|
ANASON Maydanozgillerdendir. Kokulu, ince yapraklı, ince dallı narin bitkidir. Regl sancılarında, karın ağrısı, hazımsızlık, mide ve bağırsak gazlarını gidermeye ve kalp çarpıntısına karşı etkilidir.Bu şikayetler için bir bardak suya bir çay kaşığı anason tohumu konulup bir süre bekletilmesi kafidir. Yemeklerden sonra içerseniz daha iyi olur. Ağız Kokularını Giderir Ağız kokusu şikayetiniz mide rahatsızlığına bağlı değilse eğer, az bir miktar anason tohumu çiğnemek bu şikayetinizi giderir. Bağırsak Şikayetlerinde Bir miktar kekik ve anason tohumu beraber kaynatılarak balla tatlandırılıp içilir. Bu karışım mide ve bağırsak gazlarını çözer, idrarı artırır. Kusma ve ishali keser. ( Kusma ve ishalde biraz nane ve limon bu karışıma eklenmelidir.) Aynı formül öksürük ve uykusuzlukta da önerilir. Tatlandırmak için rafine beyaz şeker değil bal veya esmer şeker tercih edilir. Anne Sütünü Çoğaltır Anasonun tohumları kaynatılarak balla tatlandırılıp içildiğinde veya dövülmüş tohumları balla beraber hemhal edilip macun haline getirilip az miktarda ancak düzenli olarak yenildiğinde anne sütünü çoğaltmaktadır. Anason aynı zamanda hanımların muayyen günlerini de düzene sokar. Ancak tam muayyen günlerinde ve hamilelikte kullanılmamalıdır.
|
|
Devamını oku...
|
MAYDANOZ A, B1, B3, ve C vitaminleri, kalsiyum ve demir içeren hoş kokulu maydanoz; et yemekleriniz, çorbalar, tuzlu pasta ve omlet, hatta pilavlarınız için güzel bir ekstradır. Böbrek ve mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur. İki üç demet maydanozun köklerini 4 su bardağı su ile kaynatın. Sabah ve akşam birer çay bardağı için. Bol idrar söktüren bu çay aynı zamanda mesane ve böbrekte bulunan taşların düşmesine yardımcı olur.
|
|
Devamını oku...
|
|

Özellikle büyük kentlerde yeşil alanların daralması yüzünden yeşile özlem duyanlar, gelişmiş ülkelerde görülen “çatı bahçelerini” kurarak özlemini gidermeye çalışıyor. Muğla Üniversitesi (MÜ) Ortaca Meslek Yüksekokulu Peyzaj Bölümü Öğretim Görevlisi Oral Şahin, “gelişmiş ülkelerde yerel yönetimin teşvikiyle yapılan bahçeler ülkemizde de artmalı” dedi. Oral Şahin, hızla gelişen kentleşme ve buna bağlı olarak artan nüfus yüzünden kişi başına düşen yeşil alanın giderek azaldığını bildirdi. Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yeşil alanın 30 metre kare olduğuna dikkat çeken Şahin, yerel yönetimlerin bu alandaki gayretlerinin görüldüğünü dile getirdi. Yeşil alan özlemi duyanların uygun olduğu takdirde evlerinin çatılarına bahçe yaptırdıklarını ifade eden Şahin, şunları kaydetti: “Yeşil alanlara duyulan özlem nedeniyle evinin çatısına bahçe yaptıranlar artıyor. Aynı şekilde büyük mağazalar, marketler de çatılarının bu amaçla kullanıyor ve müşterilerine güzel bir ortam yaratıyor. Gelişmiş ülkelerde yerel yönetimlerin teşvikiyle yapılan bahçeler ülkemizde de artmalı.”
|
|
Devamını oku...
|
Kuşkonmaz Kuşkonmaz, sapı toprak altında bulunan ve yenebilir kısmı 'tomurcuk' olarak adlandırılan bir sebzedir. En lezzetli olduğu zamanlar mart ile haziran arası olan kuşkonmazın 3 ayrı cinsi yetiştirilir. Her çeşit toprakta kolayca yetişen beyaz kuşkonmaz, en çok Belçikada üretilir. Büyük ve yumuşak olan bu türün belirgin bir lezzeti yoktur. Menekşe kuşkonmaz ise, kuşkonmazın İtalyada yetiştirilen kokulu ve rengi mora çalan bir çeşididir. Meyvamsı bir tada sahiptir. Yeşil kuşkonmaz, en yaygın türdür. Boyu 15 cm.e ulaştığında toplanır ve lüks tüketime giren bir üründür. Kuşkonmaz türleri kendi içinde de boylarına ve tomurcuk yapılarına göre sıkı, sert, lekeli ve lekesiz olmak üzere alt çeşide ayrılır. Taze kuşkonmaz, sert, bükülmez, tek renkte ve kırıldığı zaman parlak bir kesite sahip olmalıdır. Nemli bir beze sarılı olarak 3 gün kadar tazeliğini korur. Besleyici değeri yüksek olmayan kuşkonmazın 100 gramı 25 kalori içerir. Düşük kalorili olduğu için şişmanlatmaz. A ve C vitaminleri bakımından çok zengindir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Keten Tohumu
Son yıllarda sayısız yararı keşfedilen keten tohumu öğütülmüş ya da çekirdek halinde tüketiliyor. "Keten tohumu hangi hastalıklara faydalıdır, zayıflatıcı etkisi varmıdır", işte bu soruların yantılarını sizin için araştırdık. Susama benzeyen doğal ürün Susama benzeyen, ancak kahverengi olan, parlak bir madde keten tohumu. Özellikle gıda sanayiinde, başta ekmekler, kurabiyeler, börekler olmak üzere pek çok unlu mamullere katılarak da kullanılıyor. Keten tohumunu yağ, tohum, ya da öğütülmüş toz şeklinde kullanmak mümkün. Doğal Tıp Derneği Başkanı Dr. Ender Saraç, "Amaca göre kullanım şekli değişir. Bazen kabuklu, bazen de kabuksuz tüketmek gerekebilir. Yeterince posalı, lifli gıda tüketmeyen insanlara bunu öğütmeden vermek daha yararlı. Çekirdek haliyle, posalı, lifli şekilde tüketmek daha iyi. Normal hazım yapabilen bir insan, çekirdek haliyle tüketebilir. Bazı kişilerde belki gaz yapabilir, ama bu kişilere de keten tohumunun üzerine bir fincan rezene çayı içmelerini öneriyorum ve sorun ortadan kalkıyor. Keten tohumunun bilinen ciddi bir yan etkisi yok" diyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
SARIMSAK Sarımsağın tarihi Tarihi kayıtlardan, Gizek Piramidi’ni yaptıran Firavun Keops’un (IV. Hanedan) inşaat sırasında işçilere bol miktarda yedirdiği sarımısağın, İsrail oğulları tarafından Mısır’dan Filistin’e getirildiği, oradan Anadolu ve İyonya’ya yayıldığı biliniyor. Haçlı seferleri sırasında ilk defa Fransa’ya getirilen ve bu şekilde Avrupa’nın öğrendiği sarımsak, bugün dünyanın her tarafında yetiştiriliyor.
Sarımsak vitamin deposu Sarımsağın bileşiminde şekerler, vitaminler (A, B, C), kükürtlü bir uçucu yağ ve içerisinde bol olarak allil sülfür bulunuyor. Sarımsağın özel kokusu ve tadı bundan ileri geliyor. Sarımsağın ihtiva ettiği yağ olan ‘Oleum allicine’, 1944 senesinde J. Cavallito ve J. Bailey adlı iki bilim adamı tarafından keşfedilmiş. Bu yağın 1 miligramı, 15 OE penisilinin aktivitesine eşit kıymetli bir deva.
|
|
Devamını oku...
|
|
Adım Adım Bitki Dikimi 1. Çiçek yatağının hazırlanması Öncelikle tüm yabani otlar temizlenmeli. Ardından toprak, alt üst edilerek ve iri topaklar ufalanarak gevşetilmeli. Eğer çalıştığımız alan ilk defa çiçek yatağı olarak kullanılacaksa ve özellikle de toprak killi ise, toprağa yosun eklemek son derece faydalı olur. Düşük kotta veya ıslak alanda çalışılıyorsa, dışarıdan getirilen bir miktar toprakla çiçek yatağının yükseltilerek drenajının iyileştirilmesi sağlanabilir
|
|
Devamını oku...
|
|
Hiç rüyanızda sevgilinizle kaktüs tarlasında yakalamaca oynadığınızı gördünüz mü? Hoş olurdu doğrusu, bırakır kaçardınız… Güller, orkideler, akasya ağaçları gibi kaktüslerin de dünya üzerinde küçümsenmeyecek kadar kalabalık bir ailesi var. Bu bitkiler kaya, dikili taş ya da öbekleşerek çoğalan amip topluluğu görünümünde çıkabilirler karşınıza…
Kaktüsler yaşlarını kolay kolay belli etmezler. Ağaç gibi kesip halkalarını saymak, çapına bakıp tahminde bulunmak imkânsızdır. 15–20 yaşında zannettiğiniz bir kaktüs 100 yaşında bile olabilir!
|
|
Devamını oku...
|
|
Bahçenizi fazla pahalı olmayan ama zevkle seçilmiş, küçük aksesuvarlarla donatmayı denediniz mi? Adeta cennetten bir köşe elde edeceksiniz. Cam sera Bazı bitkiler kışın soğuğuna, kar yağışına ya da sabah oluşan dona dayanamaz. Örneğin İstanbul’da begonvil, cycas palmiyesi, kauçuk, kaktüs, mandalina yetiştirmeniz riskli. İlle de istiyorsunuz diyelim. Ve bitkiyi evdeki seranıza, balkonunuza alamıyorsunuz. İşte o zaman bahçede böyle portatif bir cam muhafaza yapmanızda fayda var. Tahta konstrüksiyon ve naylon da işinizi görür ama bu çok estetik. Antika örnekleri Dolmabahçe Sarayı bahçesinde var. O dönemde kamelyaları koruyorlarmış. |
|
Devamını oku...
|

Bir bahçenin tekrardan düzeltilmesi işinde aksesuar ararken bunları buldum. Gece su üzerinde batmadan süzülüyorlar. Osmanlıdaki Lale devri keyfi gibi birşey. Sadece estetik! Lambalar gece için şarj ediliyor ve en az 4-5 saat durmadan yanık kalabiliyorlar.
|
|
Devamını oku...
|
|
Ülke: Türkiye Şehir: Rize İlçe: Çamlıhemşin Konumu: Çat yaylasının 7-8 km yukarısında,Hemşin vadisinin güneydoğusu'da kalmaktadır ve yörenin ünlü yaylalarındandır.Asıl ismi "Yezovit" olan bu yaylanın ismi zamanla "Elevit"e dönüşmüştür. Arabayla Çamlıhemşin'den 1,5 saate çıkabilirsiniz. Evler derenin akış şeklinden kaynaklanan bölünme sonucu,guruplar halinde yerleşik düzen almıştır.Aynı zaman da bu bölünme aynı köylülerin bir araya gelmesini sağlamıştır.
|
|
Devamını oku...
|
|
Isırgan otunun faydaları
Yaprakları asit formik yönünden zengin, ama, yılanda mevcut olana benzer bir zehir içerir. Dokunduğu yere enzimi boşaltır. İnsanın canını yakan bu sıvı, aslında bitkinin değerli niteliklerini içeren özsuyudur. Isırgan ile yapılacak her türlü yemeklerin yenmesi ve çayların içilmesi ile vücut için gerekli demir ve magnezyum gibi minerallerin alınması; İçerdiği demir, kansızlığı önlediği gibi, kadınlarda östrojen hormonunu arttırdığı için, doğum yapmış hanımların süt salgılamasını arttırıyor. Isırgan otu, asırlar boyu romatizma, gut ve damar sertliğinin tedavisinde, koleranın tehlikeli ishallerine karşı sıkça kullanılmış.... Bedeni güçlendiriyor Isırgan otunda "sekterin" adlı bir madde mevcut. Bu madde, midenin, bağırsakların, karaciğerin, pankreasın ve safra kesesinin salgılarını uyarıyor. Dahası, gene ısırgan otundaki demir, alyuvarları sürekli yenileyerek yeni dokulara bol oksijen sağladığı için, bu bitki çok değerli. Bedeni güçlendiriyor. Gargarası yapıldığında, her tür boğaz enfeksiyonlarına, pamukçuğa, dişetleri iltihaplarına ve anjinlere karşı etkili. Damarları güçlendirdiği için varis oluşumunu engelliyor, hattâ doğumdaki kanamaların da önüne geçiyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
Penjing 2000 yıllık bir geçmişi olan ve bonsai sanatına ilham olan, Çin'de doğmuş bir sanattır.Günümüz mimarlarının proje maketlerine benzer yönleri vardır. Penjing'te doğal manzaralar gerçek materyaller kullanılarak oluşturulmaktadır. Yaşayan ve küçültülmüş gerçek ağaçların gölgesinde meditasyon yapan insan heykelcikleri (genellikle budist rahipler ) veya etrafındaki keçilerini otlatan çoban figürleri yaygındır. Bu sanatta boyutlar çok önemlidir. İmgeler, kullanılan ağaçlarla orantılı olmalıdır. Bu gerçeklik hissini daha da arttırır.
Korean Boxwood (Buxus sinica) with Turtle Shell Rock Birbirlerine çok yakınlar.Ama penjing hem taşıdığı unsurların fazlalığı,çeşitliliği hem de daha canlı ve hareketli görünümü itibariyle bonsai'yi aşıyor. Estetik olarak daha üst konumda.bu işin esasında tabiattaki herhangi bir köşeyi minyatürize etmek var. Küçük bir tabiat parçası-köşesi oluşturmak; nehirle bölünmüş bir orman,ağaçlar altında yayılan atlar,vb..
|
|
Devamını oku...
|
|
Akasyaların zamanı bitti şu sıralar rüzgârsız geceler ıhlamur kokuyor. Egzoz kokusu bile bastırılmış durumda. Bence gece biraz sokaklarda yürüyün, zaten evler sıcak…  Bizim buralarda bayıltıcı ama hoş kokan bir sarmaşık var, bu konuda ondan bahsetmek istedim. Anavatanı Uzakdoğuda Japonya, Çin miş, Apocynaceae ailesinden (link İngilizce) gelir’miş. Bir dönem Türkiye’de sağlık konusunda önemli olan zakkum, çiçek açan sorunsuz yer örtücü Vinca major, güney illerinde yetişebilen pervane çiçeği de (rozet) bu aileden. Bizim konumuzdaki bitkinin ismi yıldız çiçekli yasemin. Latincesi “Rhyncospermum Jasminoides” ya da “Trachelospermum jasminoides“. Bitki yasemin yani “Jasminum” ailesindin değilmiş, sadece çiçek kokusu onlara benzediği için yasemin zannediliyormuş…
|
|
Devamını oku...
|
|

Zehirli olduğu için çoğu insanın bahçesine dikmekte çekindiği bitkiler vardır. Aslında bu tip bitkilerin çiçekleri çok etkileyicidir. Datura, Açelya, Atatürk çiçeği ya da zakkum gibi. Bu konuda daimi yeşil görüntüsüyle yaz kış bahçeye renk veren zakkum’u (Nerium Oleander) tanıtmak istiyorum. |
|
Devamını oku...
|
 Bir bitki satın aldığınızı veya size bir çiçek hediye edildiğini düşünelim. Bu çiçek için en uygun yer neresi olabilir? Evinizin içerisinde her nokta bitki yetiştirmek, onları başarılı bir şekilde büyütmek için uygun değildir. Seçilen yerin bitkinin belirli temel ihtiyaçlarını karşılaması gerekir, bitkinin yerleştirildiği yer bitkiler için gerekli ışığı almalı yeterli nem ve uygun sıcaklık sağlanmalıdır. Işık, nem ve sıcaklık başarılı bitki yetiştirmenin üç önemli faktörüdür. Bitkileri ev içerisinde koyacağınız yere karar verirken bu faktörleri daima dikkate almalısınız. Daima hatırımızda tutacağımız noktalardan birisi de bitkiler pencereye çok yakın kondukları taktirde uzun süre direkt güneş ışığına maruz kalmalarıdır. Bitkilerin büyük bir bölümü doğrudan güneş ışığını sevmezler. Bitkilerle ilgili diğer bir problem de bitkilerin pencerelerin çok yakınına konulduğunda ortaya çıkar. Özellikle kışın dış ve iç sıcaklık arasındaki fark şaşırtıcı derecede büyüktür. Bitkinin bir tarafı odanın ılımlı havasından yararlanırken diğer tarafı camdan geçip gelen soğuk havanın etkisine maruz kalacaktır. Bitkilerin zarar görmesine neden olacak derecede uzun süre pencerelere dayanmasına dikkat edilmelidir.
|
|
Devamını oku...
|
Salatanıza doğradığınız domatesin, domates dışında genlere de sahip olabileceğini hiç düşündünüz mü? Örneğin balık genine... Sadece domates yediğinizi düşünürken, aslında balık geni aktarılmış, gen mühendisleri tarafından yaratılmış, yepyeni bir ürün tüketiyor olabilirsiniz.
Balık ve domates genleri arasındaki ilgiyi kuramadıysanız eğer, GDO yani genetiği değiştirilmiş organizmaların ne anlama geldiğini de bilmiyorsunuz demektir. Oysa GDO lu ürünler market raflarında ve mutfaklarımızdaki yerini çoktan almış durumda. Bugün dünyanın hemen her yerinde, GDO lara yönelik ciddi tartışmalar sürüyor. Yeşil devrim olarak da adlandırılan bu süreci savunan ABD gibi ülkeler, GDO ların dünya açlığını önlemenin tek yolu olduğunu savunuyor. GDO lu ürünleri "frankeştayn gıda" olarak tanımlayan GDO ya karşıtları ise doğal yaşamın çok uluslu şirketlerce patent altına alınarak, güney ülkelerinin ve tarım nüfusunun sömürüye açık hale getirildiğini belirtiyorlar. |
|
Devamını oku...
|
|
Yoğurt Otu Bitkinin değişik türleri vardır. Tırmanıcı yoğurtotu (Galium aparine L.), tarlalarda, çayırlarda, çit kıyılarında çalılıkların arasında bolca yetişir ve çiftçiler onu zararlı ot olarak bilirler. 60-160cm boyundaki bitkinin yaprakları halka dizilişlidir ve uzunca saplı, yeşil –beyaz renkli çiçek şemsiyeleri vardır. Sapındaki tüylerin yardımıyla rahatça tırmanabilir. Yöresel olarak, yapışkan otu, çobansüzeği, sünnetlik otu, sünnetlice otu ve kazotu olarak da tanınır. Bitkinin türlerinin hepsi şifalıdır, ama sarı çiçekli yoğurtotu (Galium verum L.) ender bulunan bir bitkidir ve kurutulduktan birkaç ay sonra kararmaya başlar. Tırmanıcı yoğurtotu ise pratik olarak her yerde karşımıza çıkar ve kurutulduktan sonra iki yıl kadar kullanılabilir.
|
|
Devamını oku...
|
|