KABAKGİL SEBZELERİ ( HIYAR, KARPUZ, KAVUN VE KABAK) Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Wednesday, 10 January 2007

KABAKGİL SEBZELERİ

( HIYAR, KARPUZ, KAVUN VE KABAK)

Bu dersimizde de en önemli 4 kabakgil sebzesini inceleyeceğiz.

Sofralık ve turşuluk hıyar ile farklı tipteki kabakların yetiştirilme tekniklerini öğreneceğiz.

Sıcak yaz aylarının vazgeçilmez sebzelerinden olan karpuz ve kavun hakkında çok yararlı bilgiler edineceğiz.

Bal arıların yardım isteyeceğiz. Arılar bize bol hıyar, karpuz,  kavun ve kabak verecek,  biz  ise onlara bal vereceğiz

Nasıl mı? Şöyle...

HIYAR

Hıyar, bitki imparatorluğunda 90 cins ve 750 türle önemli bir yeri olan, kabakgiller familyasının ünlü bir üyesidir. Taze olarak tüketildiği gibi, turşu yapılarak besin sanayiinde, değişik şekillerde işlenerek kozmetik sanayiinde kullanılır.

HER  YÖREMİZDE  YETİŞİR

Ülkemizde hıyar yetiştiriciliğinin tarihi çok eskidir. Türkiye'nin toplam sebze üretimi içinde hıyar 800.000 ton üretim miktarı ile %5'lik bir yer kaplar. Ülkemizin hemen her yöresinde üretimi yapılmakla birlikte toplam üretimin %44'ü Akdeniz bölgesinden elde edilir. Bu bölgeyi sırasıyla %11 payla Ege, %9,8 payla Marmara, %9 payla Orta kuzey bölgesi izler.

TURŞULUK VE SOFRALIK HIYAR

Hıyar kullanım yerine göre "turşuluk" ve "sofralık" olmak üzere iki gruba ayrılır. Bunların meyve şekilleri birbirinden çok farklıdır. Genel olarak "sofralık" hıyarlar büyük meyveli, "turşuluk" hıyarlar küçük meyvelidir.

FARKLI ÇİÇEK YAPISI VARDIR!

Hıyar çiçek yapısı en zengin türlerden biridir. Ülkemizde daha önceki yıllarda kullanılan çeşitler monoik, yani erkek ve dişi çiçekleri aynı bitki üzerinde fakat ayrı ayrı yerlerde meydana getiren çeşitlerdir. Ortalama olarak 7 erkek çiçeğe 1 dişi çiçek verirler. Oysa yeni çeşitlerde bu oran tersine dönmüştür. Hatta bazı çeşitlerde bir bitki üzerinde sadece dişi çiçek bulunur. Her iki grupta meydana gelen dişi çiçeklerin, ticari değeri olan meyveye dönüşmesi için tozlanması, döllenmesi gerekir.

Şekil 1. Hıyar bitkisi ve meyvelerinin görünümü.

DÖLLENMEYE  GEREK  OLMAYABİLİR

Bu  çeşitlerden  başka  döllenme  olmadan  meyve  veren "partenokarp" çeşitler de vardır. Bunlar diğer çeşitlerin aksine şayet döllenirlerse pazar kalitesi düşük meyveler verirler.

HIYAR NASIL TOPRAK İSTER?

Hıyar drenajı iyi, kumlu-tınlı veya tınlı-kumlu-organik maddesi zengin toprakları tercih eder. Bu toprakları pratik bir yaklaşımla, yağmurdan sonra su biriktirmeyen ve kaymak tutmayan topraklar olarak tanımlayabiliriz. Erkenci üretim için hafif toprakları tercih etmek gerekir. Hıyar asit topraklardan hoşlanmaz. Bu topraklarda kireçleme yapmak gerekir. Fakat kireç uygulamasını bir seferde değil devre devre  yapmak,  toprak  mikroorganizmalarına  zarar  vermemek açısından, tercih edilmelidir.

TOPRAK TAHLİLİNE GÖRE GÜBRE

Temel gübreleme toprak analizlerine bağımlı olarak dikimden önce yapılmalıdır. Bu gübrelemede çeşide ve bitki sıklığına da dikkat etmek gerekir. Tüm bu faktörler hesaba katılarak dekara 20-60 kg trlple süper  fosfat 10-50 kg potasyum  sülfat ve 25-30 kg amonyum sülfat verilmelidir. Gübreler serpme olarak verilirse bu miktarlar biraz arttırılmalıdır.

YETİŞTİRİCİLİĞİNE  GELİNCE!

Ülkemizde hıyar yetiştiriciliği hem örtülü alanlar da, hem tarlada, değişik programlar uygulanarak hemen hemen yıl boyu yapılabilir. Örtülü alanlara veya tarlaya direk tohum ekimi yapılabileceği gibi vegetasyon sezonu kısa olan yerlerde, erkenciliğin amaçlandığı bölgelerde, bazen hastalık yaratmaya uygun sezonlardan kaçmak için, önce fide yetiştirilir ve sonra dikim yapılabilir.

BİR DEKARA KAÇ FİDE?

Dekara fide sayısı kullanılan çeşidin özelliğine, üretimin hedefine göre  değişir.  Genelde  sofralık  hıyarlarda  dekara  2000-2500, turşuluklarda 5000-7000 fide önerilir. Bu miktarlara ve ekim-dikim şekline bağlı olarakta 300-1000 g tohum gerekir. Fakat özellikle turşuluk hıyar üretiminde sadece 1-2 hasadın hedeflendiği daha sık dikimlerde bu miktar artar.

ÖNCE PLANLAMA YAPALIM!

Ekim-dikim sırasında dikkat edilecek en önemli konu, aynı tarlada yeterli sayıda ana ve baba bitkilerin bulunmasını temin edecek bir planlamanın yapılmasıdır. Bunun için baba bitkiler ya 5-7 bitkide bir veya 4-5 sırada bir baba sıra, olmak üzere dikilirler. En iyisi son öneridir.

TARLAYA  ERKEN  EKİM-DİKİM  YAPMAYIN

Hıyar soğuklara hassas bir bitkidir. Fideler tarlaya don tehlikesi kalktıktan sonra çıkarılmalıdır. Tohum ekimleri ise, toprak sıcaklığı 18 dereceyi bulduktan sonra yapılmalıdır. Aksi taktirde tohumlar çürür veya zararlılar ve böcekler tarafından yenir.

SEYRELTME  YAPILIR

Tohumların çimlenmesinden sonra bitki 2-3 gerçek yaprağa ulaşınca seyreltme yapılır. Seyreltme sırasında bitkiler, kalan bitki köklerini zedelemeyecek şeklinde, çekilerek değil, kırılarak veya kesilerek ayrılmalıdır. İdeal olarak her ocakta 1 bitki bırakılır. Fakat üretim hedefine ve bitki büyüklüğüne göre 2 bitki de bırakılabilir.

DİKKAT! TELLİ BÖCEK

Genç safhada bitkilerin en büyük düşmanı kavun telli böceğidir. Bitkilerin büyüme noktalarını keserek; yaprakları dantel gibi kemirerek zararlı olur. Daha sonra havalar ısındıkça yaprak bitleri, kırmızı örümcekler dikkat edilmesi gereken zararlılardır.

HIYAR SUYU ÇOK SEVER

Toprak tipine,ve bitki büyüklüğüne bağlı olarak haftada 1-2 kez sulama yapılır. Kaba yapılı topraklar daha sık su isterler. Sulamaları mümkünse gece yapmak, bazı hastalıklara mani olacağı gibi, su kaynaklarının etkin kullanımına da katkıda bulunur. Hızlı ve taşkın bir sulamadan  ziyade;  yavaş  sindire  sindire  sulama  yapılması, hastalıkların yayılmasına da mani olur.

TEPE  GÜBRELEMESİ

Bitkilerin kol atma ve meyve bağlama zamanında azot ihtiyacı artar.  Bunun  için  belirtilen  zamanda  tekrar  azotla  "tepe gübrelemesi" yapılır. Bunu 15 gün âra ile 2 kez tekrarlamakta fayda vardır. Her seferinde dekara 8-10 kg'dan fazla amonyum sülfat veya nitrat verilmez. Fazla gübre yarar yerine zarar verebilir.

MEYVE TUTUMUNA YARDIMCI OLALIM

Tüm bakım işlerinin mükemmelliğine rağmen, eğer çiçeklerin tozlanması ve döllenmesi için gerekli önlemler alınmazsa, partenokarp çeşitlerin haricindeki çeşitlerden meyve alınamaz. Gynoik (Dişi) çeşitler için ve sık dikim yapılan sahalar için tozlamayı sağlayacak böcekler gereklidir. Bu iş için ülkemizde en uygun ajan bal arılarıdır. Tarlaya yerleştirilecek kovan sayısı, bitki sıklığına, çeşide bağlıdır. Dişi varyeteler ve sık dikim için çok kovan gereklidir.

5 DEKARA 2 ARI KOVANI

Genelde 5 dekar arazi için 1-2 kovan yeterlidir. Arıların hıyar tarlalarında aktif olabilmesi için etrafta daha cazip çiçekleri olan bitkilerin bulunmaması ve hıyarlarda yeteri kadar çiçeklenmenin olması gerekir. En iyisi kovanların çiçeklenme başlangıcından 5 gün sonra tarlaya yerleştirilmesidir.

DİKKAT! İLAÇ ILE ARILARI ÖLDÜRME

Bu arada dikkat edilmesi gereken diğer bir faktör, sulama ve ilaçlama  programlarının  arıları  rahatsız  etmeyecek  şekilde ayarlanmasıdır.

PARTENOKARP ÇEŞİTLER  ARI  İSTEME

Şayet kullanılan çeşit Partenokarp ise tarlanın, tam tersine, böceklerden  korunması ve arı  kovanlarının mümkün olduğunca tarladan uzak tutulması gerekir. Aksi taktirde tozlama ve döllenme sonucu, bu çeşitlerde oluşan ürünün pazarlama kalitesi çok düşük olur.

HASAT  GECİKMESİN

Meyveler çeşide has iriliğe ulaşır ulaşmaz hasat edilmelidir. Olgun meyvelerin bitki üzerinde kalması verimi düşürür. Turşuluk hıyarlar kalitelerine göre boylanır.

KISA SÜRELİ  DEPOLONABİLİR

Sofralık hıyarlar %85-95 nem de, 7-10°C'de plastik torbalar içinde 1 hafta depolanabilir. Turşuluk hıyarlar hasat edilir edilmez çok soğuk su ile hemen soğutulduktan sonra 2 gün süre ile yine aynı sıcaklıkta saklanabilir.

Depolama sırasında aynı ortamda olgun elma, armut v.s. gibi etilen veren ürünlerin bulunması, hıyarların sararmasına neden olduğu için istenmez.

SERİNILETİCİ YAZ SEBZESİ "KARPUZ"

Karpuz, serinletici, sulu ve tazeleyici tadı ile sıcak yaz günlerinin vazgeçilmez  sebzesidir.  Taze  olarak  tüketilmesinin  yanında, yurdumuzda, özellikle Akdeniz bölgesinde kabukları da değişik tatlılar ve  reçeller yapılarak  değerlendirilir.  Çekirdekleri  önemli  ihraç kalemlerimizden birini oluşturur.

ÜLKEMİZDE "KARPUZ"

Ülkemizde toplam sebze üretiminin %21'i karpuzdur. Üretim miktarı 3.300.000 tondur. Toplam karpuz üretiminin de %28'i Akdeniz bölgesinden  elde  edilir.  Ege  %22  payla  ikinci  sırayı  alırken; Güneydoğu Anadolu ve Marmara Bölgesi %16 payla üçüncü sırayı ,paylaşır. Ticari bazda, sadece Doğu Karadeniz'deki bazı iller hariç tüm illerde az veya çok yetişir. Adana tek başına, yaklaşık tüm Ege bölgesi kadar üretime sahiptir. İzmir ise tüm Ege üretiminin %50'sini verir. Sırasıyla Diyarbakır, Edirne, Mardin, Antalya, Urfa, Tekirdağ, Bursa, İstanbul, Ankara, Balıkesir önemli karpuz üreticisi şehirlerdir.

ÜRETİME BAŞLAMADAN İYİ ÇEŞİT SEÇ

Karpuzda başarılı üretim "iyi çeşit" seçimi ile başlar. Bugün dünyada ticari üretimde kullanılan çok geniş bir çeşit serisi vardır. Uzun-yuvarlak-oval-silindirik şekilliler; değişik hastalıklara dayanıklı ve hassas olanlar; çekirdekli-çekirdeksiz olanlar; renklerine göre de sınıflandırılınca ortaya çok geniş bir karpuz kolleksiyonu çıkmaktadır. Bu çeşitlerin yetişme istekleri de farklıdır.

KARPUZ SICAĞI SEVER

Karpuz bir Afrika bitkisidir. En iyi, doğduğu yere uygun uzun-sıcak iklime sahip yerlerde yetişir. Bu nedenle mümkünse tarlanızın en fazla güneş gören ve en sıcak olan yerini karpuz tarımı için ayırmanız gerekir.

KUMLU TOPRAK VE ORGANİK GÜBRE

Karpuz en çok organik maddesi bol, kumlu, kumlu-tınlı toprakları sever. Özellikle organik maddesi bol olan kumlu nehir kıyıları en fazla tercih ettiği yerlerdir.

Diğer akrabalarına kıyasla hafif asit topraklara daha iyi dayanır. Fakat toprak alkaliye doğru ilerlerse bitkide gelişme zayıflar. Bu nedenle hiç değilse 3 senede bir toprak analizi yaptırıp toprağın besin içeriği ve durumu hakkında bilgi edinmek; bu analizlere bağlı olarak ekim-dikimden  önce önlem  almak, gerekirse  kireçleme yapmak lazımdır.

ÖNCE TARLAYI  HAZIRLAYALIM

Yetiştirmede tarlaya direk tohum ekimi yaygın bir yöntemdir. Ekimden önce eğer yağışsız bir mevsim yaşandı ise, hem tarlayı suya doyurarak daha iyi işlemek; hem de bitkinin gelişmesi için gerekli suyu temin etmek amacıyla tarla tavalara bölünerek iyice sulanmalıdır. Karpuz derin köklü bir bitkidir. Tüm kök derinliği ne kadar çok nem ve oksijen içerirse o kadar iyi gelişir. Bu nedenle toprağında tohum ekiminden önce derin ve güzel işlenmesi gerekir. Çok iyi hazırlanmış toprağa ekilen tohum, toprak sıcaklığı 20 derecenin altında değilse 4-5 günde çimlenir.

TOHUM  EKİMİ OCAKLARA YAPILIR

Ekim, daha sonra sulama yapılması planlanan tarlalarda, 2-2,5 x 0,8-1 m; sulama yapılmayacak tarlalarda ise 1 ,5 x 1 .5 m aralık-mesafe ile yapılmalıdır. Bir ocağa 4-5 tohum atılır, fideler büyüyüp 2-3 gerçek yaprağa erişince tercihen ocaklarda 1 bitki kalacak şekilde seyreltme yapılır. Seyreltme ocakta kal~n diğer bitkilere zarar vermeyecek şekilde, çekilerek değil, kesilerek yapılmalıdır.

BİTKİ  BOĞAZLARI  DOLDURULUR

Seyreltmeden sonra fidelerde boğaz doldurması yapılır ve fideler arasında  kalan  yerler,  traktör  arkasına  bağlanan  kültivatörler yardımıyla işlenir. Kol atmadan önce ikinci ve gerekirse 3. kez boğaz doldurması ve traktörle işleme yapılır. Kol attıktan sonra bitkilerin arasına girilmez.

ERKENCILİK İÇİN NE YAPALIM?

Erkencilik için herkesin alabileceği basit tedbirler vardır.

1. Karıkları  Doğu-Batı doğrultusunda açalım.

Eğer mümkünse tarlada karıklar doğu-batı doğrultusunda hazırlanıp, ekim güneye yapılır. Bu avantaja sahip olmayan yerlerde ekim-dikim batı tarafa yapılır. Böylece bitki güçlü güneş ışınlarından daha fazla yararlanma şansına sahip olur.

2. Torbalı fide dikelim.

Bölgedeki  son donlardan  1-1,5 ay önce tohumlar fide torbalarına ekilir. Bir torbaya 3-4 tohum atılır ve bu torbalar ısı veren bir materyal üzerine oturtulur. Bunun için sıcak yastık veya elektrik enerjisi ile ısıtılan su kullanılabilir. Uygun ısıda tohumlar 4-5 günde çimlenir. Sonra fideler gündüz sıcaklığı 25; gece sıcaklığı 18 derece olan bir ortamda büyütülür.

Fidelerin pişkinleşmesi için arasıra sıcaklıkların düşürülmesi ve suyun kesilmesi gerekir. Fideler son donlar geçtikten sonra tarlaya çıkarılır.

3. Toprak üzerini plastik ile kaplayalım.

Toprağın plastikle kaplanması, toprak ısısını arttırarak kök gelişmesini hızlandırır. Bu amaçla siyah ve saydam plastik kullanılabilir. Her ikisinin de avantaj ve dezavantajları vardır.

4. Alçak plastik tünel yapalım.

Alçak tüneller plastik kullanımının diğer şeklidir. Toprak üzerinin direk örtülmesine kıyasla bitkileri daha uzun süre muhafaza eder. Bunların da avantaj ve dezavantajları vardır. Son donlardan sonra tarladan kaldırılır.

 

 

 Şekil 2. Alçak plastik tünel altında karpuz üretimi.

YİNE ARI KOVANI

Karpuzların  meyve  tutması  için,  açan  çiçeklerin  mutlaka döllenmesi gerekir. Bu işlem böcekler ve özellikle balarıları vasıtasıyla gerçekleşir. Bu nedenle çiçek açtıktan sonra tarlaya arı kovanı yerleştirilmelidir. 5 dekar alan için 1-2 sağlıklı kovan yeterli olur. Kovan tercihen tarlanın ortasına bir gölgelik altına yerleştirilmelidir.

SUYU  NASIL  VERELİM?

Karpuz toprağın  su  kapasitesinin  uygun  olduğu  yerlerde sulanmadan da yetiştirilebilir. Fakat özellikle kol atma ile meyve tutumu safhasında suya ihtiyacı artar. Bu dönemde su belirli aralıklarla verilmelidir.

- Düzensiz sulamalar çiçek burnu çürüklüğünü arttırır.

- Kalsiyum eksikliği olan topraklarda su ile birlikte amonyum sülfat verilmez. Bu çiçek burnu çürüklüğünü arttırır.

SULAMAYI DENGELİ YAP!

Çiçek burnu çürüklüğünün topraktaki düşük kireç seviyesi ve düşük toprak nemi ile de ilişkisi vardır. Ayrıca bazı çeşitler diğerlerine göre daha hassastır. Sulamada önemli olan suyu çok aşırı vermemek ve toprağı çok yaş veya bir çok kuru şartlarda bırakmamaktır. 

KARPUZ KOLLARINI ISLATMA!

Eğer  karpuz  mutlaka  sulanarak yetiştirilecekse  kol  atma devresinde ilk kollar 40-50 cm uzunluğa eriştiği zaman kolların masuralar üzerinde toplanacak şekilde ve yaprak ayaları üste bakacak tarzda toplanması gerekir. Bu işlem zaman zaman tekrarlanır. Bu işlem bitkinin sulama kanallarından uzakta gelişmesine katkıda bulunduğu gibi, meyvelerin yoğunluğu artan bir yaprak aksamı altında büyümesini temin ederek güneş yanıklarına mani olur.

İLK SUYU GEÇ VER

Çok yağışsız devrelerde toprağı sürüme hazırlamak için yapılan "tav" sulaması ve gerekirse fide dikiminden sonra verilen "can suyu" hariç, bitkilerin dikiminden sonraki ilk sulamayı mümkün olduğunca geç yapmak güçlü bir kök gelişimini teşvik eder. Bitkinin gelişmesinde bir duraklama yoksa sulama yapmaya gerek yoktur. Gereksiz yere sulama köklerin yüzeysel gelişimini teşvik eder. Yüzeysel köklü bitkiler özellikle  sıcak  havalarda  ve  meyve  tutumu  sırasında  süratle zayıflayarak bozulur ve bazen de aniden çöker.

TAŞKIN SU VERME

Bitkinin genç devresinde sık ve taşkın sulama yarar yerine zarar verir. Hele bitkinin büyüdüğü toprak yeterince hafif bünyeli değilse gelişmede  duraklama ve  yapraklarda sarı-yeşil  renk teşekkülü gözlenir. Bunun gibi meyvelerin iyice büyüdüğü devrelerde de taşkın sulamalar çürümelere yol açar.

GÜBREYİ ANALİZE GÖRE VER!

Karpuz drenajı iyi toprakların sebzesidir. Kök sistemi güçlü olduğundan  iyi  gelişirse  toprağın  derinliklerindeki  besin maddelerinden faydalanma kapasitesi yüksektir. Bu nedenle eğer çok fakir bir toprak üzerinde değilse, çok fazla gübreye gereksinim duymaz. Yine de toprağın fiziki özelliklerini düzeltmek amacıyla dekara  2-3 ton hesabı ile yanmış çiftlik gübresi verilmesi üretimde kaliteyi destekler.

KARPUZ AZOTLU GÜBREYİ SEVMEZ

Eğer toprak analizleri sonunda eksiklik saptanırsa gübreleme yapılmalıdır. Topraktaki besin maddelerinin yeterli olduğu tarlalarda tepe gübreleme olarak azot vermeye de gerek yoktur. Zira yapılan araştırmalar karpuzun azot gübresini en az seven kabakgil olduğunu göstermiştir.

HASAT ZAMANINI İYİ SEÇ

            Karpuz hasattan sonra olgunlaşmanın devam etmediği ender bitkilerden biridir. Bu nedenle hasat zamanının tam olarak tayini çok büyük önem taşır. En kaliteli karpuzlar, olgunlaşma zamanı tam olarak tahmin edilerek hasat edilen karpuzlardır. Erken hasat edilenlerde. meyve eti rengini tam olarak almaz; tad ekşimsi olur. Geç hasat edilenler de ise yine tad azalır, meyve eti liflenir ve yumuşar.

OLGUN KARPUZU NASIL TANIYALIM

Son derece hassas bir konu olmasına karşın, hasat zamanının tayini konusunda kesin prensipler yoktur. Bir çeşide uygulanan yöntemler, diğeri için bazen uygulanmayabilir.

Buna rağmen yine de bazı ipuçları verilebilir:

1. Meyve üzerine parmakla vurulur. Dolgun, boğuk ve metalik olmayan bir ses karpuzun olgunlaştığının işaretidir.

2. Olgun karpuzda, karpuzun toprakla temas ettiği kısımda bulunan beyaz leke, açık sarıya döner.

 

3. Halk arasında "bıyık ve kulak" adıyla anılan ve meyve sapının 1-2 cm uzağında bulunan sülük ve küçük bir yaprak eğer kurumuşsa, karpuzlar genellikle olgunlaşmıştır.

4. Olgun karpuzda meyve kabuğu tırnakla kolaylıkla çizilir.

5. Meyve renginin hafif değişimi de bir işaret olabilir. Ama genelde, gecikmiş hasatlara neden olabileceği için pek öğütlenmez.

6. Aynı şekilde, karpuzu hafif bastırınca işitilen bir kütürdeme olgunluk işareti olduğu halde bazı istenmeyen sonuçlara sebep olabildiği  için,  hasat işareti  olarak kullanılması öğütlenmez.

En iyi sonuçlar bu usulleri bir arada kullanılması ile alınır. En çok ilk üç usulün kullanılması tavsiye edilir.

KALİTELİ ÜRÜN  İÇİN

- Karpuz mutlaka sabah erken saatlerde hasat edilmeli ve meyve bitkiden kıvrılarak değil; 4-5 cm uzunluğunda sap bırakıldıktan sonra, kesilerek hasat edilmelidir.

- Günün sıcak saatlerinde hasat edilen karpuzlar çabuk yumuşar, uzun süre saklanamazlar.

- Karpuzlar oda sıcaklıklarında yaklaşık 1 hafta; 7,5-10 derece sıcaklıklarda ve %80-90 oransal nemde 2-3 hafta saklanabilir.

KAVUN

1.950.000 ton üretim miktarı ile kavun Türkiye sebze üretimi içinde %12.62'lik bir paya sahiptir.

ILIK İKLİMİ SEVER

Ülkemizin çok soğuk bölgeleri hariç hemen her yöresinde yetişmektedir.  Ilık iklim  bitkisi olan  kavunun, tohum ekiminden hasadına kadar 80-120 gün geçer. Bu süre içinde soğuk ve dondan çok zarar görür. İklim ve toprak istekleri yönünden çok seçici bir bitkidir.

FARKLI ÇİÇEK TİPLERİNE SAHİP

Kavun bitkisi üzerinde erkek, dişi ve hem dişi hem erkek çiçek özelliğinde erselik çiçekler bulunur.  Erkek çiçekler ana gövde üzerinde yaprak koltuklarında, dişi ve erselik çiçekler ise yan kollardaki yaprak koltuklarında bulunurlar. Erselik ve dişi çiçekler taç ve çanak yapraklarının altında minyatür bir meyveciğin bulunmasıyla tanınırlar. Döllenme olayından sonra bu meyvecik büyüyerek gerçek meyveye dönüşür.

KAVUN  BİTKİSINİ TANIYALIM

Tek yıllık bir bitki olan kavun, tüylü bir gövdeye, sarılıcı kollara, 5 loblu el ayası şeklinde yapraklara ve 3-5 adet ana sürgüne sahiptir. Bu sürgünler çiçek ve meyvelerin oluştuğu yan kollar verirler. Kısa ve kalın bir kazık köke sahiptir. Yan kökler ise toprak yüzeyine yakın olarak gelişmektedirler. Yan köklerin derinliği en fazla 45 cm'yi bulduğu halde, kazık kök 90 cm'ye kadar iner.

KAVUN DA ARI KOVANI İSTER

Erselik veya dişi çiçeklerde döllenme olayının gerçekleşmesi için çiçek tozlarının dişicik tepesine taşınması gerekir. Kavunun çiçek tozları ağır, yapışkan ve ince bir zarla örtülüdür. Bu nedenle çiçek tozları rüzgarla taşınmaz, bir taşıyıcıya ihtiyaç gösterirler.

ARI %30 VERİM ARTIRIR

Kavun çiçeklerinin döllenmesi  için  en  uygun  böcekler bal arılarıdır.  Kınkanatlı  böcekler,  yaban  arıları  ve  yaprak ~ bitleri döllenmede etkili değildirler. Kavun yetiştiriciliğinden olumlu sonuç almak isteniyorsa kovan kullanımı gözardı edilmemelidir. 2 dekar kavun yetiştiriciliği için konacak 1 kovan arı verimde %30 oranında bir artış sağlamaktadır.

KAVUN DA YAZ SEBZESİDİR

Kavun ılık ve sıcak iklim bitkisidir. Bu nedenle diğer yazlık sebzelerde olduğu gibi ilkbaharda soğuk tehlikesi kalktıktan sonra toprak ısısının 15°C'nin üzerine çıktığı zaman tohum ekimi yapılmalıdır. Yetiştirme süresinde güneşli, sıcak ve kuru hava koşulları ister.

TOPRAK NASIL OLMALI?

Kavun yetiştiriciliği için derin, geçirgen, su tutma kapasitesi yüksek,  besin maddelerince zengin  kumlu-tınlı veya tınlı-kumlu topraklar uygundur. Asitli topraklar ise uygun değildir. pH'ı 6.0-8.0 arasındaki topraklarda iyi yetişir. Erkencilik için kumlu-tınlı, milli-tınlı topraklar; geçici yetiştiricilik için ise ağır karakterde killi topraklar uygundur.

TARLAYI  HAZIRLAYALIM

Kavun yetiştiriciliğinde toprak işlemenin büyük önemi vardır. Toprak işleme tavındayken yapılmalıdır. Eğer toprak tavında değilse sulama yapılmalı, tava gelince işlenmelidir. Tarla sonbaharda derince sürülmeli, 2 kez diskaro çekilip 2-3 hafta sonra sürüm yinelenmelidir. Kışın sürümün  1-2 kez yinelenmesi durumunda daha iyi sonuç alınmaktadır. Çimlenmedeki olumsuzlukları en az düzeye indirmek için ilkbaharda tarla tekrar sürülür, diskaro çekildikten sonra sürgü geçirilir ve tohum ekimi yapılır.

ÇİFTLİK  GÜBRESİNİ  UNUTMA

Kavun organik maddesi fazla toprakları sevdiğinden tohum ekiminden önce çiftlik gübresi veya yeşil gübre verilmesi uygun olur. Dekara 3-4 ton çiftlik gübresi sonbaharda pulluk veya diskaro altına verilerek karıştırılmalıdır. Böylece tohum ekimine kadar gübrenin ayrışarak bitkiye faydalı hale gelmesi sağlanmış olur.

TOPRAK TAHLİLİ YAPTIR

Gübrelemenin şekli ve miktarı toprağın tipine, yapısına ve içerdiği besin maddesi miktarına bağlıdır. Yonca, bezelye, bakla, soya fasulyesi gibi bitkilerin çiçeklenme devre~sinde toprağa gömülmesi toprağı organik madde yönünden zenginleştirir. Kavun yetiştiriciliğinde dekara 50 kg azotlu, 45 kg fosforlu ve 15 kg potaslı gübre verilmesi önerilirse de iyi sonuç verecek gübrelemenin toprak analizi yapıldıktan sonra belirlenmesi uygun olacaktır.

GÜBREYİ NE ZAMAN VERELİM

Gübrelerin veriliş zamanı ve şekli de önemlidir. Azotlu gübrenin yarısı fosforlu ve potaslı gübrelerle birlikte ekimden önce pulluk veya diskaro altına verilmelidir. Azotun diğer yarısı bitkiler sürgün vermeye başladığında bant şeklinde bitkilerden 15-20 cm uzağa verilmelidir. Ülkemiz toprakları genellikle potasyumca zengindir. Gereksiz yere potasyum kullanımını önlemek amacıyla toprak tahlil sonuçlarına göre toprakta bulunan azot ve fosfor miktarı ile ilişki kurarak gübreleme yapmak en yararlı uygulama olacaktır.

SULAMA ZAMANINI İYİ SEÇ

Kavun bitkisi büyüme ve meyvelerin olgunlaşma devresinde bol suya ihtiyaç gösterir. Kavunun yatay kökleri hafif topraklarda 20-25 cm derinlikte yayıldığından bu tip topraklar daha sık sulanmalı ve her sulamada kök seviyesine kadar inilmelidir. Ağır topraklarda ise kavun kökleri fazla derine inmeyip yüzeysel kalır. Bu tip topraklar daha fazla su tuttuğu ve sulama kök seviyesine kadar yapılacağından fazla su verilmesine gerek yoktur ve daha seyrek sulanmalıdır.

İLK SU

Erken çiçeklenmeyi sağlamak, toprak sıcaklığını korumak için çimlenmeden çiçeklenmeye veya ilk meyve tutumuna kadar sulama yapılmalıdır. İlk sulamadan sonra t0-15 gün aralıklarla 2-3 sulama daha yapılmalıdır.

- Sulama zamanı ve sayısı toprak tipine, toprağın su tutma kapasitesine, topraktan kaybolan su miktarına, bitki büyümesi ve kök gelişmesi ile mevsim yağışlarına bağlıdır.

BİTKİYİ ISLATMA

Sulama anında yaprak ve meyvelerin su ile ıslanmamasına özen gösterilmelidir. Yaprak ve meyvelerin ıslanması durumunda mantari hastalıklar artar. Bu nedenle bitki kökboğazı, yaprak, sürgün ve meyvelerinin su ile ıslanmayacağı karık usulü sulama yapılmalıdır.

TOHUM  EKİMİNİ NASIL YAPALIM

Kavun yetiştiriciliğinde 2 tohum ekim yöntemi kullanılmaktadır. Birincisi elle veya mibzerle direkt tarlaya ekimdir. İkincisi erkenciliği sağlamak ve geç ilkbahar donlarından kaçınmak için karpuzda olduğu gibi naylon torbalara ekimdir.

NE ZAMAN EKELİM

Tohum  ekim  zamanı  Akdeniz  kıyı  bölgesinde  Mart,  Ege Bölgesinde Nisan'ın ilk yarısı,  Marmara ve Trakya bölgelerinde Nisan'ın ikinci yarısı, Orta Anadolu ve Doğu Anadolu'da Mayıs'ın ilk yarısıdır.

Şekil 7. Naylon torbada yetiştirilmiş kavun fidesi.

HER OCAĞA 4-5 TOHUM

İlkbaharda ekim için hazırlanmış tarlada çapa ile açılan ocaklara 4-5 adet tohum atılıp, üzeri 2-3 cm kalınlığında tavlı toprakla örtülüp hafifçe bastırılır. Tohumların 24 saat önce ıslatılması çimlenmedeki olumsuzlukları giderir.

Tarlaya direkt tohum ekimi mibzerle de yapılabilir. Sıra arası ayarlanabilen, sıra üzerinde belirli mesafelerde ekim yapan diskleri bulunan mibzerler kullanılır.

EKİM MESAFEMİZ NE OLSUN?

Tohum ekiminde sıra arası ve sıra üzeri mesafeler, çeşitlere, bitki habitüsüne ve toprak yapısına göre değişir. Büyük habitüslü bitkilerde sıra arası 1,5-2 m sıra üzeri 1-1,5 m olarak bırakılır. Küçük habitüslü bitkilerde sıra arası 1-1,5 m sıra üzeri 1 m olmalıdır.

TORBALI FİDE ÜRETİMİ YAPABİLİRİZ

Direkt tohum ekiminden, başka naylon torbalara ekilip sera veya plastik altında don tehlikesi geçinceye kadar büyütülen fideler de yetiştiricilikte kullanılabilir. Bahçe toprağı veya fide harcı ile doldurulan naylon torbalara 4-5 tohum ekilir. Naylon torbalara yapılacak ekim, dikim tarihinden 3-4 hafta önce yapılmalıdır. Ekilen tohumlar 5-15 gün sonra çimlenir. Çimlenmeden sonra 2 fide kalacak şekilde seyreltme yapılır. Bitkiler 3-4 yapraklı olduğunda tarlaya aktarılır.

SEYRELTMEYİ  UNUTMA

Tarlaya direkt tohum ekiminde, ilk seyreltme, bitkilerde ilk gerçek yapraklar oluştuğu zaman yapılmalıdır. Her ocakta en kuvvetli ve sağlıklı 3 bitki bırakılır. Diğerleri atılır. Kalan bitkilerin köklerinin oynamaması  için atılacak bitkiler çekilmemeli, koparılmalı  veya kesilmelidir.

Şekil 8. Naylon torbalarda dikime hazır kavun fideleri.

ÇAPA İLE BOĞAZ DOLDURMASI YAP

Kalan bitkilerin kökleri çapalanarak, boğazları toprak çekilerek doldurulur. Sıra araları yabancı ot kontrolü .ve toprak yüzeyinde oluşan kaymak tabakasının kırılması için kültivatörle işlenmelidir.

İKİNCİ BİR SEYRELTME DAHA

İlk seyreltmeden 2-3 hafta sonra bitkiler 4-5 gerçek yapraklı olunca ikinci ve son seyreltme yapılır. Her ocakta 1-2 bitki bırakılır, diğerleri  atılır.  Boğaz  doldurma  işlemi  tekrarlanır.  Sıra  araları kültivatörle tekrar işlenir. Daha sonra bitkiler büyüyüp kol atmaya başladığında tarlayı kaplamadan son kez tekrar çapalanıp boğazları doldurulur. Sıra aralarının kültivatörle işlenmesi yararlıdır. Ancak yan köklerin çok yüzeysel gelişmesi nedeniyle zarar görmemesi için toprak işlemesi yüzeysel olarak yapılmalıdır.

KAVUNDA UÇ ALIMI

İri ve kaliteli meyve alabilmek için bitkilerde uç alma ve meyve seyreltmesi yapılmalıdır.  Sürgün  uçlarının koparılması vegetatif büyümeyi ve generatif gelişmeyi durdurduğu için faydalıdır. Köke en yakın olan meyvelerden bir veya iki tanesinin -bırakılıp diğerlerinin koparılması kalan meyvelerin daha iri ve kaliteli olmalarını sağlar.

OLGUNLUĞA DOĞRU

-Kavun  meyveleri  gerçek  iriliklerine  geldikten  sonra olgunlaşmaya başlarlar.

-Olgun meyvelerin saplarının dala bağlandığı yerde bulunan iki küçük kulakçık kurur.

-Meyve ağırlaşır.

-Dip kısmında hafif bir yumuşama ve koku başlar.

-Kabuk rengi çeşide özgü rengini alır ve parlaklaşır.

-Tam olgunluğa erişmeden hasat edilen meyveler şeker içeriği, aroma ve tat gibi kalite özelliklerini kazanamazlar.

-Hasada gelmiş meyveler bitki üzerinde uzun süre bırakılırlarsa şeker miktarı  düşer,  meyveler yumuşar, taşıma ve  saklamaya dayanıklılığı azalır. Tam olgunluğa gelmiş meyveler saplarından elle koparılarak veya bıçakla kesilerek hasat edilirler. Hasat işlemi sabah yapılmalıdır.

BAZI ÖNEMLİ YAZLIK KAVUN ÇEŞİTLERİMİZ

Topatan Kavunu: Erkenci bir çeşittir. Bu kavun çeşidi 2-3 kg ağırlığında, uzun oval şekilli, kabuk rengi sarı, üzeri düz parlak, bazıları hafif ağ şeklinde çitilidir.  Kabuğu başlangıçta yeşil  renkli olup, olgunlaştıkça sararır. Et rengi beyaz, lezzetli, tatlı ve güzel kokuludur. Taşınmaya dayanıklı değildir.

Çitili  Kavun:  En  önemli  yazlık  kavunlardan  birisidir.  Iri meyveleri basık, yuvarlak ve dilimlidir. Kabuk rengi sarı, üzeri çitilidir. Et rengi beyaz, lezzetli ve keskin kokuludur. Kabuk kalınlığı ince olduğundan taşınmaya dayanıklı değildir.

Mollaköy kavunu: Uzun-oval şekilli meyvelerinin kabuk rengi sarımtırak kurşuni ve üzeri hafif çitilidir. Et rengi yeşil, tatlı ve kokuludur. İnce kabukludur.

Sındırgı Kavunu: İri meyveleri basık yuvarlak şekildedir. Kabuk rengi yeşilimtırak kurşuni renkte, üzeri hafif ağlıdır. Eti beyaz renkte sulu ve tatlıdır.   '

ÖNEMLİ KIŞLIK KAVUN ÇEŞİTLERİMİZ

Hasanbey Kavunu: Orta büyüklükteki meyveleri yuvarlak, sap kısımları hafif sivricedir. Kabuk rengi yeşil, üzeri kırışık ve kalındır. Et rengi beyaz olup, kabuğa yakın kısmı açık yeşildir. Et rengi turuncu olan tipleri de vardır. Lezzetli tatlı ve suludur.

Altınbaş  Kavunları:  Yetiştirildiği  yöre  isimleri  ile  anılır. Meyveleri genelde yuvarlak olup, oval ve uzun tipleri de vardır. Kabuk rengi sarı, üzeri yeşil benekli, kırışık ve kalındır. Kabuğu düz ve dilimli olan tipleri de bulunmaktadır. Et rengi beyaz, lezzetli, tatlı ve suludur.

Sarı dilimli: Meyveleri, yuvarlak ve oval şekillidir. Kabuk rengi sarı, üzeri kırışık ve kalındır. Dilimli ve dilimsiz tipleri de vardır. Et rengi yeşilimsi beyaz, tatlı ve suludur.

İLAÇLAMA  ŞARTTIR!

Kavun yetiştiriciliğinden olumlu sonuç alabilmek için hastalık ve zararlılarla savaşımın zamanında ve usulüne uygun şekilde yapılması gerekir. İlaçlı savaşımın yanısıra münavebe de gözardı edilmemelidir. Üst üste aynı yerde iki yıldan fazla kavun yetiştirilmemeli, hububat, marul, karnabahar gibi bitkilerle münavebe yapılmalıdır.

TOHUM-ÇİÇEK VE MEYVESİ YENEN “KABAK”

Kabak, özellikleri az-çok birbirinden âyrı olan bir grup bitkinin ortak adıdır.  Tohumları-çiçekleri  ve  meyveleri  yiyecek  olarak kullanılabilir. Meyveleri olgunlaşmadan kullanılan türleri olduğu gibi; olgunlaştıktan sonra kutlanılan türleri de vardır. Bunlardan yemek, reçel, şekerleme yapılabilir~ bazı türlerinden süs eşyaları ve ev işlerinde kullanılan lifler elde edilir.

ÇOK FARKLI TİPLERİ  VAR

Çok yakından tanıdığımız yemeklik kabakların bulunduğu grup örnekleri Ülkemize 17. asırda girmiştir. Fakat öyle yayılmış ve öyle iyi adaptasyon göstermiştir ki, zaman içinde çok farklı tipler oluşmuştur. Bu nedenle yurdumuz bu kabakların ikinci derecede anayurdu olarak kabul edilmektedir.  

YAZLIK VE KIŞLIK TİPLER

Kabak, yazlık ve kışlık olarak 'yurdumuzun her tarafında yetiştirilir. Fakat gruplara bağımlı olarak bölgeler arasında farklılıklar vardır.

-Yazlık kabakların en fazla yetiştirildiği bölgeler sırasıyla Akdeniz, Ege ve Marmara;

-Kışlık kabakların ise yine sırasıyla Marmara, Ortakuzey ve Karadeniz'dir.

SAKIZ KABAKLARI

Farklı kabak gruplarının iklim istekleri de farklıdır. Meyveleri olgunlaşmadan kullanılan Sakız kabakları grubu, diğerlerine kıyasla daha kısa büyüme sezonuna gereksinim duyar ve düşük sıcaklıklara diğerlerine kıyasla daha iyi dayânırlar. Şekli, büyüklüğü, rengi, et sertliği ve bitki formu değişik yüzlerce çeşidi vardır.

UYGUN ÇEŞİT SEÇİMİ

Başarılı yetiştiricilik uygun varyete seçimi ile başlar. Bu çeşitlerin yetiştiriciliğinin yapılacağı bölgeye uyum göstermesi de önemlidir. Zira kabaklar gün uzunluğuna, güneşlenme süresi ve şiddetine hassasiyet gösterirler. Bir bölgede çok verimli olan bir çeşidin diğer bölgede aynı derecede verimli olmaması çok büyük bir ihtimaldir.

ZENGİN YAPILI TOPRAK İSTER

Tüm  kabaklar iyi drenaj kapasitesi olan zengin toprakları severler. Fakir topraklar bu güçlü bitkilere yetecek besini vermezler. O nedenle çok zengin bir temel gübrelemeye gereksinim duyarlar. Temel gübrelemede toprağın besin kapasitesi yanında, bir önceki bitkinin cinside etkin rol oynar. Bu faktörlere bağımlı olarak dekara 25-50 kg amonyum  sülfat 15-40 kg trlple  süper  fosfat;  15-45 kg potasyum sülfat tarla hazırlığı sırasında serpme olarak toprağa verilip, karıştırılır.

BİTKİ MESAFELERİ NE OLSUN?

Tarlanın iyice hazırlanması ve karıkların açılmasından sonra ekim-dikim işlemlerine geçilir. Oturak (kolsuz) çeşitlerin 90-100x70-60 cm aralıklarla dikilmesi yeterli iken, kollu varyeteler bunun iki misli aralık-mesafeye gereksinim duyarlar.

YILBOYU  ÜRETİM YAPABİLİRİZ

Yazlık kabaklar, uygun iklime sahip olan yerlerde, sadece tarlada yılda en az 2 kez yetiştirilebilir. Örtü altında yetiştirilebilme şansının kullanıldığı yerlerde ise yıl boyu yetiştiricilik mümkündür.

ÖNCE TÜNEL ALTINDA SONRA AÇIKTA

Örtü altı + açık tarla kombinasyonunun kullanılması da yılda birkaç kez üretimi mümkün kılar. Örtü malzemesi olarak saydam polietilen (Naylon) kullanılır. Polietilen örtüler son donlar geçtikten sonra kaldırılır. Sonbahar de ise bunun tersi yapılır.

DON TEHLİKESİ  GEÇSİN

Tarlaya direk tohum ekimi veya fide dikimi don tehlikesinin geçişinden sonra olmalıdır. Kabaklar özellikle fide devresinde dona karşı hassastırlar. Şaşırtmadan veya çimlenmeden sonra her ocakta 2 bitki bırakılır. Tek bitki büyük meyve verir. Verim düşer ve olgunluğu gecikir.

GENİŞ YAPRAK ÇOK SU TÜKETİR

Genç fidelerin çok suya ihtiyacı yoktur, genelde bu devrede hafif sulamalar yeterli olur. Fakat büyüyüp meyveye yattıktan sonra su ihtiyacı hızla artar. Yazlık kabaklarda haftada en az iki kez sulama tavsiye edilir.

FAZLA AZOT ZARARLIDIR

Kabakların  genelde  azotla yapılacak tepe  gübrelemesine ihtiyaçları vardır. Genelde şaşırtmadan 1 ay sonra bitkilere azotlu g~bre verilebilir ve 15-20 gün sonra bu tekrarlanır. Çok fazla azot vermekten kaçınmak gerekir. Zira fazla azot meyveye yatımı geciktirir, yumuşak, çabuk zedelenen ve dayanmayan meyvelerin oluşumuna sebep olur.

VERİM ARTIŞI İÇİN YİNE ARI

Kabak tamimiyle yabancı döllemeli bir bitkidir. Bitkilerin verime yatması,  çiçek  ve  meyve  dökümlerinin  olmaması,  kötü  şekilli meyvelerin oluşmaması için yeterli sayıda çiçek tozunun dişi çiçek üzerine taşınması gerekir. Bu iş mutlaka böcekler ve arılar vasıtasıyla gerçekleşir. Bu nedenle kabak tarlalarına arı kovanı yerleştirilir. 5 dekar tarla için 1-2 arı kovanı yeterlidir. Özellikle son senelerde geliştirilen kabak çeşitlerinde erkek (baba-polen verici) çiçek çok azdır. Bu çeşitlerin kullanıldığı yerlerde tarlanın baba bitkilerle takviye edilmesi gerekir. Bunun için 4 sıra ana 1 sıra baba bitki sistemiyle yapılan dikimler iyi sonuç verirler.

GÜNAŞIRI  HASAT

Yazlık kabaklar;  meyveler olgunlaşmadan, gün aşırı  hasat edilirler. Hatta küçük meyvelerin tercih edildiği yörelerde hergün hasat  yapmakta mümkündür. Hasat ne kadar sık yapılırsa bitki o kadar uzun ömürlü olur. Üzerinde olgun meyve bırakılan bitkiler, daha fazla meyve tutmazlar.

KIŞLIK KABAK OLGUNLAŞMALI

Kışlık  kabaklar  meyveler tam  olgunlaştıktan  sonra  hasat edilmelidir. Hasat sırasında meyve üzerinde sapların bırakılmasına dikkat etmek gerekir.

TAZE KABAK 2 HAFTA DEPOLANABİLİR

Meyvelerin uzun süre depolanması için hasattan sonra bazı işlemlerin yapılması gerekir;

-Hasattan hemen sonra meyveler %80 oransal nemi ve 26-29 derece sıcaklığı olan bir ortamda yaklaşık 2 hafta bekletilir.

-Daha sonra 7-12 derece sıcaklığı olan, oransal nemi düşük, iyi havalanabilen bir ortamda, birbirine değmeden ,yerleştirilmelidir.

KIŞLIK KABAK UZUN SÜRELİ DEPOLANIR

 Saklama süreleri çeşitlere bağlı olarak 3-6 ay arasında değişir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Comments (0) >> feed
Write comment

You must be logged in to post a comment. Please register if you do not have an account yet.


busy
 
< Önceki   Sonraki >