
Bakteri Hastalık Etmenleri
(Agrobacterium tumefaciens)Bakteriyel Gal Sinonimleri : Rhizobium radiobacter Bacillus radiobacter Bacterium radiobacter Achromobacter radiobacter Alcaligenes radiobacter Pseudomonas radiobacter Bacterium tumefaciens Pseudomonas tumefaciens Phytomonas tumefaciens Polymonas tumefaciens Rhizobium radiobacter (Beijerinck and van Delden 1902) Young et al. 2001 Agrobacterium radiobacter (Beijerinck & van Delden '02) Conn '42 (AL) emend. Sawada et al. '93 Bacillus radiobacter Beijerinck and van Delden 1902 Bacterium radiobacter (Beijerinck and van Delden 1902) Lohnis 1905 Rhizobium radiobacter (Beijerinck and van Delden 1902) Pribram 1933 Bölümü : Bacteria Altbölümü : Proteobacteria Sınıfı : Alphaproteobacteria Takımı : Rhizobiales Familyası : Rhizobiaceae Cinsi : Rhizobium Hastalık etmeninin genel özellikleri: - Agrobacterium tumefaciens (Smith and Town.) Conn
- Rhizobium rhizogenes (Riker et al.)Conn Agrobacterium tumefaciens; bakteriyel hastalik etmeni dikototiledon bitkilerde, özellikle elma, seftali, armut, kiraz, bag ve güllerde gal olusumuna neden olmaktadir. Hastalik bitkilerin toprak üstü aksamlarinda ( kök bogazina yakin yerlerde) tipik olarak büyük tümör benzeri sikinliklerden (gal) dolayi bu ismi almistir. Fidanlarin pazar degerini azaltmasina ragmen, yasli olan agaçlarda ciddi problemelere neden olabilir. Bakteriyel etmen biyolojik özelliklerinden dolayi da en fazla bilinen hastalik etmenlerinden biridir. Bakteri DNA' sinin bir kismini (T-DNA) bitkilere transfer eder ve T-DNA si bitki genomuna entegre olmaktadir (yerlesir). Bu entegrasyon sonucunda bakteriden alinan genler, bitkilerde tümör olusumuna ve metobolizmasinda bir dizi degisiklige neden olur. Bakterinin bu özelligi moleküler biyoloji ve bitki islahinda da yeni kullanim alanlarinin açilmasina neden olmustur. Bakteri yeni genlerin bitkiye aktarilmasi ya da girdirilmesi için vektör olarak kullanilmaktadir. Istenilen genler (insektisit ya da herbisitlere dayanikli olan genler gibi) genetiksel mühendislikle bakteri genomuna aktarilir (transforme edilir) ve daha sonra bakteri araciligi ile de bu genler bitkilere transfer edilmektedir. Agrobacterium kullanimi geleneksel islah yöntemlerinin süresini kisaltmakla kalmiyor, ayni zamanda tamamen yeni, fakat bitkiye ait olmayan yeni bir gen kültür bitkisine kazandirilmis olamkatdir. Bu özelliklerinden dolayi Agrobacterium en ilginç ve ilgi çekici bir hastalik etmenlerinden biridir. A. tumafaciens gram negatif, sporlanmayan, hareketli ve çubuk seklinde bir bakteridir. Bakteriyel etmen yonca ve diger Legumuneceaa familyasina ait bitkilerde nitrojen fikse eden Rhizobium bakterileri ile yakin akrabalik ilisklileri vardir. Bakteriyel etmen toprakta kök üzerinde ve ya etrafinda yaygin olarak bulunur ve bu rizosfer tabakasinda kök sistemlerinden sizan besinleri kullanarak canliligini devam ettirmektedir. Bitkilerin bakteriyel infeksiyon ise yalnizca dogal ya da bir sekilde açilmis yaralardan mümkün olmaktadir. Dogal kosullarda bakterinin hareketli hücreleri yaralanan hücrelerden salinan kemotaksin ile yara dokularina cezbedilir. Bu kismen seker ve diger kök kompenetlerinin serbest kalmasina kismi bir tepkidir ve bakteriyel etmen asetogliserin gibi fenolik birlesikleri tanir ve kendisini infeksiyona yönlendirir. Kisaca enfeksiyon bakteri ve bitki tarafindan algilan bir takim sinyallerler ile gerçeklesir. Yukarida bahsedildigi gibi bakteriyel etmen T-DNA' sini bitki genomuna transfer eder ve T-DN'a üzerinde bulunan bazi genler sitokinin (bitki homunu, indole asetik asit) enzimlerinin salgilanmasina neden olur ve bitki hormonlari hücrelerin normal gelisme düzenini bozar ve bitkilerde gallerin olusumuna neden olur. Rhizobium rhizogenes; Benzer sekilde bitkilerde hastalik yapar, fakat bitkilerde hem oksin hemde sitokinin salgilanmasina sebep olmakta ve bundan dolayida köklerde asiri sekilde kök sacaklanmasina neden olur. Bu etmen de moleküler biyolojide gen transferi çalismalarinda yaygin olarak kullanilmaktadir.
Hastalık Etmeninin Belirtileri (Simptomları): Hastalik etmeni bağların toprak seviyesindeki gövde üzerinde gallere neden olur ve bu galler toprak altina ve üstüne dogru büyüme gösterir. Galler genellikle fidanliklarda ortaya çikar ve etkilenen bitkilerin sürgünlerinde ölümler olabilir. Mücadelesi Kültürel mücadele 1. Dayanikli kültivarlarin kullanimi. 2. Hastaliktan ari, sertifikali fide ve fidanlarin kullanimi. 3. Bitkilerin yaralanmamasina dikkate edilmeli. 4. Budama aletleri ve diger aletler dezenfekte (Klorax=Çamasir suyu) edilmeli. 5. Hastalanan bitkiler varsa hemen sökülmeli ve imha edilmeli. 6. Bitkiler devamli iyi bir gübreleme ve sulama programi ile iyi beslenmeli ve yetistirilmeli. 7. Köklerde zarar yapan böcekler devamli kontrol altinda tutulmali. Kimyasal mücadele Hastalik etmeni bitkilere bulastiktan sonra kimyasal mücadelesi hemen hemen yoktur denebilir. Bahçe tesis edilmeden önce toprak fumigasyonu yapilabilir. (Erwinia amylovora) Ateş Yanıklığ Hastalık etmeninin genel özellikleri: Erwinia amylovora (Burrill) Winslow bakteriyel hastalik etmeni olup, özellikle armut ve elmalarin en tahripkar hastalik etmenidir. Ates yanikligi bitkilerin çiçek, sürgün, dal ve bazen de tüm agaçlari etkilemektedir. Hastalik etmeni önceki yildan kalan kanserli dokularin kabuklarinda kis gibi olusuz geçirir. Bakteriyel etmen baharda önceki yillardan kalan kanserli dokulardan exudat (sivi) salgilar ve bu sivi ari ve diger polen tasiyan böcekler ve yagmurlar ile ayni ya da farkli bitkinin tüm organlarina tasinmaktadir. Yaz aylarinda da hava kosullari uygun oldugu zaman sekonder infeksiyonlar yeni gelisen sürgünlerde, yaparaklarda ve dallarda gerçeklesebilir. Infekteli sürgün, meyve ve yagmur sulari ile dagilan bakteriyel sivi bakterinin en önemli inokulum kaynaklaridir. Bakteriyel etmen ayni zamanda budama diger çalisma aletleri ile de yayilabilir. Konukçularindan bazilari; armut, elma, ahlat, bögürtlen, quince, cotoneaster, hawthorn, pyracantha, ve mountain ash' dir. Elma ve armut ekonomik olarak en önemli konukçularindandir. Hastaligin ortaya çikisida bir yildan diger yila göre oldukça büyük bir degiskenlik göstermektedir. Bu durumu etkileyen faktörlerden bazilari; Yesil gelisen doku miktari, beslenme ve kültürel islemler, sicaklik, yagmur, yüksek nem orani ve düsen dolu miktaridir. Asiri nitrojen gübrelemesi, güzislemleri ve agir kis budamalari baharda bitkilerin asiri sekilde yeni (yesil) gelismelerini artirmaktadir. Oysa uygun sekilde budanan ya da islenen agaçlar daha yavas gelisecek ve yaz ortalarina dogru yeni gelismeler duracaktir. N-P-K ve kalsiyum arasinda dengeyi koruyacak gübreleme islemleride asiri gelismeyi engelleyecektir. Kullanilan anaçlarin biraz zayif olmasida vejatatif gelismeyi azaltacagi için tercih edilmelidir. Kontrollü gelisme özellikle Jonathan, Granny Smith, ve Gala gibi çesitlerde herzaman dikkat edilmelidir. Sicaklik ve hava kosullarida hastaligin ortaya çikmasini etkiler demistik, fakat infeksiyonun ortaya çikmasi için bazi kriterlere baglidir, bunlardan bazilari; - Çiçekler açilmis olmali, - Çig ya da yagmur 0,3 mm dem daha fazla olmali, çiçeklenme süresince ortaya çikan düsük nem ve kuru havalarda daha az enfeksiyon meydana gelmektedir. - Ortalama günlük sicaklik 15 °C ve üzerinde olmalidir. Hastaligin ortaya çikmasini tesvikleyen diger bir olayda dolu gibi dogal afetlerdir yani dolu tarafindan açilan yaralarda bakteriyel etmen için giris yerleridir. Dolu zararindan sonra hava kosularida iyi uygun olursa, hastaligin ortaya çikma riski de böylece artar.
Hastalık Etmeninin Belirtileri (Simptomları): Hastalıktan etkilenen bitki dokulari ateş ile kavrulmuş gibi bir görünüm alır. Sulumsu bir bakteriyel sivi (ooze) infektelenen dokulardan salgilanir ve hastalik tüm agaçlari öldürebilir. Çiçek yanikligi çoğunlukla baharda görülen ilk hastalık belirtisidir. Tek bir çiçek ya da tüm çiçek kümesi hastalanabilir. Çiçekler ilk önce suyla islanmis gibi bir görünüm verir, daha sonra solar, buruşur ve kahverengi ya da siyaha döner. Bakteriyel etmen daha sonra tüm çiçek aksamini öldürerek sap kisimlarindan asagi dogru ileler. Infektelen genç meyvelerde siyaha döner, kurur, burusur ve dökülmeden agaca bagli olarak kalirlar. Sicak, nemli havalarda da bakteriyel bir akinti infekteli dokularda görülür. Henüz daha yesil olan dal ve sürgünlerde de görülen hastalik belirtileri çiçeklerde ortaya çikan hastalik belirtilerine benzerdir, fakat patojen hizla asagi dogru ilerler ve bir kaç gün içerisinde infeksiyon noktasindan itibaren 15-30 cm kadar olan kisimini öldürebilir. Infekteli olan sürgünlein ya da ince dallarin uç kisimlari ise genelllikle çoban sopasi gibi bir sekilde egilmektedir. Enfeksiyon daha büyük dallarda meydana gelir ise tüm bir dali kusatir ve infeksiyonun yukarisindaki yesil aksam dallara ve sürgünlere bagli kalmaktadir. Patojen yanik olan çiçek, dal ve sürgünlerden ana gövdeye dogru ilerleme gösterebilir. Hastalik gelisimine uygun olmayan kosullarda ise hastalikli dokularin kaidesinde kanserler meydana gelir ve bu kanserlerin büyüklükleri farkli olup, hafifçe çökük ve bazen kabukta olusan çatlamalar ile kusatilmaktadir. Hava kosullari tekrar elverisli olmaya baslayinca hastalik etmeni asagidogru ilerlemesine devam eder ve tüm bitki hastaliktan ölebilir.
Mücadelesi Kültürel mücadele 1. Dayanikli kültivarlarin kullanimi. 2. Kis budama zamnalarinda Hastalikli kanserler, infekteli olan dal ve sürgünler hastalik etmeninin bulunmayacagi tahmin edilen yere (30-50 cm)kadar budanmali ve artiklar imha edilmelidir. 3. Meyve bahçelerinde böcek kontorü yapilmali ve kontrol altina alinmali. 4. Meyve bahçeleri iyi drenajli topraklarda kurulmali. 5. Meyve agaçlarinda asiri yesil aksam olusturacak asiri gubreleme ve derin budama gibi uygulamalatdan sakinilmali. 6. Budama alet ve ekipmanlari dezenfekte edilmeli (Hidroklorur=çamasir suyu). 7. Dengeli beslemeye önem göstermeli. 8. Yabanci ot olan Crataegus ile mücadele edilmeli. Kimyasal mücadele Hastalik etmenine karsin etkili bir kimyasal mücadele hastaligin ortaya çikmasini etkileyen risk faktörlerine ve hava kosularina baglidir. Meyve bahçelerinde infeksiyonlar çiçekler açtiktan sonra 15 °C' nin üzerindeki sicakliklarda baslamaktadir. Bundan dolayi ilk ilaçlama çiçeklenmeden önce baslanmali ve hava kosullarina ve diger faktörlere bagli olarak ilaçlamaya devam edilebilir. Bakir içeren ilaçlamalardan özellikle gözlerin uçlari gümüs renginde görülmeye baslayinca kaçinilmalidir. Hastalik etmenine karsi bakir terkipli ilaçlar ve antibiyotikler tavsiye edilmektedir. Zirai Mücadele Teknik Talimatlarina göre tavsiye edilen kimyasal ilaçlar(100 Litre su için): Bakir oksiklorid+Maneb WP 37,5+20% (400 g) Bordo Bulamaci SIVI (1000+2000 g) Fosetyl Al WP 80% (40 g) (Pseudomonas syringae pv. syringae)Bakteriyel Kanser Hastalık etmeninin genel özellikleri: Pseudomonas syringae pv. syringae van Hall bakteriyel bir hastalik etmeni olup, yagmurlu ve düsük sicakliklarda, özellikle çiçeklenme sirasinda donu tesvik eden sicakliklar bakterinin çiçek yanikligi infeksiyonlarini artirmaktadir. Armut kültüvarlari bu hastaliga karsi farkli tepkiler verebilir, dolayisi ile bazilarinda çiçek yanikligi daha siddetli olurken, bazilarinda daha düsük, fakat kanser belirtileri fazla olabilir. Bu bakteriyel etmen elmalari çok fazla etkilemez ve genellikle herhangi bir kontrolü gerektirmez. Hastalık Etmeninin Belirtileri (Simptomları): Hastalik infeksiyonlari bitkilerde çiçek yanikligina, yaprak lekesine, dal ve sürgünlerin geriye dogru ölümüne, dormant gözlerin ölümüne ve kabuk kanserlerine neden olmaktadir. Gövde üzerinde kabuk kanserleri ilk önce açik kahverengi ve düzensiz sekildedir. Daha sonra dis kabuk ve altindaki dokularin tamami ya da bir kismi kabuk atmaktadir. Çiçek yanikligi ise tamamen ates yanikligi hastaliginin belirtisine benzer, fakat çiçeklerde meydana gelen yaniklik belirtileri sürgünün sadece bir kaç cm' ni etkiler ve daha ileri gitmez ve bu hastaliktan dolayi bakteriyel salgi (eksudat) meydana gelmez. Çiçek yanikligi Botrytis tarafindan meydana gelen belisrtilerede benzer, fakat Botriytis den meydana gelen belirtiler üzerinde fungusun sporlarini görmek mümkündür. Hastalik genç bitkilerde de kanserlere neden olabilir.
Mücadelesi Kültürel mücadele 1. Dayanikli kültivarlarin kullanimi. 2. Özellikle armutlar çiçeklenme dönemindeyken bitkileri dondan koruyucu tedbirlere basvurmali; örnegin sis ve yagmurlama yaparak bitkileri dondan koruyabilirler ya da donun etkisini azaltabilirler. 3. Hastaliktan ari fidanlarin kullanimi. 4. Hastaliki ince dal ve sürgünler budanarak imha edilmeli. Kimyasal mücadele Hastalik etmenine karsi bakirli preparatlar ve bordu bulamaci önerilmektedir. Özellikle don zararindan sonra mutlaka bir ilaçlama yapilarak bakteriyel infeksiyon azaltilabilir. Ayrica çiçeklenmeden önce ve sonra yapilacak infeksiyonlarda hastlalığa karsi bitkileri koruyucu bir etki yapmaktadir. (Rhizobium rhizogenes) Saçak Kök Kanseri Hastalık etmeninin genel özellikleri: - Agrobacterium tumefaciens (Smith and Town.) Conn - Rhizobium rhizogenes (Riker et al.)Conn Agrobacterium tumefaciens; bakteriyel hastalik etmeni dikototiledon bitkilerde, özellikle elma, seftali, armut, kiraz, bag ve güllerde gal olusumuna neden olmaktadir. Hastalik bitkilerin toprak üstü aksamlarinda ( kök bogazina yakin yerlerde) tipik olarak büyük tümör benzeri sikinliklerden (gal) dolayi bu ismi almistir. Fidanlarin pazar degerini azaltmasina ragmen, yasli olan agaçlarda ciddi problemelere neden olabilir. Bakteriyel etmen biyolojik özelliklerinden dolayi da en fazla bilinen hastalik etmenlerinden biridir. Bakteriyel etmen DNA' sinin bir kismini (T-DNA) bitkilere transfer eder ve transfer olan T-DNA'nin bitki genomuna entegre olmaktadir(yerlesir). Bu integrasyon sonucunda bakteriden alinan genler bitkilerde tümör olusumuna ve metobolizmada bir dizi degisiklige neden olmaktadir. Bakterinin bu özelligi moleküler biyoloji ve bitki islahinda genetiksel bir bakteriyel vektör araci olarak kullanimini mümkün kilmistir. Istenilen genler (insektisit ya da herbisitlere dayanikli olan genler gibi) genetiksel mühendislikle bakteri genomuna aktarilir (transforme edilir) ve daha sonra bakteri araciligi ile de bu genler bitkilere transfer edilmektedir. Agrobacterium kullanimi geleneksel islah yöntemlerinin süresini kisaltmakla kalmiyor, ayni zamanda tamamen yeni, fakat bitkiye ait olmayan yeni bir gen kültür bitkisine kazandirilmis oluyor. Bu özelliklerinden dolayi Agrobacterium en ilginç ve ilgi çekici bir hastalik etmenidir. A. tumafaciens gram negatif, sporlanmayan, hareketli ve çubuk seklinde bir bakteridir ve yonca ve diger Legumunea bitkilerinde nitrojen fikse eden Rhizobium bakterileri ile yakin akrabalik ilisklileri vardir. Bakteriyel etmen toprakta kök üzerinde ve ya etrafinda yaygin olarak bulunmaktadir ve bu rizosfer tabakasinda kök sistemlerinden sizan besinleri kullanarak canliligini sürdürmektedir. Bakteriyel infeksiyon ise yalnizca dogal ya da bir sekilde açilmis yaralardan mümkün olmaktadir. Dogal kosullarda bakterinin hareketli hücreleri yaralanan hücrelerden salinan kemotaksin ile yara dokularina cezbedilir. Bu kismen seker ve diger kök kompenetlerinin serbest kalmasina kismi bir tepkidir ve bakteriyel etmen asetogliserin gibi fenolik birlesikleri tanimaktadir ve kendisini infeksiyona yönlendirir. Kisaca enfeksiyon bakteri ve bitki tarafindan algilan bir takim sinyallerler ile gerçeklesir. Yukarida bahsedildigi gibi bakteriyel etmen T-DNA' sini bitki genomuna transfer eder ve T-DN'a üzerinde bulunan bazi genler sitokinin (bitki homunu, indole asetik asit) enzimlerinin salgilanmasina neden olur ve bitki hormonlari hücrelerin normal gelisme düzenini bozar ve gallerin olusumuna neden olur. Rhizobium rhizogenes; Benzer sekilde bitkilerde hastalik yapar, fakat bitkilerde hem oksin hemde sitokinin salgilanmasina sebep olmakta ve bundan dolayida köklerde asiri sekilde kök sacaklanmasina neden olur. Bu etmen de moleküler biyolojide gen transferi çalismalarinda yaygin olarak kullanilmaktadir. Hastalık Etmeninin Belirtileri (Simptomları): Hastalik etmeni baglarin toprak seviyesindeki gövde üzerinde gallere neden olur ve bu galler toprak altina ve üstüne dogru büyüme gösterir. Galler genellikle fidanliklarda ortaya çikar ve etkilenen bitkilerin sürgünlerinde ölümler olabilir.
Mücadelesi Kültürel mücadele 1. Dayanikli kültivarlarin kullanimi. 2. Hastaliktan ari, sertifikali fide ve fidanlarin kullanimi. 3. Bitkilerin yaralanmamasina dikkate edilmeli. 4. Budama aletleri ve diger aletler dezenfekte (Klorax=Çamasir suyu) edilmeli. 5. Hastalanan bitkiler varsa hemen sökülmeli ve imha edilmeli. 6. Bitkiler devamli iyi bir gübreleme ve sulama programi ile iyi beslenmeli ve yetistirilmeli. 7. Köklerde zarar yapan böcekler devamli kontrol altinda tutulmali. Kimyasal mücadele Hastalik etmeni bitkilere bulastiktan sonra kimyasal mücadelesi hemen hemen yoktur denebilir. Bahçe tesis edilmeden önce toprak fumigasyonu yapilabilir.
| Comments () >> |
 |
| Write comment |
You must be logged in to post a comment. Please register if you do not have an account yet. |
|