|
İBRELİ (İĞNELİ) AĞAÇ VE ÇALILAR |
|
|
ARDIÇ (Juniperus) Ardıç geniş bir aileye sahip olup ülkemizde tabii olarak yetişen 8 çeşidi vardır. Daha çok çalımsı ağaçlar halinde ormanlar meydana getirir. Ağaçlar cinslerine göre 5-15 metre boylanabilir. Bitkinin aromatik yaprak, dal ve tohumlarından ilaç yapılır. Kozmetik sanayiinde de çok kullanılır. (ŞİFALI BİTKİLER-ARDIÇ) İKLİM-TOPRAK İklim ve toprak açısından pek seçici değildir. Sıcak ve kurak iklimlerde, zayıf, kireçli veya taşlı topraklarda yetişir. Kirli havaya dayanıklı olduğu için fabrika sahalarında da yetiştirilebilir. Gölgeden pek hoşlanmaz. Fazla gölgede cılız büyür. İğne yapraklılar içinde susuzluğa en dayanıklı cinstir. KULLANIM ALANLARI Ardıç boy, biçim ve renk olarak çok fazla çeşide sahiptir. Dolayısı ile bahçelerimizde oldukça yaygın bir kullanım alanı bulmuştur. Piramit veya sütun gibi simetrik şekillerde, yayvan veya dağınık çalı şeklinde cinsleri mevcuttur. Yaprak renkleri kızıl, sarımsı, mavimsi veya yeşilin farklı tonlarında olabilir. Nisbeten boylu cinsler rüzgar perdesi , çit veya yeşil duvar , tek başına ağaç veya çalı şeklinde büyütülebilir. Yayvan bodur cinsler yer örtücü, cüce türler ise kayalık bahçelerde, saksı içinde balkon ve teraslarda yetiştirilir. Ardıç bonsai olarak en çok yetiştirilen bitkilerden biridir. BUDAMA Ardıç budamaya dayanıklıdır. Çitler yılda bir defa aşırıya kaçmadan yaz başlarında budanır. Bodur ve cüce türleri çok geç büyüdüğü içini arada bir rötuşlamak yeterli olacaktır. | ADİ SERVİ (Cupressus sempervirens) Servi kadar gözümüzün alışık olduğu bir ağaç var mıdır acaba? Eskiden beri sevilen bu ağaç eşsiz zarafeti ile cami mimarisinde, edebiyatımızda ilham kaynağı olmuş, resim ve çinilerde sıkça tasvir edilmiştir. Mezarlıkların alışılagelen ağacıdır. Bu vesile ile mahalle aralarında bile asırlık servi koruları görmek mümkündür. Kuzey yarıkürenin ılıman iklimlerinde yetişir. Akdeniz ülkelerinde çok yaygındır. Anadoluda yer yer doğal servi ormanlarına rastlanır. Dünyada 20 kadar çeşidi olan servi yavaş büyümekle beraber zaman içinde 30-35 metre boylanabilir. Parlak ve gösterişli kozalakları dikkat çeker. Pulsu yapraklarının taze yeşil rengi yaşlandıkça siyaha yakın bir ton alır. Servi form olarak piramit veya dar sütun şeklinde büyür. (Servi ağaçlarını hep incelerim, şekil olarak henüz birbirinin eşi iki ağaç görmedim. Her birinin biçimi kendine has oluyor.) İKLİM-TOPRAK Ilıman iklim bitkisi olan servi fazla soğuk ve şiddetli rüzgarlardan etkilenir. Tam güneş alan yerleri sever. Servi fidanları drenajı iyi, organik maddelerce zengin topraklara dikilir. İlk yıllarda sağlamca desteklenmelidir. KULLANIM ALANLARI Çit şeklinde veya tek başına vurgu ağacı olarak dikilebilir. Yaprak döken ağaçların arasına dikilirse hoş bir kontrast meydana getirir. | MELEZ SERVİ (Cupressocyparis leylandii) Bu servi cinsi 1888 yılında iki farklı servi türünün melezlenmesinden elde edildi. Sonrasında bir çok yeni melez bunu takibetti. Melez servi derin budamaya, şiddetli rüzgarlara diğer servi türlerinden çok daha dayanıklıdır. Çok hızlı büyür. (Yılda 1-1,5 metre) 10 senede 9-10 metreye ulaşır. Hiç budanmamış bir fidan zaman içinde 25-30 metre boylanabilir. Şekil ve yaprak dokusu itibarı ile son derece gözalıcı bir fidandır. Geniş bahçelerde yeşil sınır duvarı olarak mükemmel netice verir. Tek ağaç olarak yetiştirilebilir. Dalları en alt gövdeden itibaren gelişir ve fidan yaşlansa bile bu formunu kaybetmez. Bu üstün özellikleri melez serviyi kısa zamanda popüler hale getirmiştir. İKLİM-TOPRAK Farklı iklim ve toprak şartlarına kolayca uyum sağlar.Bununla beraber nemli ve derin topraklarda daha iyi yetişir. Hafif gölgeden rahatsız olmaz. Rüzgara dayanıklıdır. Düzenli sulama hızlı büyümesini sağlar. KULLANIM ALANLARI Bahçe sınırlarında yüksek, sık ve geniş bir duvar meydana getirmek için idealdir. Dikim aralığı 1,5 metre olmalıdır. Kısa çitler için uygun değildir. Büyük bahçelerde tek ağaç olarak yetiştirilebilir. Küçük bahçeler için uygun bir seçim değildir. BUDAMA Budamaya son derece dayanıklıdır. Çitler ilk ve sonbaharda olmak en az iki kere budanmak ister. |
kaynak : Hümeyra Özdamar |