| Anıt Ağaç Nedir? |
|
|
Anıt Ağaç Nedir?ANITSAL AĞAÇLARIN BİLİMSEL TANIMI VE AYIRICI ÖZELLİKLERİ Yurdumuzda ve dünyanın değişik ülkelerinde anıtsal niteliği ile ünlenmiş ağaçların kendilerini anıt yapan özellikleri irdelendiğinde “Anıt Ağaç” tanımının şöyle olması gerekmektedir: Yaş, çap ve boy itibariyle kendi türünün alışılmış ölçüleri üzerinde boyutlara sahip olan; ilginç kök, gövde ve dal formu nedeniyle izleyenlerin belleğinde kimi simgeler çağrıştıran; yöre folklöründe, kültür ve tarihinde özel yeri bulunan, geçmiş ile günümüz, günümüz ile gelecek arasında iletişim sağlayabilecek uzunlukta doğal ömre sahip olan ağaçlar anıt ağaçlardır (ASAN 1992). Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, bir ağacı anıt yapan özelliklerin üç grupta ele alınması gerekmektedir ki bunlar, şöyle gruplanabilir... -Fiziksel boyutlar Fiziksel boyutlar Salt bu zorunluluk nedeniyledir ki, Kavak, Söğüt, Kızılağaç, gibi ağaçlar ne denli hacimli ve görkemli olursa olsunlar anıt sayılmamaktadır. Diğer taraftan, çalı ve bodur ağaç formunda olan -Örneğin Kermes Meşesi ya da Şimşir gibi - ve ne kadar yaşarsa yaşasın, çap ve boy gibi görsel ölçütler yönünden doyurucu olmayan, yöre kültürü ve tarihi açısından herhangi bir anlam taşımayan yaşlı ağaçlar da, bilimsel açıdan ne denli önemli olursa olsun anıt ağaç sayılmazlar. Çünkü, eğer albenisini arttıran renkli çiçekleri veya ilginç bir yaprak oluşumuna sahip değilse, kendisini izleyen sıradan insanlar için betonlaşan çevrede yeşili ve doğayı anımsatan canlı bir varlık olma dışında hiçbir anlam ifade etmezler. Görsel ayrıcalıklar Örneğin, genetik farklılıktan ötürü Bolu-Güvemköy’deki Uşaklı Çam ın ilginç dal oluşumu ve İngiltere’deki bir Meşede insan ve hayvan zararları sonucu oluşan yara dokularının zaman içinde öküz başına benzer bir görüntüyü ortaya koyması gibi. Moral ve kültürel değerler Bugün cami, mescit ve türbe avlularında karşılaşılan devasa Çınarlar, Serviler ve ıhlamurlar, hep bu mistik kültürün bizlere armağan ettiği birer doğal mirastır.
Anıtsal nitelik taşımasalar da, yerleşim alanlarının içinde ve hemen bitişiğindeki yeşil doku üzerinde bulunan, doğal peyzajı bütünleyerek estetik etkisini yükselten, tek veya sıra ve guruplar halindeki ağaçların özellikle büyük şehirler ve metropoller için hayati önem taşıdığı kuşkusuzdur. Toplum sağlığı ve çevre etiği yönünden, bu ağaçların da koruma altına alınmasının gereği tartışmasızdır. Ancak, salt korunmalarını garanti altına alabilmek amacıyla, böyle ağaçları anıt ağaç statüsü içine sokmanın teknik ve bilimsel açıdan yanlış olacağı da ortadadır. Bu bağlamda, anıt ağaç ile korunması gereken ağaç kavramlarını birbirine karıştırmamak gerekmektedir. Prof Dr. Ünal Asan |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
