| Polen İşgali Altındaki Şehirlerimiz - Yar. Doç. Dr. Halil AYDIN |
|
|
|
Polen İşgali Altındaki Şehirlerimiz Gecenlerde bir gazetede Izmir`e bu yil 30 ton polen yagacak baslikli bir haber okudum. Yazinin detayinda, kent ici yesil alanlarda meydana gelen artis sonucu bu yil her zamankinden daha fazla polenin sehir uzerine yagacagini ve bunlarin buyuk bir kisminin da bu cografyaya yabanci hibrit turlerin polenleri oldugu yaziliydi. Bu haber bana yurt disinda (Ingiltere) hava durumu ile birlikte alerjik bunyeli insanlar ve astim hastalari icin polen durumu sunulmasini ve bu konuyla ilgili New Scientist dergisinde 2001yilinda yayinlanan bir makaleyi hatirlatti. Makaleyi Kaliforniyali bir bahce bitkileri uzmani "Alerjiden Uzak Bahcecilik" kitabinin, yazari Thomas Ogren yazmisti. Ogren makalesinde, dunyanin bircok ulkesinde ozellikle gelismis ulkelerde saman nezlesi, astim vb. Gibi alerjik hastaliklarda bir artisin soz konusu oklugundan bahsetmekteydi. Makalede bu artisin, dogadan yada dogal hayattan ayri "modern bayat" adini verdigimiz yesilden uzakta yasamamizdan kaynakligi gibi bir kabullenmenin varoldugundan, ancak yazarin bu fikre katilmadigindan bahsedilmekteydi. Yazara gore, bu artisin asil sebebi dogadan yada yesilden uzak kalmamiz degildi, aksine yasadigimin bu hayat icinde yesile olan ozlemimizden ve bunun sonucu olarak sehirlerimizin yesillendirilmesinden kaynaklaniyordu. Ogren'in iddiasina gore uzun donemdir caddelere yanlis agaclar, park ve bahcelere de yanlis bitkiler dikiliyordu. Ögren'in iddialarını biraz açacak olursak; Dünya Üzerindeki birçok ülkede peyzaj mimarları şehri yeşillendirmek amacıyla sayılan iki düzineyi geçmeyen aynı tür bitkileri tekrar tekrar kullanmaktadır. Eğer bu çalı yada ağaç formundaki bitkiler ayrı eşeyliyse, genellikle sadece erkek bitkiler tercih edilmektedir. Günden güne park-bahçe ve caddeleri mi/dr mükemmel çiçekli, böceklerle tozlanan ağaç yada çalıların yerim rüzgarla tozlanan türler almaktadır. Yeşile olan özlemin artmasıyla da bunların sayısı artmaktadır. Bunun başlıca sebepleri arasında, dişi bitkilerin eski tohumlarını, tohum kabuklarını veya meyvelerini dökerek bahçe ve sokaklarda kırlı bir görüntüye neden olması sayılabilir. Erkek bitkilerde ise bu kirlilik görülmez. Erkek bitkilerin tek dezavantajı çok aşırı miktarda polen üretmeleridir. Peki polenin sağlımız üzerine etkisi nedir? Polenlerin elektron mikroskobu görüntüleri Polen kaynağına ne kadar yakınsanız, o kadar çok etkilenirsiniz. Bahçemizde bulunan alerjik polen üreten bir bitki ya da ağaç sizi caddenin köşesinde bulunan aynı bitki ya da ağaca göre on kat fazla etkiler. Eğer bir de alerjik bir bünyeye sahipseniz, bu sızı on kat daha fa risk altına sokacaktır. Günümüzde dunun nedir? Maalesef günümüzde dikilen çalı yada ağaçların ne kadar polen ürettiği üzerinde ya çok az durulmakta veya biç durulman laktadır. Gazetede verilen haber bunu doğrular niteliktedir. Güllümüzde alerjik hastalıkların durumuna baktığımızda ise bununla paralel bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Çünkü bundan yirmi yıl Öncesine göre dünyada görülen alerjik hastalıklar iki, üç hatta dört kat artmıştır. Ve bu rakam artmaya devam etmektedir. Çünkü dikilen ağaç ya da çalı türüne göre on ila kırk yıl arasında değişen bir süre sonunda üreyebilecek yani polen üretebilecek olgunluğa ulaşmaktadır. Daha önceden veya günümüzde dikilen ağaç ya da çalılar polen üretmeye başladıkça, yıldan yıla şehir üzerine yağan polen miktarı artacak ve her sene daha fazla insan bu polenlerden etkilenecektir. Yıldan yıla daha fazla insanın polenler nedeniyle işkence çektiği, özellikle alerjik bünyeli insanlar için yaşamanın daha zorlaştığı şehirler kaderimiz mi? Elbette ki değil. Doğal bitkilerden ortama salınan polenler de hesaba katılarak peyzaj mimarları daha az polen üreten yada daha az alerjik polen üreten çim-çiçek-çalı ve ağaç türlerini kullanabilirler. Ya da alternatif olarak ayrı eşeyli bitkilerden meyve ve tohum dönemindeki sadece gözle görünen kirliliği göze alıp, dişi bitkileri kullanabilirler. Diğer bir alternatif de rüzgarlarla tozlaşan bitkiler yerine böceklerle tozlanan bitkilerin tercih edilmesidir. Her alternatifte de daha az polen ve daha sağlıklı şehirlere kavuşmuş oluruz. Özellikle son alternatif hesaba katıldığında, doğal olarak daha çok arı ve kelebeğimiz olabileceğini de unutmamak gerekir.
yazar:Yar. Doç. Dr. Halil AYDIN Kaynak: www.ekolojimagazin.com/
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
