.
2.3.2. Çatı Elemanları
Serayı üstten örten çatı elemanları, çatıyı oluşturan iskelet ve çatı örtü elemanları
olarak iki sınıf altında incelenebilir. Sera çatısı , çatıyı oluşturan elemanların kendi
ağırlıklarını çatıyı tamamen örten saydam örtü malzemesini, çatı örtüsüne etkili olan kar ve
rüzgar yükünü, tamir ve bakım için çatıya çıkan işçilerin ağırlığını ve çatıya asılan çeşitli
bitki ekiliş yerlerini taşıyabilecek durumda olmalıdır.
Sera çatısının iskeleti; mertek, aşık, ve çatı makasından oluşmaktadır.
2.3.2.1. Çatı Makası
Çatı makası, dikmeleri genişliğine birbirine bağlayan , çatı yükünü taşıyan ve çatıyı
meydana getiren elemanlardır. Sera genişliğine ve taşıyacağı yüke bağlı olarak değişik
şekillerde inşa edilir. Üçgen , kemer, parabol ve tek eğimli çatı şeklinde inşa edilir. Çatı
makası, genel olarak üçgenlerden oluşan bir kafes şeklindedir.
2.3.2.2. Aşıklar
Serada yükü taşıyan , dikmeleri ve çatı makaslarını birbirine bağlayan yapılara aşık
denir. Bağlantı kaynak veya köşebent demirleri ile vidalanmak suretiyle yapılır.
2.3.2.3. Mertekler veya Kirişler
Mertekler veya kirişler, örtü materyalinin tutturulmasını sağlar. Kirişler, aşıkların
üzerine oturtulur. Sayı ve kalınlıkları , örtü materyalinin ağırlığına, kar ve rüzgar basıncına
göre hesaplanır. Kiriş sayısı ve kalınlığı ne kadar az olursa , sera o kadar gölgelenmiş olur.
Cam seralarda kirişler 60-80 cm , plastik ve suni elyaf seralarda 80-100 cm aralıkla
yerleştirilir.
2.3.2.4. Rüzgarlıklar
Rüzgarlıklar, serada rüzgar gücüne karşı dayanıklılık sağlamak amacı ile çatı ve yan
duvarlarda, dikme ve çatı makasları yuvarlak veya L demirleri ile belli noktalardan çapraz
olarak birbirine bağlanır. Büyük seralarda kullanılır. Rüzgarlıkların sayısı, seranın boyuna
göre değişmektedir.
2.3.2.5. Damlalık ve Oluklar
Sera içinde yoğunlaşarak biriken su damlalarını toplamak amacı ile yapılan oluklara,
damlalık denir. Damlalıklar, çatı ile yan duvarların birleştiği kısma yapılır. Blok seralarda
eriyen kar ve yağmur sularının toplanıp akması için oluk yapılır. Sera boyu uzadıkça
olukların işlevi artar. Cam seralarda oluklar alüminyum levha veya galvenize sacdan U veya
V şeklinde yapılır. Oluğun büyük ve geniş olması gölgelemeyi arttırır. Plastik seralarda, iki
çatının kesiştiği orta yere çatı kirişleri üzerine 15-20 cm. genişlikte tahta çakılarak, üzerine
kalın plastik örtü geçirmek sureti ile oluk yapılır.
İyi inşa edilmemiş damlalık ve oluklar, yoğunlaşmış su, yağmur ve kar sularını sürekli
sera içine damlatır. Damlayan sular, bitkiye zarar verir. Sera içi ile dışındaki sıcaklık farkının
çok büyük olması, çatı iç yüzeyinde sürekli yoğunlaşmış suyun oluşmasına neden olur. Bu
su, sera içindeki sıcak havanın yükselerek çatı yüzeyine çarpması ve aniden soğuması ile
oluşur. Tepeden yeterli havalandırma olmadığı için yoğunlaşan su birikimi, ince plastik
seralarda daha çok olur.
2.3.3. Örtü Malzemesi
Sera örtülerinde kullanılan belli başlı örtü malzemeleri; yumuşak plastik, sert plastik
ve camdır. Örtü malzemeleri sera içi ekolojik koşulların yaratılmasında ana etkendir. Örtü
malzemesine gelen güneş ışınları yansıtılır, emilir ya da sera içine geçirilir. Örtü
malzemelerinde ışık geçirgenliği özelliği yanında dayanıklılık, ısı yalıtımı, örtme kolaylığı
ve ekonomik olma özellikleri de aranır.
Plastik ve sert plastik örtü materyalinin ısı ve ışık geçirgenlikleri, cama göre daha
düşüktür. Seracılıkta en fazla kullanılan plastik türü, yumuşak plastiklerdir. Özgül
ağırlıklarının az, aşınmaya ve korozyona dayanıklı , maliyetinin düşük , kaplanması kolay ve
az işçilik istemesi yaygın olarak kullanılmasının önemli nedenlerindendir. Plastikler, statik
elektrik yükü ile yüklü olduklarından havadaki tozları kendilerine çeker. Bu tozların
yıkanması zordur. Plastiklerin neden olduğu önemli sorunlarından biri, su buharının
yoğunlaşmasıdır. Su buharı, plastik üzerinden güçlükle kayar ve plastiğin ışık geçirgenliğini
azaltır. Kaymanın zor olması nedeniyle damlalar oluşur ve bitkiler üzerine damlar.
Damlacıkların kaymasını sağlamak için aşağıdaki önlemler alınabilir:
* Yoğunlaşmanın damla olarak değil film şeklinde oluştuğu plastiklerin yapımı
* Yüzeylere bazı maddeler püskürtülmesi
* Çatı eğiminin arttırılması
Plastik örtüler, bir iskelet sistemi üzerine yayıldığı gibi hava ile şişirilerek de herhangi
bir iskelete gerek kalmaksızın sera çevresini örtebilir. Suni elyaf PVC örtü malzemesi,
plastik örtü ile cam örtü arasında bir malzemedir. Bunlar, fiberglas ile çeşitli mika ve
polyesterlerdir.
Camın, ışık geçirgenliği yüksektir fakat ısı dalgalarını geçirme özelliği düşüktür. Bu
özelliklerinden dolayı sera içinde ısınma hızlı, soğuma ise yavaş olmaktadır. Yalnız birim
alan başına düşen ağırlığı diğer malzemelere göre fazladır ve daha pahalı iskelet malzemesi
gerektirir. Bünyesinde zamanla değişiklik olmadığından, tozlanma ve kirlenme de yıkanarak
kolaylıkla temizlenebildiğinden zamanla ışık geçirgenliğinde bir azalma oluşmaz ve uzun
süre kullanılabilir.
Cam örtü malzemesi, plastik örtü malzemesinden sonra en fazla uygulanan sera örtü
malzemesidir. Cam örtü malzemesi, metal iskelet malzemesine bağlıdır; çünkü hem cam
yükünün çekilebilmesi zordur, hem de cam seralar, uzun yıllar için yapıldığından ahşap
iskelet malzemesine uygun değildir.
Cam örtü malzemesinin yararlarını şöyle sıralayabiliriz:
*Cam örtü ile bitki yetiştirme ortamını sağlamak daha kolaydır.
* Cam, sebze üretiminin kalite ve yetiştirme zamanını düzeltmektedir.
* Cam örtü, üretim zamanını uzatmaktadır, böylece pazarda sürekli ürün mevcut
olmaktadır.
* Cam örtü, ürün çeşidine göre birim alandan elde edilen ürün miktarını
artırmaktadır.
*Cam örtü altında, toprakta hastalık vs. ile mücadele daha kolaydır.
* Cam örtü, çalışmada ekonomikliliği artırmaktadır.
Seralarda kullanılan camlar, standart boyutlara ve kalınlığa sahiptir. Kalınlıkları 2-5
mm arasında değişir. Yan duvarların örtülmesinde 2-3 mm kalınlıktaki camlar, çatının
örtülmesinde 3-5 mm’lik camlar kullanılır.
2.3.4. Kapılar
Kapılar, seraya giriş çıkışı sağlayan yapı elemanlarıdır. Seralarda kapılar genel olarak
sera alın duvarlarına yapılır. Kapılar, diğer sera örtü malzemesinde olduğu gibi saydam,
doğal ışığı iyi geçirgen örtü malzemesiyle kaplanır.
Kapılar, seralarda etkili bir çalışmayı sağlayacak biçimde düzenlenmelidir; o nedenle
her bölmede en az bir kapı bulunmalıdır. Kapılarda genişlik 90-180 cm, yükseklik 2m dir.
Makineli tarımın yapıldığı seralarda kapılar çift kanatlı veya sürgülü olarak 2.40 x 2.20 m
boyutlarında yapılmalıdır. Uzunluğu fazla olan seralarda içerdeki işçiliği artırmak amacıyla
kapılar çift taraflı yapılmalıdır. Kapılar çevresinden hava sızması önlenecek biçimde
yapılmalıdır.
2.3.5. Havalandırma Açıklıkları
Havalandırma açıklıkları, sera içinde ısı ve nem birikimini, yetiştirilen bitki için uygun
koşullarda tutmak amacıyla kullanılan, doğal havalandırma elemanlarıdır.
Havalandırma açıklıklarının en önemli işlevi seranın nemli ve sıcak havasının dışarı
atılmasıdır. Hava sıcaklığının yüksek olduğu zamanlarda havalandırma büyük önem taşır.
Sera içerisinde biriken fazla nem, bitkiler üzerinde olumsuz etki yapmakta ve güneş
ışınlarının girmesini engellemektedir. Sera içindeki nem birikmesi, iyi bir havalandırma ile
ortadan kaldırılır.
Havalandırma açıklıklarının diğer bir yararı da sera içerisindeki CO2 ve O2
miktarlarının ayarlanmasıdır. Seralarda havalandırma açıklıkları, çeşitli biçimde
düzenlenebilir. Havalandırma pencerelerinin çatı mahyasının iki tarafa yapılması
durumunda, iyi bir havalandırma sağlanmış olur. Pencereler ihtiyaca göre sera boyunca
sıralanır.
Çatı mahyasına yerleştirilen açıklıkların yetersiz olması durumunda, çatı üzerinde
pencereler yapılabilir. Doğal havalandırmaların yapıldığı açıklıkların toplam alanı, sera taban
alanının 1/6 -1/4’ü olmalı ve bu açıklıklar, çevre koşullarına uygun olarak gerektiğinde
ayarlanabilmelidir. Yan duvarlara yerleştirilen havalandırma pencereleri, seralarda istenen
sonuçları vermez; çünkü ısınan ve nemli hava sera çatısında birikmektedir. Bu havanın dışarı
atılışı yan pencerelerle güç olmaktadır.
2.4. Serayı Etkileyen Yükler
Sera işletmesini oluşturan yapıların planlanmasında en önemli özellik, yapı
elemanlarının üzerlerine gelebilecek yükleri, şekilleri bozulmadan çekebilmesidir. Ayrıca
kurulması kolay, gölgeleme oranı az, ısı iletimi düşük, hafif, dayanıklı ve ucuz olması
istenir. Yapıyı oluşturan elemanlar, etkili yükleri emniyetle taşıyabilecek en küçük kesit
alanında olmalıdır.
Sera yapı elemanlarına etkili yükleri şöyle sınıflandırabiliriz.
2.4.1. Sabit Yükler
Çatı elemanlarının ağırlıkları ile seraya asılı sistemlerin ağırlıkları, seradaki sabit
yükleri oluşturur.
Çatı elemanlarının ağırlıklarında; serayı kaplayan örtünün çatı , mertekler, aşıklar
ve kirişlerin, yatay düzlemin birim alanına verdikleri yükün bilinmesi gerekir. Sera plastik
örtüsü hafif olması nedeniyle, bu hesaplamalarda göz önüne alınmaz. Cam örtü
malzemesinin her m2 ve mm kalınlığının ağırlığı 2,5 -3 kg kadardır.
Seraya asılı sistemlerin ağırlığında; sera iskelet elemanları üzerine sabit olarak
bağlanacak ısıtma, sulama, sistemlerinin oluşturduğu yükler, seraların tüm servis ömrü
boyunca değişmeyeceği için ölü yük olarak kabul edilir.
2.4.2. Hareketli Yükler
Bu yüklerin içerisinde; rüzgar, kar, çatıya asılan bitkilerin ve sera çatısını tamir için
çıkan işçilerin ağırlıkları yanında depremin dinamik etkisi de göz önünde bulundurulmalıdır.
2.4.2.1. Rüzgar Yükü
Ülkemizde seracılık bölgesinde, sera planlanmasında göz önüne alınması gereken en
önemli yükler, rüzgar yükü ve çatı elemanlarının kendi ağırlık yüküdür. Seraların
planlanmasında önemli etmenlerden biri olan rüzgar, estiği yöne dik olan yüzeylerde basınç
diğer yüzeylerde ise emme kuvveti şeklinde etki yapmaktadır. Özellikle egemen rüzgarlara
açık dar vadi ve boğazlarla , deniz kıyılarında ,rüzgar kuvvetinin etkisi oldukça önemlidir.
Rüzgarlı günlerde, sera kapı ve pencerelerinin açık bulundurulması gerekir; çünkü, bu
açıklardan giren rüzgarın yarattığı emme kuvveti, seranın devrilmesine neden olabilir.
Rüzgarın emme etkisiyle yaptığı kaldırma kuvvetinin etkisi, özellikle plastik örtülü
seralarda, çatı örtüsünün ve çatı yapı elemanlarının daha hafif olması nedeniyle önemlidir.
Bu nedenle, çatı elemanları bağlantısının sağlam ve örtü malzemesinin balonlaşmasına engel
olmak için örtü, galvenizli tel veya ahşap çıtalarla desteklenmelidir. Gerekli durumlarda,
seranın dışından kuşaklar atılmalıdır.
2.4.2.2. Kar Yükü: Kar yağışı olmayan veya çok az olan yörelerde (Akdeniz ve Ege Bölgesi) ve sera çatı
eğiminin fazla olduğu işletmelerde kar yükü, hesaba katılmaz. Ayrıca ısıtılan seralarda erime
ve kışın rüzgar hızı yüksek olduğu yörelerde de karın savrulması nedeniyle kar yükü, yine
hesaplanmaz. Fakat ülkemizde seracılık işletmelerinin zamanla kar yağışlı bölgelere kayma
olasılığı nedeniyle, sera statik ve mukavemet hesaplarında kar yükünün göz önüne alınması
gerekir.
2.4.2.4. Sera Üzerinde Çalışan İşçilerin Ağırlığı
Seranın kurulması, bakımı ve onarımı sırasında işler, seranın çatısına çıkılmadan
yapılabiliyorsa canlı yük dikkate alınmaz.