Orkide : Ülkemizde endemik orkide çeşitleri vardır. Bunlardan sahlep yapılabilmekte, K. Maraş ilinde ise dondurmalara katılmaktadır. Maraş Dondurmasının meşhur olmasının kaynağında orkidelerden elde edilen sahlep önemli rol oynamaktadır. Nitekim bu ilimizde endemik olarak Cephalanthera kotschyana, Dactylorhiza Osmanica (Osmaniye orkidesi) orkideleri yetişmektedir. Badem: Ülkemizde endemik badem ağaçları bulunmakta olup, bunlar Elazığ, Hakkari, Mersin, Maraş ve Van'da yetişmektedirler. Tere: Salatalarda kullanılan terenin ülkemizde birkaç endemik çeşidi olup, bu türler ülkemizin Adana, Bitlis, Hakkari, Kastamonu, Konya, Maraş, Niğde ve Van illerinin endemik bitkilerindendir. Kuşkonmaz: Önemli bir besin maddesi olan kuşkonmaz sebzesinin ise 3 ilimizde endemik olarak bulunduğu bilinmektedir. Antalya'da Asparagus Lycicus (Likya kuşkonmazı), Konya ve Mersin'de Asparagus Coodei, Yine Konya'da Konya'nın antik dönemdeki ismiyle adlandırılan Asparagus Lycaonicus (Likonya veya Konya Kuşkonmazı) Pancar: Ülkemize endemik olan iki adet pancar bitkisi vardır ve isimleri bulundukları bölgelerle ilgilidir. Adanada Beta Adanensis (Adana pancarı) ve Çanakkalede Beta Trojana (Troya Pancarı). |
|
Devamını oku...
|
GLOKOM-GÖZ TANSİYONU İÇİN DOMATES SUYU KÜRÜ Glokom; Halk arasında bilinen adıyla “Göz Tansiyonu” milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığıdır. Tedavi edilmediğinde görme kaybına sebep olabilir. Glokom rahatsızlığında, gözün içindeki sıvı basıncı, görme yeteneği için gerekli olan göz sinirine zarar verecek düzeyde yüksektir. 40 yaşın üzerinde daha sık oluşan glokom genellikle yıllar içinde çok sinsi ilerler. Bu; en sık görülen glokom tipidir ve “Primer Açık Açılı Glokom“ olarak adlandırılır. Bu süre içinde glokomlu kişilerin bir kısmında da hastalığa ait herhangi bir belirti görülmez. Glokom, bir çok hasta tarafından ancak ileri dönemlerde ve belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebilir. Glokomda görme kaybı oluşmasının ardından geri dönüş olmadığı için erken teşhis önemlidir. Normal göz muayenesinde tespit edilen anormal göz içi basıncı artışı hastalığın ilk belirtisi olabilir. Göz doktorun tarafından düzenli aralıklar ile yapılan muayeneler glokomun erken teşhis ve tedavisi için en iyi yoldur
|
|
Devamını oku...
|
|
İdrar Yolları Enfeksyonlarında Kullanılan Bitkiler ve Bitkisel Kürler
İdrar yolları böbrekler, mesane ve idrar kanalından oluşmaktadır.Mesane balon şeklinde bir organ olup idrarı depolama görevi vardır. Böbrekler ise iki adet fasulye şeklinde organ olup yukarı sırt bölgesinde yer almaktadırlar. Böbrekler kandan artık maddeleri temizleyerek idrar içinde vücuttan atılmasını sağlarlar.İdrarda yüksek miktarda bakteri bulunması durumunda üriner sistem enfeksiyonu gelişir. PRATİK BİTKİSEL FORMÜLLER
* 1 Bardak kaynar suya, 4-10 gram andız otu kökü konulur. 10 dakika bekletilip , günde 2-3 bardak içilir.
* 8 kilo kaynar suya 500 gram sarı kantaron konur. 40 dakika kaynatılır,süzülür. Sabah, öğle, akşam yemeklerden 1 saat önce 1 bardak içilir.
* 1 Bardak kaynar suya,10 gram hatmi çiçeği konulur.10 dakika bekletilip, balla tatlandırılarak, günde 2-3 bardak içilir.
* 1 bardak kaynar suya 10 gram civanperçemi konulur. 10 dakika bekletilip, günde 2-3 bardak içilir.
* 1 bardak kaynar suya, 2 gram taze veya kuru kiraz sapı konulur. 10 dakika bekletilip, günde 2-3 bardak içilir. |
|
Devamını oku...
|
|
 1970 yılından bu yana her gittiğim dış ülkenin arboretumlarını tek tek gezdim. İlk önce bir bahçe şeklinde başlayan merkım, zamanla Arboretum'a dönüştü. Arboretum'a tohum toplamak için ülkeyi gezdiğim yıllarda ülkenin erozyonla maruz kaldığı tehlikeye şahit oldum. TEMA Vakfı''nı kurma düşüncesinin temeller aslında o yıllarda Arboretum kurma çabaları sırasında ortaya çıktı.
Bugün Karaca Arboretum'da ekolojik şartlar ve toprak koşulları el verdiğince dünyanın en geniş meşe kolleksiyonunun oluşturulmasına başlandı ve yoğun bir şekilde dünya meşeleri toplanmaktadır. Arboretum'da bitkilerin yerleştirilmesinde izlenen yol başlangıçta bir ev bahçesi olarak başladığı için yoğun bitki grubu daha çok peyzaj ağırlığı göz önünde bulundurularak yapılmıştır. Daha sonraları bitkilerin toprak isteklerine göre ve sistematik olarak yerleştirilmesiyle devam edilmiştir. Bugün içinde birçok nadir bitki barındıran Karaca Arboretum, 200'e ulaşan Arboretum ve Botanik bahçeden alınan tohum, çelik, aşı materyali ve bu yoldaki hizmet veren çok geniş dost ve bilim adamlarının katkısı olmuştur. Türkiye ve Dünyayı gezerken Karaca'nın tanıştığı birçok arkadaş ve dostlarının ilgi ve yardımlarını da almıştır. Bugünkü Arboretum faliyetlerinin en önde geleni mevcut kolleksiyonun Türkiye'ye yayılmasıdır. 150.000 bitki (odunsu) çeşitli kurum ve kuruluşlara dağıtılmıştır.
Arboretum faaliyetleri dış kaynaklı ve Arboretum'dan toplanan tohumlarla yapılmaktadır. Yurtdışından 200 'ün üzerinde Arboretum ve Botanik Bahçesi ile tohum alışverişinde bulunulan Arboretum''da Türkiye Doğasından 220 civarında yeni isim almış ve isim alacak birey vardır. |
|
Devamını oku...
|
|

Atatürk Arboretumu Belgrad Ormanı, aslında hemen hemen tüm İstanbulluların bildiği bir mesire yeri. İstanbul'da yaşayan hemen herkesin en azından öğrenciyken geldiği Belgrad Ormanı'nın yanı başındaki Atatürk Arboretumu ise çok da tanınan bir yer değil. Oysa yaz aylarında doğayla başbaşa kalmak ve dinlenmek ama plajlardan ve piknik alanlarından uzak bir yere gitmek istiyorsanız, Belgrad Ormanı içindeki Atatürk Arboretumu, yani canlı bitki müzesi tam size göre bir yer. Çok farklı bir dinlenme yeri olsa da bitki müzesine Belgrad Ormanı yolundan gidiliyor. Maslak'tan Sarıyer yönüne doğru giderken, Fatih Ormanı'ndan sonra ilk ışıklardan sola, Bahçeköy, Kilyos asfaltına sapılıyor. Yaklaşık 3 kilometre sonra görünen kemerlerden sonra Atatürk Arboretumu tabelalarını görmeye başlıyorsunuz zaten.
Arboretumun girişinde bir bilgisayar bilgi sistemi kurulmuş. Buradan bitki türleri ile ilgili birçok bilgiye ulaşmak mümkün.
Küçük, büyük, uzun, kısa, İstanbul ikiliminde yaşayabilen nadir olanlar da dahil hemen her ağaçtan örnekler var Arboretum'da... Burası aslında eğitim amaçlı, bilimsel bir yer ama halka da açık. Hafta içinde ücretsiz olarak burayı gezmek mümkün ama haftasonları piknik yapılmasını engellemek için yıllık serbest giriş kartı olanlar ve önceden randevu alan gruplar arboretuma girebiliyor. 10-15 kişilik gruplarda kişi başı 2,5 milyon ödeniyor.
Aatürk Arboretumu şefi Selma Şengönül bitki müzesini şöyle anlatıyor:
"Eğer bitkilerden zevk alıyorsanız, doğa ile başbaşa kalmayı seviyorsanız, bitkiler hakkında bilgi edinmek istiyorsanız ve de günümüzde çok moda olan bahçe düzenlemesi yapmak istiyorsanız, hangi bitkinin hangi mevsimde hangi renge bürüdüğünü, hangi yaşlarda hangi boylara geldiğini ve nereler dikilmesi gerektiğini öğrenmek istiyorsanız ve bu konuda bahçenize tür seçmek istiyorsanız, Atatürk Arboretumu sizin için uygun bir mekan." |
|
Devamını oku...
|
Kew Bahçeleri (Kew Gardens)The Royal Botanic Gardens; Kew (Kraliyet Botanik Bahçeleri; Kew) ya da kısa olarak Kew Gardens, Londra’nın güneybatısında bulunan Richmond upon Thames bölgesi ile Kew semti arasındaki bahçeler ve botanik seralardan meydana gelen 120 dönümlük arazinin adıdır. 38 bine yakın farklı bitki türüne ev sahipliği yapan botanik bahçe, dağılım planı olarak Londra’nın tam merkezine yerleştirilmiş bir ormanı andırır. Kimi dünyadan yokolma tehlikesiyle karşı karşıya olan bu bitki türlerinin ve ağaçların arasından ise bahçenin nadide yapıları olan Kew Palace (Kew Sarayı), the Great Pagoda (Büyük Pagoda) ve Viktorya döneminden kalma bazı seralar yükselmektedir.
18. yüzyılda Richmond’ı da içerisine alan bir kraliyet arsası olan Kew’in devasa bir bahçe görünümü alması, Kral III. George’un annesi olan Prenses Augusta’nın bahçe işlerine duyduğu ilgiden kaynaklanmaktadır. Annesinin anısını sonsuza dek yaşatması amacıyla, bahçeyi dönemin tanınmış mimarlarından William Chambers’ın ellerine teslim eden III. George, özellikle egzotik bir hava istediğinin de altını çizmeyi unutmamıştır. Sömürge gemileriyle doğunun zenginliklerini gözlemleme imkanı yakalayan Chambers da, Viktorya döneminin mimarisiyle, aralarında 1762 yılında Çin’de gördüklerinden esinlenerek çizdiği on katlı sekizgen bir pagodanın da bulunduğu Uzakdoğu mimarisini harmanlayarak Kew Gardens’a turistik bir hava kazandırmıştır.
|
|
Devamını oku...
|
Ateş Çiçeği (Salvia splendens) Bakımı, Üretimi Ballıbabagiller familyasındandır. Şifalı etkileriyle çok yakından tanıdığımız adaçayı bitkisinin yakın akrabası olup anayurdu Brezilya'dır. 1800'lü yılların başlarında İngiltere'ye getirilmiş ve oradan çiçekler dünyasına tanıtılmıştır. Ateşçiçeği, dikine gelişen ve 30-50 cm. kadar boylanabilen çalımsı ya da çok yıllık otsu bitkidir. Ama birinci yılının sonunda bozulduğundan, çoğu kez bitkiye bir yıllık işlemi uygulanır. Yeşil renkli köşeli gövdesi, çok dallı sürgünleri vardır. Oval biçimli kenarları dişli, sivri uçlu, yeşil renkli yaprakları 7 cm. kadar uzunlukta olabilir. Yaz başlarında sonbahara kadar sürekli açan parlak kırmızı renkli, borumsu biçimli gösterişli çiçek salkımlarındaki bir görüntü oluşturan dalya yıldızçiçekleri, bahçelerde kendilerine ayrılan çiçek tarhlarında çok güzel dururlar. Ayrıca evlerin balkonlarında plastik saksılar içinde de yetiştirilebilirler. İstekleri ve Üretimi Besince zengin, nemli ama suyu iyi akıntılı (süzek) bahçe topraklarını ve bol güneşli ortamları seven ateşçiçekleri, hafif gölge yerlerde de iyi gelişir. Bitki makul düzeyde sulanır. Ama, yazın sıcak ve kurak havalarda bitkiye verilen su miktarı artırılmalıdır. Ateşçiçekleri tohumuyla çoğaltılır. İlkbaharda 1618 derece sıcaklıklarda sıcak yastıklara ekilen tohumları 14 günde çimlenir. Bitkinin fideleri yeterince gelişince ve toprak ısındığında, bu fideler bahçelerdeki yerlerine şaşırtılarak sıra üzerinde 30'ar cm. aralık bırakılarak dikilir. |
|
Devamını oku...
|
|
Limon Servi (Cupressus macrocarpa "Goldcrest")
Göz alıcı rengiyle bahçelerde sıkça tercih edilen bir çam türü. Dayanıklı, çabuk büyüyen bir ağaç. Limon servi çok şık, hoş renkli ve gür formlu bir çam türüdür. Özellikle parlak sarıya dönük yeşil rengi ile bahçelerin en çok dikkat çeken ve en çok tercih edilen ağaçlarından biridir. Çok hızlı büyüyen bir ağaçtır. 10 sene içinde fidan 3-4 metre boya ulaşır. Bu yönü ile özellikle bahçenin dışarıdan görülmesini engelleyen bir çit ağacı olarak da tercih edilir. Çit olarak dikildiği yerlerde 1 metre aralıkla dikilmesi tavsiye edilir. Limon servi güneş sever. Rüzgara dayanıklıdır, hatta deniz yakınlarında bile rüzgardan zarar görmez. Her türlü toprakta rahatlıkla gelişir, uyumlu ve kolay büyütülebilen bir ağaçtır.Soğuk havadan etkilenmez. Genç fidanlar –10 dereceye kadar dayanır, hatta daha büyük ağaçlar daha soğuk havalara dahi dayanabilir. Parlak ve göz alıcı rengini öne çıkarmak için bahçenizde limon serviyi koyu renk bir çim türünün arasına (örneğin karaçim) veya koyu renk çalıların önüne dikmenizi öneririz. Limon servi, saksı içinde de çok hoş görünüm sağlayan ve uzun süre dayanan bir ağaçtır. Geniş bir toprak saksı içinde her tür dış mekanda birkaç sene boyunca yetiştirilebilir. |
|
Devamını oku...
|
Açelya (Azalea) İlkbahar Bakımı İlkbahar açelya zamanıdır. Açelyalarınızı gelecek yıla hazırlamak için beslemelisiniz. Fakat asla azotlu gübre dozunu kaçırmayın. Bu açelyaların yanmasına sebep olacaktır. Budama yapmak için çiçeklenmenin bitmesini bekleyin. Aksi taktirde çiçek tomurcuklarını kesmiş olursunuz. Çiçeklenme bittikten sonra dikkatlice budayın. Çok derin budama istemez, hafif budayın yada hiç budamayın. Açelyaların en iyi gübrelenme zamanı hemen çiçeklenmeden sonraki zamandır. İlkbahar ve yazın iyi bir gelişme gösterebilmesi için yavaş eriyren azot verebilirsiniz. 8 Hafta kadar sonra ise açelyalar için satılan asidik besinler vermelisiniz ve her 6 haftada bir açelya gübresi vermeye devam edin. Açelya gübresini Eylül ayına kadar vermeyi sürdürün. |
|
Devamını oku...
|
|
Aquilegia - Haseki Küpesi Haseki Küpesi çok yıllık otsu bitkilerdir. Güçlü kök sistemleri vardır. Çiçekleri mavi, sarı, kırmızı ve beyaz renkli, çok gösterişlidir. Bahar aylarında açarlar. Aquilegia' ların Orta Avrupa, Kuzey Amerika ve ve Asya'da doğal olarak yetişen 30 türü vardır. Her türlü, yumuşak yapıda kültür toprağında kolayca yetişebilir. Fakat, daha çok tınlı-kumlu toprakları sever. Kireçli ortamlara yaprak kompostu karıştırılmalıdır. Güneşli ve yarı gölge ortamlar yaprak kompostu karıştırılmalıdır. Çeşitli pereniyal çiçek bordürlerinde, park ve bahçelerde kullanılmaya, aynı zamanda kesme çiçekçiliğe uygundurlar.
Üretim: Kökten ayırma, yan sürgünler ve tohumla üretilebilirler. Tohum ekimi, ilkbaharda yastıklara yapılır. Ekim'den 2 hafta sonra çimlenirler. Fakat, tohumlar olgunlaşınca hemen ekildiklerinde, çimlenme ertesi yıl ilkbaharda olur. Tohumla üretimde kültür formlarında açınım olmaktadır. Tohumlar 2 yıl süre ile çimlenme güçlerini korur. Genç fideler sıcak ve kumlu toprakları sever. |
|
Devamını oku...
|
|
Begonya - Begonia Dayanıklılığı, renk çeşidi ve yapraklarının renk ve biçimleriyle ülkemizde çok yaygın bir süs bitki olan begonyanın dünyada sayılan 900 türü vardır. Bu zengin türün yahnkat ya da katmerli, küçük çiçekli Begonia semperfiorens ve de köksaplı iri yalınkat ya da katmerli çiçekleri olan Begonia tubereux olanları, bahçe ve terasların sevilen çiçekli bitkileridir.
Bol çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. Yaz ve sonbahar aylarında çiçeklenir. Nem oranı yüksek ortamlarda sağlıklı gelişir. Yazın bitkinizi bolca sulayın ve yapraklarına su püskürtün. Kışınsa toprağı kurumayacak şekilde sulama yapın. Her yıl ilkbaharda saksısını değiştirin. Satın alırken, küçük bir saksıda bulunan, bol yapraklı ve parlak çiçekli olanları tercih edin. Yeni çıkan yapraklar küçükse bitkiniz çiçek açmıyorsa bitkinizin gübrelenmeye ihtiyacı var demektir. Mayıs-eylülarası begonyayı 15 günde bir gübreleyin. |
|
Devamını oku...
|
|
Bogurtlen (Ahududu / Kusuzumu) Yetistiriciligi Ahududu, üzümsü meyveler grubundandır. Yabani olarak birçok yerde rastlamak mümkündür. Fakat önemli olan ve tarımı yapılan ıslah edil miş kültür çeşitleridir. Yabanilere oran la bu çeşitler daha verimli, gös terişli ve ekonomik değer leri çok daha yüksektir. Ahududu, Yurdum uzda özellikle Bölgemizde son birkaç yıldır ticari amaçla yetiştirilmek tedir. Ahududu meyveleri çeşitli şekilde değerlendirilmektedir. Taze tüketildikleri gibi konserve, reçel, marmelat, meyve suyu, pasta sanayii ve likör yapımında kullanılmaktadır. Aynı zaman da bol miktarda C vitamini ihtiva ettiklerinden tedavi edici özelliğine de sahiptir. |
|
Devamını oku...
|
|
ARMUT YETİŞTİRİCİLİĞİ
Ağaç Yapısı Armut ağacı genellikle dikine büyür taç yapısı bir çok çeşitte piramit şeklindedir. Örneğin Akça ve Mustafa Bey yarı dik, Ankara dik Williams yayvan büyüme göstermektedir. Armut ağaçlarında çiçek tomurcukları tüysüz ve karışık yapıda olup içlerinde hem çiçek hem de yaprak taslakları bulunmaktadır, Williams gibi bazı armut çeşitlerinde yıllık sürgünlerde yan tomurcuk olarak çiçek tomurcuğu oluştururlar. Armut ağacı genellikle;yüksek meyve tutumu ve verimlilik sağlamak için karşılıklı tozlanmaya ihtiyaç duyar. Tesis edilen armut bahçelerinde asıl çeşidin yanında mutlaka dölleyici bir baba çeşitde dikilmelidir. |
|
Devamını oku...
|
|
Akvaryumda Bitki Yetiştirmek Tank: 40’la 110 lt arası bir tank yeni başlayanlar için en uygun boyuttur. Daha küçük tanklarda kurulabilir ama daha fazla detaya dikkat etmeyi gerektirir. Daha büyük tanklar için daha fazla yer ve nakit ayırmanız gerekir. Eğer bu boyutların dışında kalan bir akvaryumunuz varsa endişelenmeyin onu da kullanabilirsiniz ama aşağıda verilen bilgilerin sizin tankınıza göre değiştirilmesi gerekebilir.
Mümkünse uzunluğu yükseklğinden büyük bir tank kullanınız. Uzun ince akvaryumlarda ve garip şekilli akvaryumlarda ışıklandırmada sorunlar yaşanabilmektedir, ayrıca bunların içlerinde çalışmakta zordur. |
|
Devamını oku...
|
Türkiye Bitkileri
Yaz sıcakları yetmezmiş gibi, kalabalığı ve monotonluğuyla da çekilmez bir hayat sunan büyük şehirlerde yaşamanın sıkıntılı havasından sıyrılmak için koşulan ilk yerlerin, yeşilliklerle kaplı dağların serin yaylaları olması, boşuna mıdır dersiniz? En usta ressamların, ancak hayal gücüyle bir araya getirebildiği o enfes doğa resimlerini aratmayacak güzellikteki bir şelale dibinde, göğü delen uzunluktaki ağaçların sık yaprakları altındaki çalılıklar arasından, şapkalı mantarlarla cazibe yarışına girmekten çekinmeyen rengarenk çiçeklerin; zambakların, nergislerin, çiğdemlerin resmi geçididir, gözleri esir eden doğa manzaraları. |
|
Devamını oku...
|
|
Doğa Felsefesi "3.Çevre Sorunlarına Öğrenci Yaklaşımlaı Sempozyumu'nda sunduğumuz Doğa Felsefesi çalışması"
Doğa Topluluğu olarak bu sunuşumuzla "Doğa Felsefesi" başlığı altında ilk insandan günümüze kadar insanların doğaya bakış açılarını inceleyeceğiz. İnsanların doğaya bakış açıları, çevre şartlarına, geçirdikleri aşamalara, bilgi seviyelerine, sahip oldukları teknolojiye ve toplumsal yapının egemen görüşlerine göre degiştiğinden ilk insandan günümüze kadar geçen süreci tarihsel, toplumsal, ekonomik ve teknolojik gelişmeler yönünden inceleyeceğiz. Böylece insanların doğayı nasıl algıladıklarını ve neden o şekilde algıladıklarını anlamaya çalışacağız. |
|
Devamını oku...
|
|
Ekolojik Tarım Kuruluşları Rehberi
Uluslararası Ekolojik Tarım Hareketleri Federasyonu (IFOAM), 100 ülkede 650 kadar dernek, enstitü, okul, kooperatif ve diğer yasal kurumların oluşturduğu bir federasyondur. Dünya çapında ekolojik tarım hareketini temsil etmekte ve bu konuda küresel değiş-tokuş ve işbirliği için platform sağlamaktadır. www.ifoam.org
|
|
Devamını oku...
|
|
Çevre düzeni planları neden başarısız oldu?
Ülkemizin her köşesinde çevre düzeni planı yapmayı ve onamayı hedefleyen Çevre ve Orman Bakanlığı'nın bu politikası başarısızlıkla sonuçlanmış durumda. Başarısızlığın temelinde bakanlığın ismine dayalı olarak aldığı yetkiyle Çevre Düzeni Planı (ÇDP) yoluyla imarcılığa soyunması yatıyor. Bakanlığın imarcılık anlayışında ise çevre koruma kararları yerine kalkınma kararlarına odaklanma eğilimi egemen.
Çevre "etraf " anlamında bölge ve havza gibi mekânları tanımladığı gibi, bütün canlıları ve doğal alanı kapsayan biyolojik temelli bir anlamı da içeriyor. Birinci anlam insan merkezli fiziksel planlamayı ikinci anlam ise insanı da içeren biyolojik ve ekolojik merkezli "çevre duyarlı planlama"yı çağrıştırıyor. İkinci anlam bakanlığın tanım, görev ve yetkileriyle örtüşüyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
Atatürk’ten sonra park orman yapalım diyen çıkmamış
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Ankara Devlet Resim Heykel Müzesi Binası’nın, Prof. Dr. Yüksel Öztan’ın 22 yıl önce hazırlamış olduğu peyzaj projesi kapsamında, yeniden düzenlenen ön bahçesini hizmete açtı. Cumhuriyet dönemi binalarına dikat çeken Günay, "Ne yazık ki asıl sıkıntımız Atatürk’ten sonra, ufuklara bakıp ’şurayı park, şurayı orman yapalım’ diyen olmamış" dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Ankara Devlet Resim Heykel Müzesi Binası’nın yeniden düzenlenen ön bahçesini hizmete açtı. Uzun yıllardır atıl durumda bulunan bahçe, Prof. Dr. Yüksel Öztan’ın 22 yıl önce hazırladığı peyzaj projesi kapsamında, yine Öztan’ın danışmanlığında günün ihtiyaçlarına göre revize edilerek DÖSİMM tarafından hayata geçirildi. |
|
Devamını oku...
|
Osmanlı Mimari ve Tasarımının Türkiye’sine Yansımaları
Tasarım; günümüzde çok sık kullanılan fakat ne anlama geldiği pek de anlaşılamayan bir sözcüktür. Bir tasarım kendi içinde bir yapıya ve bu yapı arkasında bir planlamaya sahip olmalıdır. Bütün sanatların temelinde tasarım vardır.
Tasarlama eylemi, oluşturulacak yapının organizasyonu ile ilgili her türlü faaliyeti içine almaktadır. Tasarım kavramını iki ayrı tanımla anlatmak gerekir. Hukukçular ve tasarımcılar tasarım kavramını farklı şekilde algılarlar. Amerikan Endüstriyel Topluluğuna göre tasarım; kullanıcı ve üreticinin karşılıklı yararını gözeterek; ürünlerin işlev, fayda ve görünümünü optimizme edecek şekilde yeni ürün fikirleri yaratmaya ve geliştirmeye yönelik profesyonel bir etkinliktir. Hukuki açıdan ise tasarım; bir ürünün veya bir parçasının çizgi, şekil, renk, biçim, doku, malzemenin esnekliği ya da süslemesi gibi insan duygularıyla algılanabilen çeşitli unsur veya özlerinin oluşturduğu görünümüdür. |
|
Devamını oku...
|
|