Tuesday, 02 December 2008
Anasayfa arrow Organik Tarım arrow Organik Tarımda Zararlılarla Mücadele


Organik Tarımda Zararlılarla Mücadele Yazdır E-Posta
Yazan Administrator   
Wednesday, 27 December 2006

TARIMSAL SAVAŞIN İLKELERİ
ORGANİK TARIMDA KULLANILACAK YÖNTEMLER

HAZIRLAYANLAR

Dr. Nilgün YAŞARAKINCI
Ziraat Mühendisi

Dr. Özlem ALTINDİŞLİ Ziraat Mühendisi Tülin KILIÇ Ziraat Mühendisi


Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü

Bornova-İZMİR

1. Giriş
Bugüne kadar artan nüfusun besin ihtiyacını karşılamak üzere tarımsal üretimde verim ve üretim artışı ana hedef olmuştur. Ürünün kalitesinin iyileştirilmesi, üretim girdilerinin azaltılması, doğal kaynakların, insan ve çevre sağlığının korunması ikinci planda kalmıştır. Birim alandan en yüksek ürünü alabilmek için yoğun girdi uygulanılması ile toprak erozyonu, toprak yapısının bozulması, zararlı kimyasalların birikimi ve yer altı sularının kirlenmesi sonucu çevre sorunları ortaya çıkmış ve sürdürülebilir tarım yapma imkanları tehlikeye girmiştir. Bu sorunların ortaya çıkması sonucu çevre ile uyumlu giderleri azaltıcı tarımsal üretimin yapılma yolları araştırılmıştır. Sağlıklı bir tarımsal yapı yaratmak üzere entegre (bütünleşik) üretim, sürdürülebilir tarım, ekolojik veya biyolojik tarım gibi yeni tarımsal üretim sistemleri geliştirilmeye çalışılmaktadır.
Bu çerçevede bitkilerde hastalık, zararlı ve yabancı ottan kaynaklanan ürün kayıplarını önlemek amacıyla kimyasal zehirlerin kullanımını mümkün olduğunca azaltan doğal dengeyi korumaya yönelik çevreye uyumlu savaş yöntemleri ve yönetim sistemleri entegre zararlı yönetimi uygulanmaya başlanmış; organik tarımda yer alabilecek alternatif savaş yöntemleri ve alternatif zehirler geliştirilerek kullanıma sunulmuştur.

2. Tarımsal savaş
Tarımsal zararlılarla savaşta yetiştirilen bitkilerde zararlı olan böcek ve diğer hayvansal organizmaların meydana getirecekleri zararları önlemek, ya da azaltmak amacıyla populasyonlarını ekonomik zarar seviyesinin altına düşürebilmek için uygulanan yöntemler anlaşılır. Bu amaca ulaşmak için öncelikle doğal denge ve ekonomik zarar eşiği göz önünde tutulur. Bitki koruma da doğal dengeyi bozmadan zararlı populasyonlarını mümkün olduğunca uzun süre ekonomik zarar seviyesinin altında tutmak temel ilkedir.
Tarımsal savaşta, zararlıların öncelikle bulaşmaları veya çoğalmalarını önleyen, doğal dengeyi bozmadan ve herhangi bir girdi kullanmadan zarar oluşmasını önleyen yöntemler öncelikle uygulanır. Bu yöntemler kanuni savaş, kültürel önlemler ve fiziksel savaş yöntemleridir. Koruyucu önlemlerin alınmasına karşın zararlıların sorun olması durumunda, ortaya çıkan zararlılara karşı mekaniksel, biyoteknik ve biyolojik savaş gibi çevre dostu savaş yöntemleri veya kullanımına izin verilen organik veya inorganik zehirler uygulanmaktadır.
Ülkemizde ekonomik düzeyde önemli zararlı olan tüm zararlılara karşı kullanılabilecek savaş yöntemleri, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Zirai Mücadele Teknik Talimatlarında bulunmaktadır. Bu talimatlarda zararlıların [hastalık(mantar, bakteri, virüs ve diğer mikroorganizmalar), zararlı(böcek, akar, kuş, fare gibi bitkilere zarar veren memeliler) ve yabancıotların] biyolojisi ve uygulanacak savaş yöntemleri yer almaktadır. Bu teknik talimatlarda kimyasal savaş hariç tüm savaş yöntemleri organik tarımda da uygulanabilir.

3.1. Kanuni savaş:
Bitkilerin üretim aksamları ile taşınan zararlıların organik tarım alanına bulaşmasını önlemek için öncelikle Ulusal karantina önlemlerini almak gerekmektedir. Bu çerçevede iç ve dış karantina yönetmeliklerine uyulması gerekir. Böylece yurt dışından veya yurt içinde bölgeler arasında oluşabilecek bulaşmalar önlenebilir.

3.1.1. Kültürel önlemler
Zararlıların yaşamalarını güçleştiren, çoğalmalarını azaltan veya engelleyen yetiştirme işlemlerinin uygulanması ile ürünlerin zararlılardan korunmasına kültürel önlemler denmektedir. Burada amaç zararlının öldürülmesi veya durdurulması değil, önceden alınan önlemlerle zararlıların bitkilere bulaşmasını veya bitkilerde çoğalmasını önleyerek ürünleri, zararlıların zararından korumaktır. Bu yöntemi zararlılara karşı bir savaş yöntemi olarak kullanabilmek için zararlıların yaşam yerinin, yaşam çemberinin (biyolojisini), beslenme ve barınma gibi davranışlarının iyi incelenmiş olması gerekir. Bilinen özellikleri göz önüne alınarak zararlının organik tarım yapılan alana bulaşması önlenir veya zararlının zayıf anını yakalayarak ve davranışlarının aleyhine yöntemler kullanılarak yoğunluğunun azaltılması veya ölmesi sağlanır.
3.1.1.2. Zararlıların bulaşmasının önlenmesi
Üretim organlarının (tohum, fide ve fidan) zararlılardan temiz olması gerekir. Yetiştirme döneminin başında üretim organları bu yolla taşınan zararlılar açısından kontrol edilmelidir. Herhangi bir zararlı bulunması halinde fiziksel, mekaniksel savaş yöntemleri veya organik zehirler uygulanmalıdır. Belirlenen zararlıya karşı organik tarımda kullanılabilecek bir savaş yöntemi yok ise bu üretim organları organik tarım alanına girdirilmemelidir. Üretim organlarının temiz olması ile çimlenme gücü yüksek ve dolayısıyla kuvvetli bitki yetiştirilerek zararlıların zararından korunmuş olur. Bir alanda devamlı salgınlar oluşturan bir zararlıya karşı duyarlı olan bitki türü veya çeşitleri yetiştirilmemelidir.
Organik tarım alanına çevreden bulaşmaları önlemek üzere organik tarım alanının çevresine tarımsal yapıya uygun, yörede salgın yapabilecek zararlılar dikkate alınarak belirlenen ağaç veya çitlerle ağaçlandırılmış bir alan oluşturulabilir. Ada veya bir vadi gibi doğal olarak ayrımı olan alanlarda organik tarım yapılması ile çevreden zararlıların bulaşması önlenebilir.
Tarla, bahçe veya serada üretim sırasında bulaşmaları önlemek için gerekli önlemler alınmalıdır. Üretim sırasında hastalıklı bitki ve bitki kısımları toplanarak imha edilmelidir. Hasadı tamamlanmış bitkiler tarlada bırakılmamalı köklenerek toplanmalı ve imha edilmelidir. Sera yetiştiriciliğinde havalandırma açıklıklarına tül gerilerek zararlının girişi engellenmelidir. Tülün doğal düşmanlarının da girişini engelleyeceği göz önüne bulundurulmalıdır.
Organik tarımda imha işlemi, kompost yapımında bitki veya artıklarının kullanılması ile gerçekleştirilebilir. Böylece, biyolojik döngü sağlanmış ve artıklar değerlendirilmiş olacaktır. Ancak, bitki ve bitki artıkları üzerindeki zararlıların kompost yapımında öldüğünden emin olunmalıdır.
Böceklerin kışlama ve üreme ortamlarını yok etmek populasyonlarını azaltmada önemlidir. Böceklerle bulaşık bitki ve ürün artıklarının yok edilmesi bir sonraki ürünü koruyucu bir önlemdir. Pembekurt (Pectinophora gossypiella (Saund.) (Lep.:Gelechiidae))’un kışlayan larvalarının hasattan hemen sonra biçme ve yakmayla, sonbaharda ise sürüm yapılarak yok edilmesi uzun süre etkili olur. Pamuk saplarının parçalanması ve sürülerek toprağa gömülmesi sonbahar populasyonunu % 95 azalttığı için en etkili savaş yöntemidir.
Şalgam, havuç ve lahana artıklarının çürüyen kısımları sebze sinekleri için yumurtlama yeri olarak tercih edilir. Bu nedenle tarlada artık bırakılmamalıdır. Mısır kurdu (Ostrinia nubilalis Hübn.(Lep.:Pyralidae)) kışı mısır saplarında geçirir. Hasattan sonra kalan artıklar toplanıp yok edilmelidir. Yabancı otlar da hastalık ve zararlıların konukçularıdır. Bazı türler yumurta bırakmak için bunları tercih eder. Örneğin Bozkurt (Agrotis spp. (Lep.:Noctuidae)) ve Scarabaeidae familyası türleri yumurtalarını yabancı otlar üzerine veya yakınına bırakırlar. Bu yabancı otların uygun zamanda yok edilmesi populasyonu azaltır. Ancak tarla kenarındaki yabancı otların faydalılar ile tozlayıcı arılar için barınak yeri olduğu da unutulmamalıdır.
Kenevirde zararlı Soğan-sak nematodu ile bulaşık bitki artıklarının toplanması zararını azaltıcıdır.
Gül filiz arısı (Syrista parreyssi Spin. Hym.:Cephidae) ile mücadelesinde güllüklerde kış temizliği yapılırken zararlının içinde kışladığı özü yenmiş kuru gül dalları özün bulunduğu kısımdan kesilerek hemen yakılmalıdır.
Birçok meyve hastalıkları, meyve sineği ve meyve kurdu ile mücadelede yere düşen kurtlu veya hastalıklı meyveleri toplamak ve yok etmek ile etkili bir savaş yapılmış olur
İyi budanmış, her tarafı güneş gören ağaçlar daha sağlam olur. Yaprak bitleri ve koşnil daha az olur. Özellikle, San Jose kabuklubiti (Quadraspidiotus perniciosus (Comst.)) savaşında budama ve budamadan kalan artıkların yakılması önerilir. Zararlılar için barınak oluşturabilecek kuru dalların budanması ve kavlamış kabukların soyulup yakılması örneğin Scolytidae türlerinin zararını önler. Benzer şekilde kışın bağlarda budama yapılırken kabuklar soyulup yakılırsa Unlubit yoğunluğu önemli ölçüde azalır.
Hastalıklı bitki köklerinin hiç kök parçası kalmayacak şekilde topraktan tümüyle çıkarılarak yok edilmesi gerekir. Roselinia kök çürüklüğü hastalığının sorun olduğu bahçelerde ilkbaharda ağaçların kök boğazları kalın köklere kadar açılarak, hava almaları sağlanmalıdır. Bu hastalığın sağlam ağaçlara bulaşmasını önlemek amacıyla bahçede bulaşık ve sağlam kısımlar arasına 1 m derinliğinde hendek açılmalı, çıkan toprak bulaşık tarafa atılmalıdır.
Yabancı otların taşınmasında önemli bir yeri olan çiftlik gübrelerinin kullanılması halinde iyice yanmış olmaları gerekir.
Toprağın toprak kökenli fungal, bakteri, virüs ve nematod gibi zararlılar ile bulaşık olmaması gerekir. Bulaşık toprakların sulama veya sel suları ile taşınması önlenmelidir.

3.1.1.3. Sağlıklı bitki yetiştirilmesi
Kuvvetli ve sağlıklı olan bitkiler zararlılara karşı daha dirençli olacağından zararlılar böyle bitkiler üzerinde zorlukla beslenir ve daha az çoğalırlar. Bitkilerin sağlıklı yetiştirilmesi için uygun toprak yapısı, sulama ve besin gibi istekleri karşılanmalıdır. Toprak işlemesi, budama, koltuk alma, sulama veya gübreleme gibi bakım teknikleri zamanında ve yeterince yapılmalıdır. Bitki ihtiyacı göz önünde bulundurulurken o bölgede sorun olan zararlılar ile mücadele de dikkate alınarak uygulamalar yapılmalıdır.

3.1.1.3.1. Uygun yerde yetiştirme
Her bitkinin sağlıklı ve kuvvetli bir şekilde büyümesi için uygun bir toprak tipi, yönü ve iklim isteği vardır. Bitkilerin sağlıklı bir şekilde yetişebilmesinde ve kaliteli ürünler vermesinde en önemli unsur toprak yapısıdır. Toprak yapısı, tarımsal alanın yönü ve pH'sına uygun kültür bitkileri seçilerek yetiştirilmelidir. Bu özellikler toprakta yaşayan veya bazı dönemlerini toprakta geçiren zararlılar ile savaşta önemli bir yer alır. Çünkü zararlıların da yaşayabileceği toprak yapısı, pH'sı ve yönü vardır. Bunların seçiminde bitkinin isteklerine uygun zararlının isteklerine uygun olmayan seçimler yapılmalıdır. Örneğin, asma güneye bakan yamaçlarda iyi yetişir, kumsal ve kıraç toprağı sever, % 60 tan fazla kum içeren topraklarda savaşı çok güç olan Filoksera [Viteus vitifolii (Fitch.)(Hom.:Phylloxeridae)] yaşayamaz. Hafif topraklar Scarabaeidae familyası türleri için uygundur. Süne (Eurygaster integriceps Put.)'nin kışlama yeri seçiminde toprak önemlidir. Geven (Astralagus spp.) bitkisinin altında humuslu ve hafif bir toprak bulunacak olursa daha çok Süne barınır. Toprak killi veya sertse bu bitkiler altındaki Süne sayısı da daha az olur. Toprağın pH değeri de önemlidir. Elateridae familyası türleri hafif asit topraklarda yaşar. Şekerpancarı alkali topraklardan hoşlanır, asit topraklarda yetiştirilirse Pancar sineği çoğalarak daha fazla zarar yapar. Kök-ur nematodları alüvyonlu toprakları sever, toprak altı zararlısı Mayıs böcekleri Kök-ur nematodları ve Haziran böcekleri (Polphylla spp.) kumsal toprakları sever. Zararlıların bu özellikleri dikkate alınarak bu zararlılara duyarlı bitkiler bu tip topraklarda özellikle bulaşık olan bölgelerde yetiştirilmemeli veya toprak yapısına ve özelliğine uygun anaçlar seçilerek bitkiler daha sağlıklı ve kuvvetli yetiştirilmesi sağlanır.
Zeytin bahçelerinin ağır, su tutan topraklarda, havasız ve nemli yerlerde tesis edilmemesi gerekmektedir. Zeytin halkalı leke hastalığı (Spilocaea oleagina (Cast) Hughes ve Zeytin yara koşnili bu tip toprakları sever.
Şeftali bahçelerinde zararlı olan Rosellinia kök çürüklüğü (Rosellinia necatrix Prill.) ağır ve su tutan topraklarda daha fazla zarar vermektedir.
Mildiyönun sorunu olduğu alanlarda patates tarımının sabah ve akşam çiğ tutmayan, güney yöne bakan tarlalarda yapılması tercih edilmelidir.

3.1.1.3.2. Toprak işleme
Toprak işlemesi bitkilerin gelişmelerini hızlandırır, kök sisteminin iyi gelişmesini sağlayarak bitkilerin sağlıklı ve kuvvetli olmasını sağlar. Toprakta bulunan zararlılar ile önemli bir savaş yöntemidir. Kökleri iyi gelişmiş sebzelerde Bozkurtlar ve telkurtları gibi toprak altı zararlıları fazla zarar meydana getiremez. Toprak işlemesi ile toprak yüzeyine çıkan zararlılar güneş, yağış veya rüzgar gibi iklim koşullarına maruz kalarak veya avcı böcekler, kuşlar ve diğer bazı canlılar tarafından yenilerek yok edilmiş olurlar.
Toprağın çeşitli yöntem, zaman ve derinlikte işlenmesi veya sürülmesi önemli bir kültürel önlemdir. Lepidoptera takımından Noctuidae, Geometridae ve Syphingidae familyalarına ait türler, Coleoptera ve Diptera türleri toprakta pupa olur ve larvaları toprakta yaşar. Bu türlerin çoğu da toprağın 10-20 cm derinliğinde bulunur. Derin sürümle bu böcekler yüzeye çıkarılır ve predatörler, sıcak, güneş ışığı, kuraklık gibi etkenlerle karşılaşır.
Mercimek tarlaları ekime hazırlanırken derin sürülerek gelecek yılın ergin Apion (Apion arrogans Wenck. (Col.:Curculionidae) populasyonunu azaltmak olasıdır.
Örneğin sonbahar sürümü genellikle tütün, pamuk ve sebzede zararlı olan yeşilkurtun (Heliothis spp.) kışlayan pupalarının büyük kısmını yok eder ve gelecek ilkbaharda çıkacak ergin sayısını azaltır. Derin sürüm Mısır kurdu'nun larvalarını toprak yüzeyine çıkartarak doğal düşmanlarla karşılaşmasını ve iklim unsurlarına maruz kalmasını sağlar.
Ekin güvesi (Syringopais temperatella (Led.) (Lep.:Scythridae)) ile mücadele etmek için tarlanın biçilmesinin ardından iki kez en az 10 cm derinlikte sürüm yapmak yumurta ve tırtılları için çok etkilidir.
Kök-ur nematodları ile bulaşık tarla veya seralarda bitkilerin bulunmadığı sıcak aylarda 15 gün ara ile en az 2 kez yapılan derin toprak işlemesi en önemli savaş yöntemidir.
Çekirge yumurtaları toprağı belleyerek veya pullukla sürerek yok edilebilir.
Yazlık sebzelerin ve ayçiçeğinin sökümünden sonra tarlaların sonbaharda işlenmesi çok miktarda Bozkurt larvasını öldürür. Kavun ve hıyarda zararlı Kavun kızılböceği Rhaphidopalpa foveicollis Luc. (Col.:Chrysomelidae)'nin kışı geçirmek üzere diyapoza giren erginlerini yok etmek için tarlanın kış öncesinden veya erken ilkbaharda derin sürülmesi önerilir. Çayır tırtılı Loxostege sticticalis (L.) Lep.:Pyralidae) ile mücadelesinde de derin sürüm ile toprağa gömülen pupalardan kelebek yüzeye çıkamaz.
Fidanlıklarda ve meyve bahçelerinde mücadelesi çok zor olan toprakaltı zararlıları yumurtalarını bırakmak için hububatlı ve otlu yerleri tercih ettiklerinden ot temizliğine önem verilmeli, hububat ara tarımı yapmamalı, ama özellikle sonbaharda derin sürüm yaparak larvaları kuşların etkisine bırakmayı ihmal etmemelidir.
Zeytin sineği pupalarının imhası için kış aylarında toprağın derince sürülmesi, zarar periyodu boyunca 3-4 günde bir yere düşen kurtlu zeytinlerin toplanması önemlidir.
Meyve bahçelerinde yabancı otlarla mücadelede en önemli yöntem toprak işlemesidir. Çok yıllık yabancı otların sorun olduğu durumlarda toprak işleme sayısının arttırılması, bu yabancı otların zayıf gelişmesine neden olacağından faydalıdır.

3.1.1.3.3. Gübreleme
Özellikle yoğun tarımda bitkilerin ihtiyaç duyduğu ve toprakta eksik olan besin maddelerin gübreleme ile verilmesi gerekmektedir. Böylece bitkinin sağlıklı ve kuvvetli büyümesi sağlanır. Gübrelemenin dengeli bir şekilde yapılması gerekir. Dengesiz bir gübrelemede hastalık ve zararlılar sorun olabileceği gibi fizyolojik bozukluklar da ürün kaybına neden olur. Azotlu gübreler bitkilerin yeşil aksamının gelişmesini arttırır, bitkinin hücrelerinin su miktarının artmasına neden olur. Böylece yaprakbitleri, kabuklu bitler, thripsler gibi bitki özsuyu ile beslenen sokucu-emici ağız parçalarına sahip böcekler aşırı çoğalır. Potaslı gübreler bitkilerin hücre çeperlerinin kalınlaşmasına neden olur. Bu nedenle sokucu-emici ağız parçalarına sahip böcekler bu durumda fazla zararlı olamazlar. Bu nedenle zararlılara karşı bitkilerin potasyum ile gübrelenmesi önerilebilir. Fosforlu gübreler bitkilerde generatif gelişmeyi teşvik eder. Potasyum ile birlikte bitkilerde özellikle sokucu-emici ağız parçalarına sahip böceklere karşı dayanıklılığın artmasını sağlar. Kireç yada kireçli gübreler toprak asitliliğini giderir. Özellikle pancar sineği gibi asitli toprakları tercih eden zararlıların populasyonları azalır.
Fazla azotlu gübre kullanılan topraklarda Ekin başaksineği ve birçok bitkide zararlı olan tripslerin verdiği zarar daha fazladır. Aşırı azotlu gübreleme sebzede beyazsinek sorununu arttırır. Her yıl tarlalara uygulanan hayvan gübreleri ve organik artıklar Danaburnu ve Haziran böceği gibi zararlıların çoğalmasına neden olabilir. Bu tür gübrelerin münavebeli olarak kullanımı zararlı yoğunluğunu azaltır.
Kanlı balsıra (Ceroplastes rusci L. (Hom.:Coccidae))'nın sorun olduğu incir bahçelerinde potaslı gübre kullanımı üremesini önler. Ayrıca fiğ, bakla, bezelye gibi bitkilerle ara ziraat toprağın gübrelenmesi ve faydalıların barınmasını sağladığı için önerilir.
Gübreleme yaparken çiftlik gübresi kullanılacak ise bu gübrenin iyice yanmış olması gerekir. Çünkü birçok yabancı otun tohumu, taze çiftlik gübresi ile bahçeye taşınabilmektedir.

3.1.1.3.4. Sulama ve drenaj
Su düzeni bazı böceklerin gelişmesini engellerken bazı türlerinkini de teşvik edebilir. Bu yüzden böceklerin hassas dönemi ile su düzeni arasındaki ilişki mücadele amaçlı kullanılabilir.
Su tutan topraklarda veya bölümlerde toprak kökenli hastalıklar önemli bir sorun oluştururlar. Bu nedenle meyve bahçeleri ve sebze tarlalarında suyun birikmesine engel olmak için drenaj yapılmalı ve toprağın havalanması sağlanmalıdır.
Toprak kökenli hastalıkların sorun olduğu meyve bahçelerinde veya sebzelerde damla sulama yapılmalıdır. Sulama suyu ve gübreler ağaçların kök boğazına değil, taç izdüşümlerine verilmelidir. Sebzelerin kök boğazına yakın verilmemelidir.
Birçok tür sulamadan sonra tarlaya akın eder ve mücadele zorlaşır. Örneğin, Pamuk yaprakkurdu (Spodoptera littoralis (Boisd.))ve Pamuk çizgili yaprakkurdu (S. exigua (Hübn.)(Lep.:Noctuidae))erginleri yumurtlama döneminde ise sulanmış pamuk tarlalarını tercih ederler. Bu zararlıların biyolojisi takip edilerek sulama zamanlarının ayarlanması mücadeleyi kolaylaştırır. Tarlada zamanında ve yeterince sulama yapılırsa Patates güvesi zararı azalabilir. Uygun bir sulama ile topraktaki çatlaklar kapanır ve tarla yüzeyi nemli kalır. Böylece ergin ve larvaların toprağa girmesi engellenir. Bunun aksine hatalı sulama yapıldığında toprak sıkışır, oluşan yarıklardan zararlı kolayca toprağa girer ve yumruları koyar.
Bazı zararlılar aşırı nemli topraklardan hoşlanır. Örneğin Collembola zararından kurtulmak için toprağı iyi drene etmek, kanallar açarak nemi azaltmak önerilebilir.
Yoncalığın ilk biçimden 7 gün önce sulanması ve biçimden 7-10 gün sonrasına kadar su verilmemesi Yonca hortumlu böceği larvalarının çoğunu öldürür.
Aşırı sulama beyazsinek ve Pamuk yaprakkurdu populasyonunu arttırdığı için kaçınılmalıdır.
Sarı çayakarı zararını önlemek için akşam geç ve sabah erken saatlerde hava serin iken sulama yapılmalıdır.

3.1.1.3.5. Seyrek yetiştirme
Seyrek yetiştirme, bitkilerin birim alandan daha fazla besin alması sonucu kuvvetli ve sağlam gelişmeyi, iyi bir havalanmayı sağlar ve nem birikmesini önler. Yaprakbitleri, beyazsinek, unlubitler ve kabuklu bitler gibi zararlılar nemden çok hoşlanırlar ve bu yüzden nemin yüksek olduğu bölgelerde bitkiler bu zararlılardan daha fazla etkilenir. Bu nedenle nemin yüksek olduğu koşullarda yaşama imkanı bulan zararlıların devamlı sorun olduğu bölgelerde seyrek dikim önerilir.
Bitkiler arasındaki mesafe bir bitkinin nisbi gelişme oranını, zararlı populasyonunu, zararlının bitkiyi bulma ya da yumurta bırakma olasılığını belirler. Ağaçları çok sık olan bahçelerde yaprak bitleri, kabuklu bit ve koşnillerin zararı daha fazladır.
Bazı durumlarda da bitki sıklığı işe yarar. Zayıf ve seyrek yetişen yoncalar tarlada iyi gölgeleme yapamaz ve güneş ışıkları toprağa ulaşarak burada sıcaklığın artmasına neden olur. Bu nedenle Yonca hortumlu böceği larvasının gelişmesi hızlanmakta ve zarar artmaktadır. Sık ve kuvvetli yetiştirilen yoncalıklarda ise larva gelişmesi gecikmektedir. Çiçek tripsi ise sık ekilen pamuklarda daha zararlı olduğu için pamukların önerilen sıra aralıklarında yetiştirilmesi gerekir.
3.1.1.3.6. Gençleştirme ve budama
Meyve ağaçları gibi çok yıllık bitkilerde yapılan normal budamalar ve geçleştirmek amacıyla yapılan aşırı budamalar bitkilerin kuvvetli gelişmelerini, dolayısıyla zararlılardan daha az etkilenmelerini sağlar.
Gençleştirme ve özellikle budama zararlı ile bulaşık bitki kısımlarının uzaklaştırılmasını sağladığından zararlı populasyonlarının azaltılmasını da sağlayan bir kültürel önlemdir.

3.1.1.4. Dayanıklı bitki tür ve çeşitleri yetiştirmek
Her bitkinin bazı zararlılardan etkilenmesi farklıdır. Bu farklılık yetiştirilen bitki çeşidinin zararlılara karşı dayanıklılığının farklı olmasından kaynaklanır. Bundan yararlanarak dayanıklı çeşitler yetiştirilerek zararlılardan korunmak mümkündür. Bazı bitkilerin yapıları zararlıların beslenme, yumurta bırakma, sığınma gibi davranışlarına uygun olmaması nedeniyle zararlılar tarafından tercih edilmezler. Bitkilerin tüylü olması, mum tabakası ile kaplı olması, rengi, içerdiği koku ve tadı bazı böceklerin tercih etmediği özellikler olabilir. Bu özelliklere sahip bitkiler yetiştirilerek böceklerin zararından korunulabilir. Örneğin tüylü yapraklı pamuk, soya fasulyesi, yonca çeşitleri yaprak bitleri ve yaprak pirelerine karşı dayanıklıdır. Fındık kurdu, karafındık çeşidini, kabuğu kalın ve sert olması nedeniyle tercih etmez. Üzüm taneleri sık olan çeşitlerde Salkım güvesi zararı daha fazla olur.
Bazı bitkiler zararlıların biyolojik faaliyetlerine olumsuz yönde etkisi olabilecek özel zehirli bileşikleri içermeleri veya zararlılar için gerekli olan besin maddelerini yeterince içermemeleri nedeniyle dayanıklı olurlar. Akdeniz meyve sineği limon kabuğunun içerdiği eterik yağlar nedeniyle limonda yaşama imkanı bulamaz.
Böcekler normal gelişebilmeleri için gerekli olan bazı besin maddeleri ile makro ve mikro elementleri alamadığında normal gelişemez, hasta, kısır olabilir veya ölür. Bu durum bitki dayanıklılığında bir avantajdır. Yoncaların yaprakbitlerine karşı dayanıklılığı şeker noksanlığından ileri gelir.
Her böceğin ekolojik şartlar bakımından kendine özgü isteği vardır. Bunlara optimum şartlar denir. Bu şartlara göre böcek iyi bir gelişme gösterir. Ekolojik şartlar böcek için elverişsiz ise bunun derecesine göre böcek hassas bitkilerde de zarar yapamaz olur. Böyle durumlarda bitki yüksek dayanıklılık gösterecek duruma gelir. Bir bitki çeşidinin de düşmanlarına karşı dayanıklılığı sabit değildir. Bu da çevrenin ekolojik şartlarıyla değişebilir. Belirli bir yerde belirli bir böceğe karşı dayanıklı olan bir bitkinin yeri değiştirildiğinde ve başka şartlarda yetiştirilmeye başlandığında dayanıklılık azalabilir veya ortadan kalkabilir. Ekolojik şartlar bitki ve böceğe ayrı ayrı etki edebildiği gibi aynı şartlar her ikisini birden etkileyebilir.
Belirli sıcaklıkta bazı bitkiler dayanıklılık gösterdiği gibi bazı böcekler de belirli sıcaklıklarda daha fazla zarar yapar. Örneğin dayanıklı bir yonca varyetesinde yaprak bitlerinden Macrosiphum pisi Kltb. (Hom.Aphididae)’nin ölüm oranı düşük sıcaklıkta daha çoktur. Buna karşılık bazı sorgum çeşitleri ise Rhopalosiphon maidis Fitch. (Hom.:Aphididae)’e karşı düşük sıcaklıkta daha hassastır. Bununla birlikte bir çok böcek türü yüksek sıcaklıkta daha hareketli olduğundan daha fazla zarar yapar.
Su besin maddelerini bitki dokularına taşıyarak onları büyütür. Fazla su alan bitkilerin dokuları gevşek olacağı için sokucu-emiciler bu bitkilerde daha fazla zarar yapar. Nem de bölgeye ve suya bağlı olarak ortamda az veya çoktur. Sulak bölgelerde nem yüksek olduğundan sokucu-emicilerin zararını arttırır. Örneğin, Sarı kırmızı kabuklu bit (Aonidiella aurantii (Maskell.) (Hom.:Diaspididae)) orantılı nemi fazla olan kıyı bölgelerde daha fazla zararlıdır.
Bazı böcekler ışıktan kaçar ve ancak geceleri toprak yüzüne çıkar Örneğin, Agrotis tırtılları. Diğer bazıları ışığa yönelir ve bazı renkleri tercih ederler. Böcekler 3600 A0 (ultraviyole)’dan 7200 A0 (kırmızı)’a kadar olan dalga boyundaki ışıktan etkilenirler. Örneğin 3650 A0’luk ultraviole ışığı en fazla uyarandır. Dalga boyu 4920 A0’ dan 5150 A0’ a kadar olan ışıkta (Maviden yeşile) uyarı daha az, sarı ve kırmızıda ise uyarı çok zayıftır. Böceklerin çeşitli dalga boyu uzunluğundaki renklere karşı tepkileri, ışığın şiddet farkından veya görme hücrelerinin absorbsiyon farkından ileri gelir. Işığın yansıması bitki tür ve varyetelerine, tüylülüğe, yaprak yüzeyindeki mumsu maddenin durumuna göre değişebilir.
Toprak, içinde mineral besin maddelerinin varlığı ile bitkilerin büyümesini, gelişmesini, gür veya cılız olmasını sağlar. Toprağa yapılacak uygun bir gübreleme ile bitkiyi kuvvetlendirmek ve böcek saldırılarına karşı onun dayanıklılığını arttırmak mümkündür.
Bir böcek veya bir mantar tarafından bir bitkide meydana getirilmiş zararlar diğer bir böceğin gelişmesi için elverişli veya elverişsiz olabilir. Örneğin pas hastalığına yakalanmış buğdayların çekirgeler tarafından arandığı bilinmektedir.

3.1.1.5. Ekim ve dikim zamanının ayarlanması
Bitkiyi erken veya geç dikerek bazı zararlıların yumurta bırakmasını önlemek veya zararlıya hassas olduğu dönemi böceğin henüz ortaya çıkmadığı ya da populasyonunun artmadığı döneme denk getirmek olasıdır. Avrupa’ da kışlık arpa ve buğdayda sonbahar ekimi yapılarak yaprakbiti zararı düşük seviyede tutulmaktadır. Sonbaharda erken ekilen baklalar zararlı ortaya çıktığında bitki dokuları sertleşmiş ve gelişme tamamlanmış olduğundan Bakla yaprakbiti (Aphis fabae Scop.Hom.:Aphididae)) zararından kolay kurtulur. Karadeniz’de erken ekilen mısırlarda Mısır kurdu 1. döl bulaşması %90 iken normal ekimde %35 olmakta, geç ekimde ise bulaşma olmamaktadır. 2. döl bulaşması ise geç ekimde erken ekimden daha çok olmaktadır. Geç ekilen fasulyelerde Baklagil tohum böcekleri (Bruchus spp. Col.:Bruchidae) zararı daha az olmaktadır.
Erken ekim ve erken yetişen çeşitlerin yetiştirilmesi de erken hasat olanağı vereceğinden sonbaharda tarlanın işlenmesine zaman ve imkan vereceği için pamukta pembekurt mücadelesi için önerilir. Şeftali karalekesi (Cladosporium carpophilum Thuem)’nin sorun olduğu yörelerde bahçe kurarken erken yetişen çeşitler tercih edilmelidir.

3.1.1.6. Hasat zamanı ve şekli
Bir bitkide zararlının zararı başlamadan hasadın yapılması ile zararın önüne geçilebilir. Örneğin, Buğday saparısı hasat geciktirildiğinde larvanın buğday saplarını kesmesi sonucu tüm ürün toprağa döküleceğinden zarar büyük olur. Pamukta erken ekim ve bunun sonucu erken hasat pamuklarda Pembe kurt zararının az olmasını sağlar. Ekinlerin erken hasat edilmesi süne zararını azaltabilir.
Fasulye ve mısırın erken hasat edilmesi Fasulye tohumböceği (Acanthoscelides obtectus (Say)) ve Mısır biti (Sitophilus zeamais Motsch.)’nin zararından kurtulmalarını sağlar.
Patates güvesi (Phthorimaea operculella Zell. (Lep.:Gelechiidae))'ne karış savaşta hasatın zamanında yapılması böylece yumruların topraktan çıkarılıp tarladan uzaklaştırılması en önemli kültürel önlemdir. Yonca hortumlu böceği birinci biçime kadar ürüne zarar verir. Bu nedenle biçimi 10-15 gün erken yapmakta fayda vardır.
Bezelye tohum böceği (Bruchus pisorum (L.)(Col.:Bruchidae)) zararını azaltmak için ürün olgunlaşınca hemen hasat edilmelidir. Fasulyede de benzer durum söz konusudur. Lahana kelebekleri (Pieris spp.(Lep.:Pieridae)) ve Trichoplusia ni (Hübner) zararını azaltmak için lahanalar olgunlaşınca hemen kesilmelidir.
Bazı bitkilerin hasadı şerit halinde ve zaman zaman yapılması ile burada bulunan doğal düşmanlar korunarak bunların diğer bitkilere geçmesi ve bitkilerde dengeli biçimde bir arada olması sağlanabilir.

3.1.1.7. Ekim nöbeti
Zararlılar bazı bitkilerde daha fazla zarar yaparlar. Bu nedenle bir bölgede aynı bitkinin üst üste yıllarca yetiştirilmesi, o bitkiye saldıran zararlının da aşırı çoğalmasına ve bunun sonucu fazla zarar yapmasına neden olur. Bitkilerin belirli aralıklarla nöbetleşe yetiştirilmesi ile bir bitkiye özelleşmiş zararlıların aşırı çoğalmaları dolayısıyla da aşırı zarar yapmalarının önüne geçilmiş olur. Münavebe özellikle toprakaltı zararlılarına karşı uygulanan ve başarılı sonuçlar alınan bir yöntemdir. Örneğin, nematodlar, telkurtları, mayısböceleri, toprak kökenli hastalıklar gibi toprakaltı zararlılarına karşı önerilen önemli tarımsal savaş yöntemidir. Bu nedenle münavebe programı oluşturulurken zararlılar göz önüne alınarak münavebe programı oluşturulmalıdır.
Ekim nöbetinde ana prensip sorun haline gelen zararlıyı azaltmak ya da yok edebilmek için konukçusu olmayan bitkileri devreye sokmaktır. Bitişik tarlada konukçusunu yetiştirmek sakıncalı olabilir. Ancak bazı toprak kökenli hastalık ve nematodlar için yakın tarlalarda ekim nöbeti sorun olmayabilir. Monofag (Bir tek bitkide beslenen) ve oligofag (bir veya birkaç familyanın bitkilerinde beslenen) veya türlerle savaş için bitki nöbetleşmesi çözüm olabilir. Özellikle yılda bir veya daha uzun sürede döl veren türler için bitki nöbetleşmesi etkili olup göç edebilen veya yayılma gücü yüksek zararlılar için değildir.
Patates bitkisi Telkurtlarına karşı hassas olup populasyonun fazla olduğu yerlerde ardından yonca yetiştirilmesi oldukça etkilidir. Tarla bitkilerinde zararlı akarlarla bitki nöbetleşmesi yapılarak mücadele edilebilir. Örneğin buğday, yulaf ve arpada zararlı Kırmızıbacaklı hububat akarı [Penthaleus major (Duges)(Acarina:Penthaloidae)]’nın zararı aynı tarlaya 2 yıldan fazla üstüste hububat ekilmeyince önlenebilir. Buğday zararlısı Ekin koşnili [Porphyrophora tritici (Bodenh.)(Hom.:Margarodidae)] ile savaşda bitki nöbetleşmesi etkilidir. Lahana galböceği [Ceutorrhynchus pleurostigma (Marsh.) (Col.:Curculionidae)] ile bulaşık arazilerde üstüste lahana, karnabahar ve turp dikilmemelidir.

3.1.1.8. Tuzak bitkiler
Yetiştirilen bitkilerin arasına zararlıların çok sevdiği ve tercih ettiği bitkilerin dikilmesi veya ekilmesiyle zararlıların bu bitkiler üzerinde toplanması sağlanır ve burada imha edilmesi kolay olur. Bu yöntem özellikle biyolojik savaş etmeni organizmaların da barınması ve varlıklarını sürdürmeleri açısından önemli bir yöntemdir.
3.1.1.8. Örtü bitkisi
Örtü bitkileri organik tarımda toprak korumak, sıcaklık, nem veya ışık ayarlaması yapmak veya başka nedenlerle yetiştirilmektedir. Zararlı yönetiminde, doğal düşman yoğunluğunu arttırıcı ve zararlının yoğunluğunu azaltıcı özellikler dikkate alınarak yapılan seçim ve yetiştirme planı ile örtü bitkileri yetiştirilmesi ile doğal denge sağlanabilir. Bunu yaparken aşağıda belirtilen maddeler dikkate alınmalıdır.
Örtü bitkilerinin organik tarım işletmesinde yetiştirilen bitkilerde önemli sorun oluşturabilecek zararlılara konukçuluk etmemesi gerekir.
Bölgede bulunan özellikle devamlı sorun olan zararlıların görsel veya besin olarak cezbolunduğu bitkiler seçilerek yetiştirilen ana bitkilere gitmesi önlenir.
İşletmede sorun olan zararlıların yoğunluğunu azaltacak bir tür veya çeşit olmalıdır. Toz oluşumunu önleyici dolaşısıyla kırmızı örümcek yoğunluğunu artamasını önleyecek bitkiler yetiştirilmelidir.
Mikroklimayı değiştirerek zararlı yoğunluğunun azalmasını sağlayacak bitkiler tercih edilebilir.
Doğal düşmanlara besin, barınak veya nem sağlayarak tür çeşitlililğini ve yoğunluğunu arttıracak bitkiler öncelikle yetiştirilmelidir.
Mikroklimayı değiştirerek zararlı yoğunluğunun azalmasını sağlayacak bitkiler tercih edilebilir.
Doğal düşmanlara besin, barınak veya nem sağlayarak tür çeşitliliğini ve yoğunluğunu arttıracak bitkiler öncelikle yetiştirilmelidir.
Kaliforniya'da bazı meyve bahçelerinde yapılan gözlemler örtü bitikisinin iyi seçilmesi önemini göstermektedir. Elma bahçelerinde baklanın örtü bitkisi olarak kullanılması durumunda Elma iç kurdu'nun %36.1 oranında zarar yaptığı, örtü bitkisi olmaması halinde ise %45 oranında zarar yaptığı belirlenmiştir. Kirazda ise yaprak pireleri önemli bir zararlı durumunda olmasına karşın myco_plasma benzeri organizmaları taşımaları nedeniyle önemli bir zararlı durumunda olup kışın soğuk dönemde örtü bitkisi olarak yetiştirilen yonca ve üçgülde çoğalmaktadır. Yaprak pirelerinin sıcak dönemde kirazda kışın soğuk dönemde örtü bitkilerinde beslenme ve barınmaları ile populasyonları artarak hastalığı bulaştırarak artmasına neden olmaktadır. Örtü bitkilerinin değiştirilmesi ile kışın yaprak pireleri populasyonunun azalmasını dolayısıyla hastalığın da azalmasını sağlar. Ceviz bahçesinde örtü bitkisi olarak yetiştirilen hububatlar yaprak bitleri ve Coccinellidler için uygun bir barınak oluşturur. Hububatların erken dönemde (yaprakbitleri tam olgunlaşmadan ve Coccinellidler'in beslenmesi için uygun döneme gelmeden) biçilmesi halinde Coccinellidler'in bahçe dışında besin araması ve dağılmalarına neden olmuştur. Bunun sonucunda da Ceviz ağaçlarında yaprakbiti yoğunluğu patlamıştır. Bitkilerin çoğu bol miktarda pollen oluştururlar. Pollenler aynı zamanda birçok avcı akarların (Euseius tularensis Congdon (Acari:Phytoseiiae) tarafından alternatif besin olarak tüketilirler. Bu avcı akarlar turunçgil ve avocado da zararlı olan akarlar üzerinde (Oligonychus punicae (Hirst), Acari:Tetranychidae)) üzerinde beslenmektedir. Kışın sonunda ve ilkbahar başlangıcında rüzgarlar ile pollenlerin sürüklenip biriktiği bahçelerde avcı akar yoğunluğunun daha önce ve hızlı arttığı ve zararlı akarların sorun olmadığı belirlenmiştir. Meşe ağacının pollenlerinin Kaliforniya'da martta olgunlaştığı, tek ve çift çenekli otların pollenlerin nisan ve mayıs aylarında olgunlaştığı dikkate alınarak ortamın ağaçlandırılması ve örtü bitkisinin seçilmesi avı akarların yoğunluğunun arttırılmasında önemli bir unsur olacaktır. Ancak bu durumda fazla pollen oluşumunun avı akarın zararlı ile beslenmesini önleyebileceği dikkate alınarak ağaç miktarı ve örtü bitkisi seçilmelidir.
Örtü bitkileri aynı zamanda yabancı otların çimlenmesini ve çıkışını önler. Allelopatik etkiler ile çevresinde yabancı ot gelişmesine izin vermez. Çeltiğin domates tarlalarında örtü bitkisi olarak yetiştirilmesi ile yabancı ot sorununun olmadığı saptanmıştır. Örtü bitkisi olarak şalgam yetiştirilmesi halinde yabancı otlara etkisi % 73-85 oranında olmuş; Phytium spp. hastalığının azalmasına neden olduğu saptanmıştır. Yoncanın Sclerotium rolfsii hastalığını önlemede önemli olduğu belirtilmiştir.
Örtü bitkisi seçilirken yerli floraya öncelik verilmelidir. Çünkü bu çevreye uyum sağlamış doğal düşmanların çoğalmasını sağlar. Örtü bitkilerinin şerit halinde yetiştirilmesi, biçilmesi veya sürülmesi bu işlerin zamanlaması doğal düşman populasyonunun destekleyici ve zararlı populasyonunu azaltıcı şekilde yapılmalıdır.

3.1.1.8. Bitki artıklarının ve yabancı otların yok edilmesi
Zararlılarla savaşta hasat sonrası tarlada kalan bitki artıklarının yok edilmesi büyük önem taşır. Çünkü bu kalıntılar, birçok zararlı için kışlama ve barınma yeridir. Örneğin Mısır kurdu kışı tarlada kalan mısır sapları içinde geçirir. Pembe kurt kışı tarlada kalan veya yere dökülmüş kör, yani açılmamış pamuk kozalarında geçirir. İşte hasat sonrasında tarlada kalıntıların yok edilmesi, bazı aletler yardımıyla parçalanıp pullukla gömülmesi, yukarıdaki gibi zararlıların populasyonlarının önemli düzeyde düşürülmesine neden olacak bir kültürel önlemdir. Bu kalıntıların bazı durumlarda yakılması da önemlidir. Ancak yakılması bunların doğal düşmanlarının da yok edilmesine neden olduğundan fazla tercih edilmemelidir.
Yaprak galerigüveleri, kırmızı örümcekler gibi zararlılar yere dökülmüş yapraklarda veya bunların aralarında kışı geçirir. Bu yaprakların kış başlarında toplanıp gömülmesi ve bazı durumlarda yakılması populasyonlarının azalmasında önemlidir.
Tek yıllık bitkilerde zarar yapan nematodlar, yaprakbitleri, yaprak pireleri ve bazı Heteropter'ler yumurtalarını yabancı otlar üzerine bırakırlar veya önce yabancı otlarda beslenir sonra kültür bitkilerine geçerler. Bahçelerde ve tarlalarda yabancı otlarla savaşda biçme, çapalama veya toprak işlemesiyle savaş yapılmalıdır. Yabancı otların yakılarak yok edilmesi, aynı tarlada kalıntıların yakılarak yok edilmesinde olduğu gibi doğal düşmanların ve birçok tozlayıcı böceklerin yok edilmesine de neden olacağından uygulanması sakıncalıdır.
Tarla kenarındaki yabancı otlar zararlı ve doğal düşmanlar açısından kontrol edilmelidir. Bunlarda zararlılar çok yoğun doğal düşmanlar yok ise tohum bağlamadan biçilmeli veya elle yolunmalıdır.
Tarla içindeki yabancı otlar ile savaşda ise her bitki için yabancı ottan temiz olması gerekir kritik dönem geçinceye kadar çapa veya yolma ile yabancı otlar yok edilmelidir. Bu dönemden sonra yabancı ot gelişimine yetiştirilen bitkinin fenolojisi de dikkate alınarak belirli oranlarda izin verilebilir. Bunun için her bitkinin kritik dönemi bilinmelidir.

3.1.2. Mekaniksel savaş
Mekaniksel savaş zararlıları yok edebilmek veya zarar yapmalarını önlemek için el veya araçlar kullanılarak yapılan savaş şeklidir. Yoğun olarak bulunan bazı zararlıların populasyonları, el veya tel fırca ile ezilmek suretiyle düşürülebilir.
Süne’nin çiftçiler tarafından elle toplanması ve devlet tarafından satın alınması ile mekaniksel savaş 1928 yılında Türkiye’de uygulanmaya başlanmıştır. Gerek elle toplama gerekse Süne kışlaklarındaki gevenlerin yakılması işlemi 1955 yılına kadar sürmüştür. Günümüzde Zeytin kızıl kurdu (Clinodiplosis oleisuga) 1955’ten beri, Fıstık karagöz kurdu (Hylesinus vestitus M.R.) 1966’ dan beri, Asma ağustos böceği [Klapperichicen (=Chloropsalta) viridissima Walker] savaşında ise 1955’ ten beri mekanik olarak uygulanmaktadır.
Asma ağustos böceği savaşında tesadüfen seçilen 100 adet yumurta bırakılmış dalın %50 sinde yumurtalar pembe renk aldığında dal kesme işlemine geçilir. Yara yerlerinin altından kesilen dallar güneş altında bırakılarak 24 saat içinde dalların suyunun çekilmesi ve yumurtaların ölmesi sağlanır. Bu işlem genellikle ağustos’ta başlar ve 12-13 gün içinde biter. Ayrıca sabah uyuşuk halde bulunan erginler elle toplanıp imha edilir. Bu da haziranın son haftası başlayıp temmuz sonu biter. Asma ağustos böceği nimfleri gelişmesini 5 yılda tamamladığı için zararlı ile bulaşık bir bölgede yapılacak savaş en az 5 yıl üst üste sürmelidir.
Meyve ağaçlarında Altın kelebek (Euproctis chrysorrhoea L.) savaşında de kışın ağaçlar üzerinde bulunan kışlık yuvaların makasla kesilerek toplanması ve bahçeden uzaklaştırılması gerekir.
Kanlıbit (Pterochloroides pesicae (Chol.)), ilkbahar aylarında elma ağaçlarında sürgün ve dallarda koloni halinde bulunan Elma pamuklubiti (Eriosoma lanigerum (Hausm.)) nimf ve erginleri bir eldiven veya tel fırça yardımıyla elle ezilerek öldürülür. Meyve ağaçlarının gövdelerinde odun dokusunda galeri açarak zarar yapan Ağaç sarıkurdu, Ağaç kızılkurdu ve Cerambycidae larvaları galerilerine tel sokularak öldürülmek suretiyle populasyonları azaltılır.
Pembekurt larvalarına karşı savaşda hasattan sonra tarlada kalan bitkilerin saplarının kesilmesi ile yok edilmiş olur. Yine çırçır fabrikalarında pamuk lifleri alınırken, Pembekurt larvaları da ezilerek öldürülmüş olur. Bu nedenle pamuk hasatından sonra saplar tarlada bırakılmamalı ve hemen çırçırdan geçirilmelidir. Bu uygulamaların yapıldığı alanlarda Pembe kurt sorunu yaşanmamaktadır.
Şeftali bahçelerinde zararlı olan Bakla zınnı (Epicometis hirta (Poda) (Col.:Scarabeidae)) sabahın erken saatlerinde hareketsiz olurlar. Bu nedenle, erginlerin az hareketli oldukları sabahın erken saatlerinde, ağaçların altına çarşaflar serilmeli ve ağaçlar kuvvetlice silkelenerek, ergin böceklerin çarşafın üzerine düşmesi sağlanmalı ve düşen böcekler toplanarak öldürülmelidir. Ayrıca, ağaçların altına, mavi renkli kaplar veya leğenler yerleştirilir ve bu kaplar yarısına kadar su ile doldurulur. Ergin böcekler, mavi renge yönelerek, kapların içindeki suya düşer. Düşen böcekler, her gün toplanarak yok edilir.
Sitophilus granarius (L.), S. Oryzea (L.) gibi ambar zararlıları entoleter denen bir alet yardımıyla tümüyle yok edilebilmektedir. Bu alette çok hızlı dönen bir disk üzerine düşürülen taneler disk üzerinde kalırken, böcekler disk üzerinde kalmayıp hızla aletin iç duvarına çarpar ve sonuçta parçalanarak ölürler.
Özellikle grup halinde yaşayan zararlıların kendileri bulundukları bitki organları ile birlikte kesilip toplanarak zararlarının önüne geçilebilir. Örneğin Çamkese tırtılı ve Altınkıçlı kelebek gibi zararlılar kış aylarında grup halinde bulundukları keselerin, üzerindeki bitkilerin dalları ile birlikte kesilerek gömülmesi, bitkilerden uzaklaştırılması veya yakılması suretiyle öldürülür. Bu yöntem söz konusu zararlılara karşı uygulanabilecek en etkili savaş yöntemidir. Akdeniz meyvesineği, Elma içkurdu gibi zararlılardan zarar görmüş meyveler yere dökülürler. Bu meyveler bahçelerde toplanıp derin çukurlara gömülmek suretiyle zararlı populasyonları önemli ölçüde azaltılmış olur. Bazı böceklerin grup halinde bulunan yumurtaları da bulundukları bitki aksamı ile birlikte kesilip toplanarak populasyonları düşürülebilir. Asma ağustosböceği, Kambur üçgenböceği yumurtaları bu şekilde imha edilebilir.
Patates böceği’nin ergin ve larvaları büyük olduğu için kolayca görülebilir. Küçük alanlarda larva ve erginleri toplayarak yok etmek, yumurtalarını ezmek, oldukça etkilidir.
Yine meyve ağaçlarında zarar yapan Amerikan beyaz kelebeği (Hyphantria cunea Drury (Lep.:Arctiidae) ile savaş için kısa gövdeli ağaçlara bırakılan yumurta paketleri toplanıp imha edilmeli, haziran ve ağustosta H. cunea ile bulaşık ağaçlar üzerinde ağ içinde bulunan larva kümeleri kesilip yakılmalıdır. Yine aynı aylarda bulaşık ağaçların gövdelerine oluklu karton şeritler, saman ve otlardan yapılmış olan kuşaklar 50-60 cm uzunluğunda ve 10-15 cm eninde sarılır. Bu kuşaklar pupa olmak için toplanan larvalarla beraber imha edilir.
Badem içkurdu (Eurytoma amygdali End. (Hym.:Eurytomidae) ile bulaşık bahçelerde hasat sırasında veya kış aylarında ağaçlar üzerindeki ve yere dökülen kurtlu bademleri toplayarak yakmak veya çok derin bir şekilde toprağa gömmek zararlıya karşı etkilidir.
Turunçgillerde zararlı Bakla zınnı (Epicometis hirta (Poda) (Col.:Scarabaeidae)) erginlerinin daha hareketsiz olduğu sabahın erken saatlerinde ağaçlar altına çarşaf serilerek ağaçlar silkelenir ve düşen erginler toplanır.
Doğu meyve güvesi (Cydia molesta Busck.(Lep.:Tortricidae)’nin ilk döl zararı sürgünlerde olmaktadır. Saldırıya uğrayan şeftali sürgünleri haftada bir kesilerek meyve zararı azaltılır.
Elma gövdekurdu (Synanthedon myopaeformis (Bork.) (Lep.:Sesiidae)) ile bulaşık elma bahçelerinde kabuklardaki larvalar kış döneminde bıçakla temizlenmeli ve açılan yaralar macunla kapatılmalıdır.
Meyve ağacı dipkurtları (Capnodis spp. (Col.:Buprestidae)) ile savaşında da sabahın erken saatlerinde dibine dökülmüş ve sap dibi yenik yapraklı fidanlar hızla sarsılarak yere dökülen erginler toplanıp yok edilmeli, ağacın etrafındaki yüksek boylu otlu bitkiler yok edilmeli, kabuklubit sorunu yoksa gövdelere kireç sürülerek yumurta bırakması engellenmelidir.
Şeftali güvesi (Anarsia lineatella Zell.(Lep.:Gelechiidae)'na karşı bulaşık sürgünler haftada bir 8-10 cm uzunluğunda kesilip larva ile birlikte yok edilmelidir.
Meyve ağacı yazıcı böcekleri (Scolytus spp. (Col.:Scolytidae)) ile savaşda budama artıkları bahçeden uzaklaştırılıp yakılmalıdır. Mart, haziran ve eylül aylarında olmak üzere yılda üç kez ağaçlara kurumuş dallar tuzak olarak asılmalı, bu tuzaklarda talaş görülür görülmez hepsi toplanıp yakılmalıdır. Özellikle fidanlıklarda yerde kuru dal bırakılmamalıdır. Antepfıstığı karagözkurdu (Hylesinus vestitus M.R. (Col.:Scolytidae)) savaşı de benzer şekilde şubat, mart aylarında kuru dalların 10 ağaçtan birinin altına veya gövdesine tuzak olarak bırakılarak yapılır. Filizkıran (Phloeotribus scarabaeoides Bern. (Col.:Scolytidae)) savaşı de aynı yöntemle yapılır.
Antepfıstığı gözkurdu (Thaumetopoea solitaria Frey. (Lep.:Thaumetopoeidae))'nun yumurta paketleri kışın dallar üzerinde görüldüğünde ezilmelidir. İlkbaharda larva grupları da ezilerek yok edilir.
İncir maymuncuğu (Otiorhynchus davricus Lona ve O. meridionalis Gyll. (Col.:Curculionidae)) kışlamak ve barınmak için ağaç altında kökboğazı çevresinde bulunan taşların altını tercih ettiği için buralara yassı geniş taşlar bırakıp ara sıra burada toplanan erginleri yok etmek gerekir.
Kanlı balsıra ile bulaşık bahçelerde bir çuval parçası ile kışın bulaşık olan emzikler dipten uca doğru temizlenebilir.
Monilya (Sclerotinia laxa Aderh. Et Ruhl., Sclerotinia fructigena Aderh. Et Ruhl.) ile bulaşık ağaçların üzerindeki kuruyan dallar, sağlam kısmın 2-3 cm altından kesilerek bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Mumyalaşarak ağaçların üzerinde kalan ve yere dökülen meyveler toplanıp imha edilmelidir.
Zararlıların meydana getirecekleri zararları hendek, çit, örtü ve bazı ürkütücü araçlarla azaltmak mümkündür. Domuzlara karşı bahçelerin kenarlarına hendek kazılır veya çit gerilerek zararları önlenebilir. İncir güvesi erginlerinin yumurtalarını yazın incir kurutma sergilerindeki meyveler üzerine bırakmalarını önlemek amacıyla sergiler akşam üzerleri ve geceleri naylon veya sık dokulu bir bez ile örtülür. Böylece büyük ölçüde zararın önüne geçilebilir. Kuş zararını önlemek için tarlalara veya bahçelere bitkiler üzerine ipler gerilerek veya bazı parçalar bu iplere asılarak kuşların yaklaşması engellenmiş olur.
Tuzaklar böceklerin yönelimlerinden ve bazı davranışlarından yararlanmak amacıyla geliştirilmiş yakalama araçlarıdır. Tuzaklar yardımıyla zararlılar kitle halinde yakalanabilirler. Bu konudaki uygulamalar her zararlının davranışlarına göre değişik tuzak tiplerinin kullanılmasıyla yapılmaktadır. Bağ maymuncukları Alt kanatlara sahip olmadıklarından uçamazlar. Bunlar, gündüzleri omcaların kök boğazı çevresindeki toprak çatlakları arasında gizlenirler. Geceleri ise omca üzerine çıkıp henüz kabarmakta olan gözleri kemirirler. Gün ışımaya başlayınca tekrar kök boğazı çevresine toprağa inerler. Omcaların gövdelerine çepeçevre 8-10 cm genişliğinde yapışkan bir macun, kuşak halinde sürüldüğünde Bağ maymuncukları omca üzerine çıkışları ve kök boğazına inişleri sırasında bu yapışkan macuna yapışıp kalırlar. Böylece yapışıp kalmış böcekler 2-3 günde bir temizlenmelidir. Aksi halde yapışıp kalan böcekler macun üzerinde bir tabaka oluşturacağından diğer böcekler bu tabaka üzerinde yürüyerek omcaya ulaşabileceklerdir. Bu yapışkan macunlar ostiko adı verilen petrol ürünü yapışkanlar veya Raupenleim gibi adlar altında özel olarak imal edilmiş maddelerdir.
Yapışkan maddeler diğer tuzaklarla bir arada kullanılarak böceklerin kitle halinde yakalanmasında da yararlanılır. Örneğin, kiraz sineği, yaprakbitleri ve Cüce ağustos böcekleri gibi zararlılara karşı sarı renk tuzaklarına yapışkan maddeler sürülerek, eşeysel cezbedici tuzaklara yine yapışkan maddeler sürülerek böcekler yakalanmış olurlar. Böylece renk veya feromon gibi vasatların çekiciliğine kapılarak tuzağa hızla ulaşan böcekler, yapışkan maddeye takılıp kalırlar.
Yapışkan maddeler doğrudan bitki üzerine püskürtülerek beyaz sinekler, yaprakbitleri, kabuklu bitlerin hareketli nimfleri, kırmızıörümcekler gibi zararlıların bitki yüzeyine yapışıp kalarak öldürülmeleri için de kullanılırlar. Örneğin Polikyl adı verilen yapışkan, bazı yaprakbitleri, kırmızıörümcekler ve yaprakpirelerine karşı bazı batı ülkelerinde kullanılmaktadır.
Böcekler için bazı cezbedici maddeler, örneğin fermente olmuş meyve suları, pekmez, melas, şarap tortuları, sirke veya protein hidrolizat gibi maddeler genellikle zehirli maddelerle birlikte kullanılır. Böylece böcekler bir yere toplanır ve zehirli maddenin etkisiyle de öldürülür. Sonuçta hem ilaçlama masraflarından tasarruf sağlanmış ve hem de doğal denge, yapılan kısmi ilaçlama ile korunmuş olur.
Akdeniz meyve sineği ve Zeytin sineği gibi zararlılara karşı kimyasal savaşta zehirli yem kısmi dal ilaçlaması yöntemi uygulanır. Bu yöntemde cezbedici olarak protein hidrolizat, zehirli madde olarak bir insektisit kullanılır. Bu karışımla ağaçların güney-doğuya bakan 1 m2’lik bir dalı ilaçlanır. Üstelik ilaçlamalar bir sıra atlanarak yapılır. Böylece ergin sinekler cezbedici madde ile ağacın ilaçlanan dalına çekilir ve karışımda bulunan zehirin değme etkisi ile öldürülmüş olur. İkinci ilaçlamada ise birincide ilaçlanmayan sıralar ilaçlanır. Böylece ilaç ve ilaçlama masraflarından tasarruf sağlanır ve ilaçlanmayan kısımlarda doğal düşmanların barınabilme fırsatı bulmaları nedeniyle doğal denge büyük ölçüde korunmuş olur.
Yaprak bükenler Archips spp., Salkım güvesi gibi kelebekler melas, pekmez, şarap ve bunların karışımından oluşan cezbedici yem tuzaklarla kitle halinde yakalanabilir. Bu tuzaklar birçok Diptera ve Hymenoptera türleri için de kullanılabilir.
Bazı böceklerin kışlamaları için tuzaklar hazırlanır ve bunlar kış sonlarında toplanarak üzerinde veya içinde toplanmış böcekler toplu halde öldürülür. Örneğin Danaburnu’na karşı sonbaharda sebze bahçelerinde 20-30 cm toprak derinliğine 1-2 kürek at gübresi konur ve üzeri toprakla örtüldükten sonra işaret olması için bir kazık çakılır. Bu şekilde kışlak tuzağı bahçenin değişik yerlerinde hazırlanır. At gübresinin sıcak gübre olması nedeniyle Danaburnu nimf ve erginleri kışlamak üzere buralara toplanır. Kış sonunda yani şubat sonlarında buralar açılarak nimf ve erginler toplu olarak imha edilir.
Yazıcıböcekler Scolytidae türlerine karşı ekim sonlarında ağaçlara demet halinde kuru dallar asılır. Bu böcekler kuru veya zayıflamış ağaçları tercih ettiklerinden kışlamak üzere asılan bu kuru dallara toplanırlar. Bu dalların kabuk altlarında açtıkları galerilerde kışı geçirirler. Kış sonlarında demet halinde ağaçlara asılmış kuru dallar toplanıp yakılarak yazıcıböceklere karşı etkili bir şekilde savaşılmış olur. Fıstık karagözkurdu ve diğer birçok yazıcıböcek türüne karşı önerilen en etkili savaş yöntemi günümüze de yukarıda açıklanan şekilde kışlak tuzaklarıyla yapılmaktadır.
Küçük bahçelerde eylül ayı sonlarında elma ağaçlarının gövdelerine eski çuval parçaları veya oluklu mukavvalar sarılır. Elma içkurdu larvaları kışlamak üzere buralarda toplanırlar. Kış aylarında bunlar toplanıp imha edilerek zararlı populasyonu önemli ölçüde azaltılır. Benzer uygulama bağlarda omcalarda yapılarak bağ maymuncukları önemli düzeyde azaltılabilir.
1950 yılına kadar yurdumuzda çekirgelere karşı uygulanmış bir yöntem de engel tuzaklardır. Sürü halinde bulunan çekirge nimflerinin hareket yönüne dik olarak kilometrelerce uzunlukta 60-70 cm yüksekliğinde çinko levhalar dik olarak yerleştirilir. Bu sürü tarafına gelen yerin hemen önüne 1-02 m derinliğinde ve 1 m kadar genişliğinde hendekler kazılır. Gelen çekirge sürüsü önce tuzağa çarpar ve sonra hendeğin içine düşerek birbirleri üzerine yığılırlar. Daha sonra bunların üzeri toprakla örtülerek gömülürler. Bu yöntemle 1945 yılındaki Çöl çekirgesi salgınında 37 000 ton çinko levha kullanılmıştır.
Böceklerin ışığa yönelimlerinden yararlanarak geliştirilmiş tuzaklara ışık tuzakları denilmektedir. Değişik renkte ve nitelikteki ışığa cezbedilen böcekler bir yüzeye çarparak tuzağın toplayıcı kısmı içine düşür. Toplayıcı kısmında sürekli zehirli gaz verici maddeler bulunur bu maddeler yardımıyla böcek öldürülür veya toplayıcı kısmı içine düşen böcek dışarı çıkamayıp bu bölümde kalır.
Böcekler bazı renklere cezbedilirler bunlardan yararlanılarak böceklerin cezbedildiği renkte düz veya silindirik şekilde değişik tuzaklara yapışkan madde sürülerek buraya gelen böceklerin yapışıp kalması ve yok edilmesi sağlanır.
Fare ve kör fareler için değişik şekilde ve yapıda kapanlar kullanılır. Bu kapanlara peynir ekmek ve benzeri besinler fareleri çekici olarak konur.

3.1.3. Fiziksel savaş
Zararlıların yaşadıkları ortamın fiziksel özelliklerini değiştirmek suretiyle zararlıları yok etmeye veya faaliyetlerini azaltmaya yönelik uygulamalara fiziksel savaş adı verilir. Sıcak hava uygulaması Sitophilus spp., Ephestia spp. gibi depolanmış ürünlerde zarar yapan böceklere karşı uygulanır. Hububat 52-55 0C sıcaklıkta etüv veya fırınlara konularak zararlılar öldürülürler. Yumru, kök, soğan gibi toprakaltı organları veya çelik, fidan ve tohum gibi üretim organları sıcak su içinde belirli bir süre tutulması sonucu yok edilebilir. Bunu yaparken zararlıları öldürürken bitki organlarının canlılıklarını muhafaza etmesine dikkat etmek gerekir.
Fidelik ve seralarda ekimden önce toprakta bulunan zararlıları öldürmek amacıyla kullanılır. Bu amaçla geliştirilmiş buhar kazanlarından yararlanılır. Bu özellikle çiçek ve sebze fidelikleri ve seralarında uygulanan genel bir sterilizasyon yöntemidir. Böylece birçok zararlı yok edilebilir.
Toprağın, güneş radyasyonunun meydana getirdiği sıcaklık yardımıyla dezenfekte edilmesi şeklinde kısaca tarif edilebilecek bu yöntem toprak patojenleri nematodlar, toprak böcekleri ve yabancı otlara karşı etkili olabilmektedir.
Yüksek frekanslı elektrik akımı ile ısıtma, mikrodalga veya kızılötesi ışın yoluyla ambar zararlısı böceklere karşı uygulanabilen bir yöntemdir. Ancak bu yöntemler oldukça pahalı olduğundan uygulama alanı da geniş değildir.
Düşük sıcaklıklar zararlıların yaşama ve çoğalma faaliyetlerini azalttığı veya durdurduğu için bazı böceklere karşı savaşta yararlanılabilir. Yaş sebze ve meyveler 1-2 0C sıcaklıktaki depolarda saklanmak suretiyle hem uzun süre muhafaza edilebilirler hem de bazı böceklerin zararlarından korunabilirler.
Bitkiler veya toprak bir süre su altında bırakılınca özellikle toprakaltı zararlılarının bir kısmı ölür. Bir kısmı da toprak yüzeyine çıkar ve böylece öldürülür.
Tohum böcekleri ile savaşda tohumlar suya daldırılarak böceklerin su yüzüne çıkması sağlanır. Böylece böcekler yok edilerek tohumlar ekilir.
Mineral tuzlar ve kül; böcek ve akar gibi yumuşak vücutlu böceklerin vücudunda çizikler meydana getirip bu çiziklerden vücut suyunun kaybolmasına ve giderek böceklerin ölmesine neden olurlar. Ambarlanmış tahıl ve baklagil tohumları slikat, talk ve benzeri mineral maddeler, volkanik küllerin tozları ile karıştırılarak ambarlandığında etkili bir savaş yapılmaktadır. Ayrıca trips, yaprak bitlerine karşı elenmiş ince kül veya tozlar bitkiler üzerine serpilerek zararlıların fiziksel yolla ölümlerine neden olunur.
Depoya CO2, O2 ve Azot gazlarını değişik oranda vererek zararlı böcekler öldürülebilir. Bu yöntem sadece kapalı hacimlerde kullanılır. Depoda O2 oranı %1’den az veya CO2 oranı % 60 civarında bulundurulacak olursa ve bu koşul birkaç hafta devam ederse zararlılar tamamen yok edilmiş olur. Yaş meyve depolarında O2 oranı %2 civarında tutulursa Elma içkurdu larvalarının daha yüksek oranda öldüğü saptanmıştır. Vakumlu depolarda hava basıncının 100 mm civa basıncına kadar düşürülmesiyle zararlılar tümüyle yok edilmiş olur.
Radyasyon hem doğrudan öldürerek hem de erkek veya dişi bireyleri kısırlaştırarak döl vermesi engellenir. Ambarlanmış ürünlerde bulunan zararlılara karşı radyasyon kullanılmaktadır. Zeytin sineği ve Akdeniz sineğine karşı kısırlaştırılmış bireyler salınarak savaş yapılmaktadır. Ancak bu yöntemin başarılı olabilmesi için üretim alanının isole edilmiş bir yer olması gerekir.

3.1.4. Biyoteknik yöntemler
Böceklerde beslenme, çiftleşme, savunma, gizlenme, kaçma vb. davranışları belirlemede etkili olan bazı salgılar vardır. Bunlara feromon denilmektedir. İşlevlerine ve özellikle biyolojik etkinliklerine göre feromonlar çiftleşme veya seks feromonları, alarm feromonları, afrodisiac yani çiftleşmeyi arttıran feromonlar, toplanma feromonları, iz-işaret feromonları ve sosyal böceklerdeki kraliçe yetiştirme feromonları olarak adlandırılırlar. Böcek feromonlarının bazıları, doğal veya yapay olarak üretilerek, zararlıların biyoloji, fizyoloji veya davranışlarını bozacak şekilde uygulanması ile yapılan savaşa biyoteknik yöntemler adı verilir.
Zararlılarla savaşta feromonlar doğrudan veya dolaylı olarak kullanılırlar. Zararlıların populasyonunu izleyerek savaş zamanının belirlenmesinde feromonlar dolaylı olarak kullanılırlar. Kitlesel tuzaklama veya çiftleşmeyi engelleme veya feromon+zehir uygulaması ile doğrudan savaşda kullanılmaktadır.

3.1.4.1. Kitlesel Tuzaklama
İnsektisit kullanımını engellemeyi veya en aza indirmeyi hedefleyen yöntem, feromon tuzakları, besi tuzakları, visuel tuzaklar yada bunların kombinasyonu ile uygulanır. Her hangi bir plantasyona asılan izleme tuzaklarıyla ilk ergin çıkışı saptanır saptanmaz belirli aralıklarda yoğun olarak aynı tip tuzaklar yerleştirilir ve zararlı populasyonundan hedeflenen eşeye ait bireyler cezbedilip yakalanarak eşeysel oran bozulur. Türün çiftleşme şansı azalacağı için doğada yumurta bırakılamaz ve zararlı populasyonu giderek azalır. Bazı durumlarda kimyasal savaşa gerek kalmaz ya da mümkün olan en az sayıda ilaçlama yapılabilir. Üzerinde önemle durulması gereken konular; tuzakların birbirine uzaklığı, belirli alanda bulunması gereken tuzak sayısı ve tuzaklardaki cezbedicilerin yenilenme aralığıdır. Yöntem pratiğe verilmeden önce bu parametrelerin hedef zararlı için en ekonomik ve en etkin olanı saptanmış olmalıdır. Doğadan mümkün olduğunca en uzun sürede en fazla sayıda birey çekebilmesi için zaman zaman iki ya da üç farklı cezbedici aynı tuzağa yerleştirilerek kullanılabilir.

3.1.4.2. Görsel Tuzaklar
Görsel ya da renk tuzaklarının yaygın kullanıldığı zararlılar meyve sinekleri, beyaz sinek, Thripsler, ve yaprak galeri sinekleridir. Maksimum 500-520 nm arasında yansıtmaya sahip sarı renk Bactrocera oleae için en etkilisidir. Thripsleri ise sarı ve mavi renk cezbeder. Çekici olarak kullanılacak renkteki bir levha üzerine kurumayan yapışkanla sürülür zararlının bulunduğu plantasyona belirli aralıklarla yerleştirilir. Türe göre ağaç ya da bitki dallarına, seralarda ise bitkilerin 10-15 cm üzerine gelecek şekilde sırıklara bir ip ya da tel yardımıyla levhalar asılır. Yunanistan’ da Zeytin sineği'ne karşı bu tablalar düşük dozda hazırlanmış insektisit solüsyonlarına daldırılarak da kullanılmaktadır. Ülkemizde örtü altı sebze yetiştiriciliğinde beyazsinek, yaprak galerisineği ve tripse karşı sarı yapışkan tuzaklar kullanılmaktadır. Sicilya’ da krizantem seralarında thrips, Avusturya ve Sicilya’da ise domates ve hıyar seralarında beyazsinek ile savaşda kullanılmaktadır. Yakalama etkinliğini yitirmemesi için birkaç haftada bir kirlendikçe yenisi ile değiştirilmelidir.

3.1.4.3. Feromon tuzakları
Kullanımına en sık rastlanan materyal, türe özgü olan ve bireylerin çiftleşme çağrısı olarak karşı eşeyi cezbetmek için salgıladığı feromon maddesi ve bu feromonla hazırlanan tuzaklardır. Ya doğal olarak böceğin abdomeninden ekstrakte edilerek ya da sentezi yapılıp üretilerek bu maddelerden tuzak sistemlerinde yararlanılır. Türe özgü feromon kapsül ya da dispenser denilen yayıcılara belirli miktarda emdirilir. Türü en çok cezbeden renk ve biçimde hazırlanan tuzağa kurumayan yapışkan sürülmüş bir tabla yerleştirilir ve bunun üzerine de feromon kapsülü tutturulur. Bitkinin dalına veya bir sırığa telle ya da iple bu tuzaklar uygun aralıkta ve yükseklikte, tür için önemli ise hakim rüzgar yönünde yerleştirilir. Feromonu algılayan karşı eşey tuzağı bulur ve yapışkan tabla üzerine düşerek çok sayıda yakalanır. Bir feromon tuzağından beklenen en önemli özellik, ömrü süresince feromonu en etkili miktara yakın oranda ve sürekli olarak yaymasıdır. Şu anda 600’un üzerinde böcek türünün feromonu tanımlanmış olmasına rağmen çok azına karşı bu savaş yöntemi kullanılmaktadır (Çizelge 1).

Çizelge 1. Kitlesel tuzaklama’da feromonun kullanıldığı türler
Takım Familya Tür Bitki ve Ülke
Coleoptera Apionidae Cylas formicarius (F.) Tatlı patates-Japonya
Elateridae Melanotus okinawensis Ohira Şekerpancarı-Japonya
Scolytidae Dendroctonus micans (Kug.) Doğu ladini-Türkiye
Ips sexdentatus (Börner) “ “
Orthotomicus erosus (Well.) İbreliler-Türkiye
Xyletorus lineatus??? İğne yapraklı-Türkiye
Trypodendron lineatum (Ol.) Orman-Yugoslavya
Lepidoptera Gelechiidae Pectinophora gossypiella Saund. Pamuk-ABD
Hyponomeutidae Prays citri (Mill.) Limon-İsrail,Türkiye
Prays oleae (Bern) Zeytin-Yunanistan
Lymantridae Lymantria dispar (L.) Orman-Yugoslavya
Lyonetidae Leucoptera scitella (Zell.) Meyve-Romanya
Noctuidae Earias insulana (Boisd.) Pamuk-Suriye
Spodoptera littoralis (Boisd.) Pamuk-İsrail
Sesiidae Synanthedon myopaeformis (Borkh.) Elma-Türkiye
Synanthedon pictipes (G.&R.) Kiraz-ABD
Tortricidae Adoxophyes orana F. v. R. Elma-Hollanda
Argyrotaenia velutinana (Wlk.) Elma, Bağ-ABD
Cydia pomonella (L.) Elma-İsviçre, ABD, Türkiye
Grapholita funebrana (Tr.) Meyve-Romanya
Lobesia botrana Den.-Schiff. Bağ-Romanya

3.1.4.4. Besin Tuzakları
Zararlının kokuyu çok uzak mesafelerden alarak yönelebileceği ve genellikle fermente olabilen maddeler belirli oranda karıştırılarak uygun büyüklükte kaplara konup bitki veya ağaç dallarına bir ip ya da tel yardımıyla asılır. Kokuya gelen böcekler kabın ağız kısmından içindeki sıvı ortama düşerek yakalanırlar. Bu tip tuzakların her hafta kontrol edilerek eksilen miktarda sıvının eklenmesi ve 15 günde bir karışımın yenilenmesi zorunluluğu vardır. Ancak hazırlama kolaylığı ve ucuzluk gibi avantajlara sahiptir.
Savaş amaçlı Ege Bölgesi’nde Archips rosanus L.’a karşı şarap, sirke, şeker ve su karışımı kullanılmaktadır. Elma gövdekurdu için su, pekmez ve ekmek mayasından oluşan karışım Orta Anadolu Bölgesi’nde feromon tuzaklarından daha başarılı bulunmuştur.
Zeytin sineği'ne karşı geliştirilen besi tuzaklarında ise amonyak solusyonları ya da amonyum tuzları, protein veya maya izolatları, heterocyclic aminler, meyve uçucuları (hexanol, octanal, nonanol, nonanal) kullanılır. Yunanistan’da bu tuzakların yapışkan tablaları insektisit solusyonlarına daldırılır.

3.1.4.5. Tuzak Kombinasyonları
Besi-görsel tuzak kombinasyonu
Bu kombinasyon Kiraz sineği (Rhagoletis cerasi L.) için % 5'lik amonyum fosfat kapsülü takılmış sarı yapışkan tuzaklardır. Bu kombinasyona Yunanistan’da kemosterilantlar (kısırlaştırıcı) eklenerek zeytinde Zeytin sineği savaşında kullanılmıştır. Günümüzde de amonyak salan dispenserlerle kombine edilmiş sarı yapışkan tablalar aynı zararlıya karşı kullanılmaktadır.

Feromon-Besi tuzak kombinasyonu
Zararlı populasyonundan hem erkek hem de dişi bireyleri çekmeyi, böylece etkinliğini arttırmayı amaçlayan kombinasyonlardır. Zeytin sineği feromon tuzakları uzun mesafeli etkiye sahip olup erkekleri çeker, amonyum tuzları ile hazırlanan besi tuzakları ise kısa mesafeli dişi çekicileridir. Bu kombinasyonlar bireylerin çiftleşme şansını daha da azaltır. 15x20 cm boyutlarında doğal renkli kontrplak levhalar 15 dakika süre ile %0,05 aktif madde içeren deltamethrin solüsyonuna daldırıldıktan sonra üzerine 20 ml’lik amonyum karbonat dolu polythene şişe ve 50 mg’ lık feromon karışımıyla dolu dispenserler yerleştirilmiştir. Polythene şişelerin kapağında amonyağın buharlaşması için küçük bir delik bırakılmıştır.

Feromon-görsel tuzak kombinasyonu
Sarı renge boyanmış sert plastik dikdörtgenler kurumayan bir yapışkanla kaplanıp üzerine spesifik feromon (1,7 dioxaspiro (5,5) undecane) emdirilmiş kapsül yerleştirilerek yaratılan kombinasyon Zeytin sineği ile savaşda kullanılmaktadır.

Feromon-besi-visuel tuzak kombinasyonu
Hem türe özgü 50 mg feromon emdirilmiş kapsül, hem 25 mg amonyum bikarbonat içeren polythene şişelerin monte edildiği sarı renkli Mc Phail tuzakları Zeytin sineği için Yunanistan ve Sardunya’da kullanılmaktadır. Bu kombinasyonda sarı yapışkan tuzaklar 15 dakika süre ile % 0,1 deltamethrin solüsyonuna daldırılarak da Yunanistan’ da kullanılmaktadır.
Bugüne kadar dünyada ve Türkiye’de alınan sonuçlar değerlendirildiğinde bu yöntem alışılmış savaş sistemlerine göre bazı avantaj ve dezavantajlara sahiptir. Bunlar, uygulandığı zararlıya, bitki türüne, iklim koşullarına bağlıdır. Örneğin Zeytin sineği ve Kiraz sineği gibi meyve sinekleri savaşı için kullanıldığında alınan sonuçlar ilaçlamadan elde edilene yakın olmaktadır. Bu başarının nedeni kullanılan kombine tuzakların her iki eşeye de hitap edebilmesi, bu sayede çiftleşme şansının daha da düşmesidir.
Bir çok Lepidoptera türünde erginler eşeysel olgunluğa çabuk ulaşır ve çıkıştan hemen sonra çiftleşir. Bir sonraki populasyondan önemli azalmalar beklemek için populasyondaki erkeklerin % 95’ten fazlasını uzaklaştırmak gerekir. Japonya’da tuzak etkinliğinin yüksek olacağına inanılan Spodoptera litura’da bile en yüksek yakalama oranının %40 olduğu anlaşılmıştır. Bu durum yöntemin bazı türler için risk taşıdığını göstermektedir.
Spodoptera spp. için en büyük problem larvalarının polifag olmasıdır. Bu nedenle tuzaklar tek bitkiyle sınırlı kalamamaktadır. Ayrıca S. littoralis’in erkekleri yaşamları boyunca sürekli ve birden fazla dişiyle çiftleşebilmekte, üstelik çiftleşme gecikirse dişiler yumurtalarını daha sonra döllenmek üzere depolayabilmektedir. Oysa Earias insulana’da böyle sorunlar yoktur. Pamuk yetiştirme mevsimi başında düşük yoğunlukta olması ve yalnız pamuk alanlarıyla sınırlı kalması yöntem için idealdir.
Yöntemin başarıya ulaşmasında iklim koşullarının da etkisi büyüktür. Örneğin, Orta Anadolu’da S. myopaeformis’e karşı besi tuzakları, feromon tuzaklarından daha başarılıdır. Bunun nedeni Orta Anadolu’da zararlı populasyonunun artmasını sağlayacak iklim koşullarının olmayışı ve sıcaklık aşırı yükselmediği için besi tuzaklarının tam randımanlı çalışmasıdır. Ayrıca düşük sıcaklıklar böceğin feromona tepkisini sınırlayabilmektedir. Ege Bölgesin'de aynı zararlıya karşı feromon tuzakları daha etkin bulunmuştur. Çünkü bölgede populasyon yoğunluğu daha fazla ve sıcaklık daha yüksektir. Bu yüzden bir zararlıya karşı en etkin tuzak tipi bölgeden bölgeye değişebilmektedir. Zeki ve ark. (1996), Orta Anadolu Bölgesi’nde S. myopaeformis ile bulaşık elma bahçelerinde 1 litresinde 5 kısım su+1 kısım pekmez+2-3 g ekmek mayası bulunan 1 adet besi tuzağı/5 ağaç olacak şekilde kullanılarak en az 2 yıl süreyle yapılacak kitlesel tuzaklamanın Elma gövdekurdu populasyonunu ekonomik zarar eşiği seviyesinde ya da altında tutacağını ortaya koymuştur. Tuzaklar mayıs ayında yerden 1-2 m yüksekliğe gövdeye yakın yere asılır. Haftalık kontrollerle yakalanan kelebekler ve diğer böcekler tuzaklardan uzaklaştırılır. Pekmezli karışım tuzak kabının ¾’üne kadar dolacak şekilde yeni hazırlanmış karışım ile tamamlanır. Eylül sonuna kadar tuzaklar bahçede bırakılır.
Uşak-Sivaslı’da C. pomonella’ya karşı elma bahçesinde yürütülen Kitlesel tuzaklama denemesinde 2 ağaç/1 tuzak parametresi kullanılmış ve ilk yıl yüksek olan zarar oranı (% 24.3) 1993 ve 1994 yıllarında 1 ağaç/1 tuzak parametresi ile % 2,6 ile 2,8 olmuştur. Etki ise ilk yıl % 54,3 iken 2. ve 3. yıl % 81 olmuştur. Kitlesel Tuzaklama parselinde hiç ilaçlama yapılmadığı dikkate alındığında İlaçlı parselin son iki yıldaki zarar oranları (% 0,25-1.06) ve etki oranları (% 98-93) ile yöntem rekabet edebilecek güçte olup biyolojik savaş ile kombine edilirse etkisi daha da artacaktır. Pratiğe verilen yöntem orta ve düşük yoğunlukta Elma iç kurdu populasyonunun olduğu bahçelerde en az iki yıl üstüste uygulanmak üzere tavsiye edilmektedir. Tuzaklar yerden 1,5-2 m yükseğe ve açık tarafı hakim rüzgar yönünde olacak şekilde her ağaca 1 adet asılmalıdır. Asım 1 Ocak’tan itibaren etkili sıcaklık toplamının 80 günderece’yi bulmasıyla gerçekleşir ve hasat sonuna kadar tuzaklama devam eder. Eşeysel çekici tuzakların kapsülleri 5 haftada bir değiştirilir. Tuzaklar haftada bir kontrol edilip toplanan kelebekler uzaklaştırılır. Yapışkan tablalar kirlendikçe değiştirilir.
İzmir’de örtüaltı domates ilkbahar yetiştiriciliğinde Sera beyazsineği (Trialeurodes vaporariorum (Westw.)) ve Yaprak galeri sineği (Liriomyza trifolii (Burgess), L. bryonia (Kaltenbach)) ile savaşda 1 adet/da olarak asılan sarı yapışkan tuzaklarda ilk ergin yakalanır yakalanmaz bu tuzaklar 3 m aralıklarla (1 tuzak/10 m2) almaşık olarak bitkilerin 10-15 cm üzerine asıldığında Yaprak galeri sineğinin ekonomik zarar eşiğini aşmadığı, Sera beyaz sineği’nin ise düşük populasyon yoğunluğunda (2-10 larva/yaprak) baskı altına alınabildiği saptanmıştır. Yüksek populasyon (20 larva/yaprak) söz konusu olduğunda kısmi ilaçlama gerekebilir. Bu tuzaklar kirlendikçe değiştirilmelidir.
Yaprak galeri sineği Liriomyza trifolii Burgess.(Dip.:Agromyzidae)’ye karşı karanfil, gerbera ve krizantem seralarında 1 adet/da olarak asılan sarı yapışkan tuzaklarda ilk ergin yakalanır yakalanmaz bu tuzaklar 1 tuzak/5 m2 olacak şekilde almaşık olarak bitkilerin 10-15 cm üzerine asılmalı ve hasat sonuna kadar kirlendikçe ya da rengini kaybettikçe yenilenmelidir.
Marmara Bölgesi zeytin alanlarında tarafından Zeytin sineği karşı kitlesel tuzaklamada Feromon+Besi (diamonyum fosfat)+ deltamethrin emdirilmiş kontrplak kombinasyonu ile hazırlanan tuzaklar % 80 etkili bulunmuştur.
Prays oleae Bern. ile savaşda Delta tipi eşeysel çekici tuzaklar 1 tuzak/5 ağaç parametresi ile çiçek dölünde % 57, meyve dölünde % 69 oranında etkilidir.
Kiraz sineği'nin düşük ve orta yoğunluktaki populasyonlarına kitlesel tuzaklama uygulanır. Ağaç başına 4 adet sarı yapışkan tuzak (Rebell) + Amonyak kapsülü (Polimer matriks) asmak suretiyle yöntem uygulanır. Uygulama izole veya yarı izole kiraz bahçelerinde yapılmalıdır. İzleme tuzaklarıyla ilk ergin çıkışını takiben kitlesel tuzaklama uygulamasına geçilmelidir. Tuzaklar yerden 1.5-2 m yüksekliğe çoğunlukla ağaçların güney-doğu yönündeki meyveli dallara ve açığa asılmalıdır. Uygulama boyunca aynı ekosistemde başka bir kiraz bahçesine asılacak tuzaklarla populasyon seyri izlenmelidir. Hasat sonunda kurtlu meyve oranına göre uygulama değerlendirilmelidir.
Zeytin sineği’ ne karşı denenen kombinasyonlar içinde seks feromonu içeren IPMT tuzakları ile % 2'lik Amonyum fosfat içeren Mc Phail tuzaklarıyla eşlendirilmiş dikey sarı yapışkan tuzaklar en etkili olarak bulunanlardır. Bu çalışmalar sonucunda hem feromon kapsülü hem amonyak içeren polimer matriks kapsüllerinin bulunduğu 20x30x0,4 cm boyutlarındaki kontrplak levhalar 1 tuzak/1 ağaç parametresi ile % 82 etkili bulunmuştur. Tuzak gövdeleri uygulamadan önce 15 dakika süreyle % 0,5 lik deltamethrine solüsyonuna bandırılır. Üzerine bir feromon ve bir amonyak kapsülü yerleştirilir. Tuzaklar yerden 1,5-2 m yükseğe ve ağaçların güney-doğu yönüne gölgeye fakat açık bir kısma asılır. Uygulama zeytin tanelerinin vurma olgunluğuna gelmesinden hemen sonra yapılır. Küçük ağaçlara sahip bahçede 2 tuzak, büyük ve homojen olmayan zeytin alanları için 1 tuzak /ağaç olmalıdır. Tam izole olmayan yerlerde sınırdaki ağaçlara iki misli uygulama yapılmalıdır. Uygulama sezon ortasında yaklaşık eylül ayının ilk yarısında tekrarlanmalı, ilk asılan tuzaklar ağaç üzerinde bırakılarak yenileri asılmalıdır. Ana gövde olarak sarı yapışkan dikey tuzak da kullanılabilir. Tuzaklarla ergin populasyon yoğunluğu da izlenmelidir. Bunun için hektara bir adet feromon kapsülü içeren sarı dikey yapışkan tuzak ve %2'lik amonyum fosfat içeren Mc Phail tuzağı asılmalıdır. Feromon kapsülleri 6 haftada bir, Mc Phail tuzağı eriyiği her hafta yenilenmeli, bu tuzaklar kıyaslama amacıyla aynı ekosistemde başka bir zeytin bahçesine de asılmalıdır. Hasat sonunda hem tuzaklarda yakalanan ergin sayıları ve meyve bulaşma oranına göre yapılır. Yağlık çeşitlerde %8, sofralık çeşitlerde %2 olan ekonomuk zarar eşiği ile kıyaslanarak yöntemin etkinliği saptanır. Uygulama en az 300-500 ağaçlık izole veya yarı izole alanlarda yapılmalıdır. 1000 ağaçtan daha büyük olması tercih sebebidir. Düşük veya orta yoğunlukta populasyonlar idealdir.

3.1.4.6. Çiftleşmeyi engelleme tekniği
Dişiler tarafından doğal olarak salgılanan eşeysel feromonun, yapay olarak sentezlenip çeşitli yöntemler ve yayıcı araçlar kullanılarak hedef alana yayılması, oluşturulan yapay yoğun koku nedeniyle erkek bireylerin çiftleşmek üzere dişilere ulaşmasının engellenmesi yöntemin ana prensipleridir.
Mekanizma:
-Yapay feromonun izlenmesi: Erkekler dişilerin salgıladığı eşey feromonuyla rekabet edebilen ve yapay kaynaklar tarafından yayılan kokularca cezbedilerek yanlış yere doğru çekilirler.
-Dişi koku kümelerinin maskelenmesi: Dişiler tarafından salgılanan eşey feromonunun oluşturduğu koku kümesi, yapay kaynaklar tarafından da yoğun olarak yaratılıp dişi koku kümeleri maskelenir ve erkek, doğal ve yapay koku kaynakları arasındaki farkı ayırt edemez.
-Duyu yüklemesi: Sentetik materyal tarafından yapılan yoğun uyarı sonucunda böceklerin reseptör sistemi veya merkezi sinir sistemi etkilenerek yönelimde azalmalar meydana gelir ve böcekler nereye gideceklerini şaşırırlar.
Böylece erkekler dişiye yönelimi belirleyemez ve dişiye ulaşamazlar. Dolayısıyla çiftleşme olamayacağından üreme de engellenmiş olur.
Uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalar:
Populasyon yoğunluğu: Yöntemin başarısını belirleyen en önemli kriterdir. Bu yöntemin savaşda başarılı olabilmesi için hedef böceğin başlangıç populasyonu düşük ya da en azından orta yoğunlukta olmalıdır.
İnsektisit kullanımı: Populasyon yoğunluğunun bilinmediği veya yüksek olduğu durumlarda yöntemle birlikte mümkünse biyolojik bir preparatla veya yararlılara en az toksik etkiye sahip insektisitle uygulama yapılarak başlangıç populasyonu düşürülmelidir.
Populasyon dalgalanması: Başlangıçta yapılacak feromon uygulamasının başarıve başarısızlıklarına sadece geçici populasyon yoğunluğuna bakılarak güvenilmemelidir. Çünkü populasyon yoğunluğu abiyotik ve biyotik faktörlerin etkisi ile artabilir ve azalabilir. Bu nedenle populasyon dalgalanmasının sürekli kontrol altında tutulması gerekir.
Göçler: Genellikle uygulama alanının 30-40 m civarında dolaşan çiftleşmiş dişilerin olduğu farz edilmelidir. Ancak türe göre bu mesafe değişebilir. Sıcaklık ve vejetasyon da göçü etkiler. Değişik nedenlerle meydana gelecek göçleri engellemek için çalışma alanının iyi bir şekilde izole edilmesi gerekir.
Formulasyon ve uygulama sayısı: Kullanılan feromonun tipi, etkili olan dozun düzeyi, dağılım oranı ve bunu etkileyen rüzgar hızı, şiddeti ve ağaçların düzensiz büyüklükte olması önemli faktörlerdir. Ayrıca uygulama sayısı da önemlidir. Çünkü feromon hedef türün uçuş periyodu boyunca etkisini sürdürebilmelidir.
Kullanılan yayıcı tipi de önemlidir. Çünkü yayıcıların tipi hektara verilecek cezbedici miktarını, yayıcı adedini ve her mevsimdeki uygulama sayısını belirler. Ayrıca her yayıcının saatteki yayma miktarı ve buna bağlı olarak etki süresi kendi özelliklerinden dolayı farklılıklar gösterir. En yaygın olanlar Hercon, ampoulla, mikrokapsül, polietilen yayıcılardır.

Türkiye’de pamuk alanlarında zararlı Pembekurda karşı Çukurova’da yürütülen çalışmada AgriSence BCS tarafından üretilen ve türe özgü Z,Z/ZZ,E-7,11-hexadecadienyl acetate içeren bantlar (AgriSence Frustrate-PBW) 25 adet/da olac