|
Günün Yazısı: Doğan güneşe ağlamak - Reyhan Kapıcı (26/02) |
|
|
|
Yazan Administrator
|
|
Sunday, 25 February 2007 |
|
Doğan güneşe ağlamak
Bir melodi duydum. Perdeyi açtı sanki annem. Güneş yeni doğuyor gibi bir melodi. Pembe, temiz, dingin... Bir yanım coştu ama bir yanım yine sustu işte. Tek kanatlı melek miyim yoksa tek boynuzlu şeytan mı? İçlerinde kaybolunası bulutlar vardı, onların arasına girip bağırmak istedim: "Sen de dinle bunu sevdicek!" Belki aynı şeyi duyardık seninle aynı melodide... Hem sonra belki bir kelimesi olsun aynı şeyi söylerdi bize? Benim sana kalbimi parçalayıp yine söyleyemediğimi söylerdi belki... Ah bir de sende benim gibi hissetseydin... Ah bir de beni sevebilseydin! Senin istediğin gibi değil benim istediğim gibi sevebilseydin... Kahvemin ortasında halkalar yaptı gözyaşlarım, kalbimde de onun gibi bir şeyler dönüyordu büyüyüp yok oluyordu. Sonra yine bu melodi ve yeni bir damla... Nasıl da nefret dolusun değil mi? Üzülenlerden nefret mi edilir hep? Kırılanlardan nefret mi edilir? Bende bir şeylerden nefret ediyorum, zararımın dokunduğu şeyler mi onlar? Benim nefretim doğru da seninkinin mi hedefi yada sebebi yanlış? Bu durumda nefret edilesi mi oluyorum ben? Ne diyorum, of! Susup dinleyeceğim, güneşi tertemiz doğurmak, el değmemiş gün gibi düşlere uzanmak için... Rüzgar süpürecek yüzümü, kurumuş yapraklarım gidecek. Sen belki geleceksin belki gelmeyeceksin... Güneşi doğurduğumda ben tekrar, sen uyuyor mu olacaksın? Ne var senin kalbinde, anlatabilir misin? Neden anlatamazsın biliyor musun, çünkü ne olduğunu sen de bilmiyorsun ve bilmediğini anlayacaksın sonunda, şelalelerim duracak, meleklerimin kanadı ve şeytanlarımın boynuzu iki olacak, çelişkilerim benimdi, onlar da çözülecek, elimde kalan; bomboş bir ben... Ama ben yine elimdeki aptal umutlarla yarınların güzel olmasını bekleyeceğim.. Yine o güneşi bekleyeceğim... Yine seni... Reyhan Kapıcı
| Comments () >> |
 |
| Write comment |
You must be logged in to post a comment. Please register if you do not have an account yet. |
|