|
Peyzaj Mimarlığında Antropometri Yapı olarak insan vücudu, belli bir takım fiziki sınırları olan bir bütündür. Bunun için kullanım amacıyla yapılması tasarlanacak olan mobilya, belli ş artlar altında vücudun parçalarıyla do ğ rudan ili ş ki kurmak durumundadır. Bu ili ş ki birebir olabilece ğ i gibi, uzakta göze ve di ğ er duyu organlarına hitap eden bir ili ş ki ş eklinde olabilir. Bu durumda mobilyanın fiziki yapısının, insanın fiziki yapısına uygunlu ğ u ergonomik faktörlerle belirlenir (Anonim 2003e). Bu ergonomik faktörlerden antropometri, insan-çevre insan-mobilya ili ş kilerinde kullanıcılara ait verileri sa ğ lar. Antropometrik veriler en çok kullanılan ergonomik verilerdendir. Antropometri ile peyzaj mimarlı ğ ının çıkı ş noktası ve ba ş lıca u ğ ra ş ları insandır. İ nsana uygun çevreler yaratma noktasında antropometrinin verileri peyzaj mimarlı ğ ı için bir gerekliliktir. Peyzaj mimarlı ğ ı biyolojik temele dayalı, arazi kullanımı ve planlama ilkelerini belirten bir bilim dalı; yararlı, i ş levsel ve güzel bir çevre yaratma sanatıdır (Öztan 1992). Peyzaj mimarlı ğ ı disiplini; estetik, fonksiyonel aynı zamanda insan ile uyumlu mekanlar yaratmayı amaçlar. Kent konforunun sa ğ lanması, insanın fonksiyonel, estetik, psikolojik açıdan ya ş amının kolayla ş tırılması kent içinde kullanılan her türlü malzeme, donatım ve bitkinin antropometrik ölçülere uygun dizayn edilmesi ile gerçekle ş ebilir. Ya ş adı ğ ı kent içinde insan, çevresindeki peyzaj elemanları ile sürekli etkile ş im içinde bulunmaktadır. Kaldırımlarda yürümekte, banklarda
oturmakta, otobüs duraklarını, büfeleri, çöp kutularını kullanmakta, i ş aret, tanıtım ve yön levhalarından ve bitkilerden faydalanmaktadır. İ nsan çevreyle etkile ş ime girdi ğ inde, uygun vücut bölümlerinin ölçümlerini bilmek önemlidir (Oborne 1995). Kullanılan mekanlar ve elemanlar ile kullanan insanlara ait ölçüler do ğ rudan ili ş kilidir. Oturma birimlerinin oturma yüksekli ğ i; arkalık yükseklik ve e ğ imleri; trabzanlar, korkuluklar, kapı kollarının el ile uygunlu ğ u ve kalınlıkları, aya ğ ın basma geni ş li ğ i; kentsel mekan içinde belli bir konumda (otururken veya ayakta) görü ş açıları, duru ş ve uzanma mesafeleri, kullanan insan grubu ile optimum uyum içinde olmalıdır. Bu uyumun sa ğ lanabilmesi tasarımda antropometrik ölçülerin göz önüne alınmasını gerekli kılar. İ nsan vücudu üzerinde çok de ğ i ş ik sayıda antropometrik ölçüm almak mümkündür. Ancak alınan bu ölçümlerin tümünü her alanda kullanmak gerekmemektedir. Kentsel dı ş mekanlarda kullandı ğ ımız yapısal peyzaj elemanlarının gerek imalat gerekse kullanım rahatlı ğ ı ve konumlandırılmasında yararlanılabilecek belli ba ş lı antropometrik ölçüler tez kapsamında çizelge 2.3.’deki gibi tespit edilmi ş tir. Tasarımda gerekli olacak verilere paralel olarak bu antropometrik ölçülerin çe ş idini arttırmak mümkündür. Antropometrik ölçüler 1- Boy Tanım: Dümdüz kar ş ıya bakılarak dik duruldu ğ unda yerden ba ş ın üstüne kadar olan dik mesafedir 2- Göz yüksekli ğ i Tanım: Dümdüz kar ş ıya bakılarak dik duruldu ğ unda. Yerden gözün iç kö ş esine kadar lan dik mesafedir 3- Otururken ba ş yüksekli ğ i Tanım: Oturma yüzeyi ile ba ş ın en yüksek noktası (tepe (vertex)) arasındaki dü ş ey mesafedir 4- Otururken göz yüksekli ğ i Tanım: Yere paralel uza ğ a bakıldı ğ ında oturma yeri ile göz bebe ğ i arasındaki dikey uzaklıktır 5- Otururken omuz yüksekli ğ i Tanım: Oturma yeri ile omuz arasındaki dikey uzaklıktır 6- Oturma yeri-dirsek yüksekli ğ i Tanım: Kolun ön kısmı yere paralel ve üst kısmı dik olarak tutuldu ğ unda. Oturma yeri ile dirsek arasındaki dü ş ey uzaklıktır 7- Otururken kalça-diz uzaklı ğ ı Tanım: Sa ğ bacak zemine dik olacak ş ekilde oturuldu ğ unda, kalça ile diz arasındaki yatay uzaklıktır 8- Otururken kalça-baldır uzaklı ğ ı Tanım: Sa ğ bacak zemine dik olacak ş ekilde oturuldu ğ unda, kalça ile alt baldırın en geni ş yeri arasındaki uzaklıktır 9- Otururken diz yüksekli ğ i Tanım: Ön bacak zemine dik olacak ş ekilde oturuldu ğ unda, zeminle dizkapa ğ ı arasındaki dü ş ey uzaklıktır 10- Otururken diz altı yüksekli ğ i Tanım: Ön bacak zemine dik olacak ş ekilde oturuldu ğ unda, zeminle dizkapa ğ ı altı arasındaki dü ş ey uzaklıktır 10 9 Ş ekil 2.9. Otururken kalça-diz uzaklı ğ ı Ş ekil 2.10. Otururken kalça-baldır uzaklı ğ ı Ş ekil 2.11. Otururken diz yüksekli ğ i Ş ekil 2.12. Otururken diz altı yüksekli ğ i (Pheasant 1996) 9- Otururken diz yüksekli ğ i Tanım: Ön bacak zemine dik olacak ş ekilde oturuldu ğ unda, zeminle dizkapa ğ ı arasındaki dü ş ey uzaklıktır (Kayı ş ve Özok 1989) (Ş ekil 2.11). 10- Otururken diz altı yüksekli ğ i Tanım: Ön bacak zemine dik olacak ş ekilde oturuldu ğ unda, zeminle dizkapa ğ ı altı arasındaki dü ş ey uzaklıktır (Kayı ş ve Özok 1989) (Ş ekil 11- Omuz geni ş li ğ i Tanım: Omuzun en geni ş noktaları arasından alınan ölçüdür 12- Kalça geni ş li ğ i Tanım: Oturma halinde kalçadaki en geni ş yatay uzaklıktır 13- El uzunlu ğ u Tanım: El düz ve açık duruldu ğ unda, bilek çizgisinden orta parma ğ ın tepesine kadar olan mesafedir 14- Ayak uzunlu ğ u Tanım: Topu ğ un en arka noktası ile uzun olan (birinci veya ikinci) parma ğ ın en ucu arasındaki mesafenin, aya ğ ın uzunlamasına olan eksenine paralel olan ölçülerin uzunlu ğ udur. 15- Kollar yana açık uçlar arası mesafe Tanım: İ ki kol yanlara uzatıldı ğ ında parmak uçları arasındaki maksimum yatay mesafedir 16- Kol yukarıda parmak ucu yüksekli ğ i Tanım: Kol ba ş ın üstünden dik olarak uzatıldı ğ ında, avuç yumruk halindeyken, merkezine kadar olan dikey mesafedir Bitkiler ve antropometrik özellikler Bu bölümde, kentsel dı ş mekanlarda kullanılan bitkilerin i ş levleri; insanlar, yapılar, yollar, altyapıyla olan ili ş kileri ba ğ lamında tanımlama ve kabullere yer verilecektir. Kent içinde kullanılan bitkisel elemanların ba ş ında yol a ğ açları gelmektedir. Yol a ğ açları, kent içi yollarının önemli bir donatım elemanıdır, hem altyapı hem de üstyapı ile do ğ rudan ili ş kilidir. Bu yüzden yolların mühendislik ilkelerine uyumlu olmaları zorunlulu ğ u dı ş ında, ye ş il alanlarının da estetik ve fonksiyonel anlamda ihtiyaçlarını kar ş ılayacak nitelikte olması gerekmektedir (Sava ş 2002). Kentlerde yol a ğ açlarının çok yönlü i ş levleri vardır. Yol boyundaki a ğ açlar; gölge sa ğ lamak, gürültü perdelemek gibi i ş levsel etkilere gerek olmayan durumlarda bile yüksek yapı kitleleri arasında kaybolan insan ölçe ğ ini yeniden yaratmada vazgeçilmezdirler. Büyük a ğ açlar bu konuda küçük a ğ açlara göre daha etkilidirler. Estetik ölçülere göre, gövde uzunlu ğ unun toplam a ğ aç yüksekli ğ ine oranının 1/2 ile 1/5 arasında olması gerekir. Bu durumda, yol a ğ açlamalarında 2,5-4,5 m’lik a ğ aç gövde uzunlu ğ u gereklili ğ i de göz önünde bulunduruldu ğ unda en az 12 m boy yapabilen a ğ açların kullanımı beklenen i ş levi yerine getirecektir (Sava ş 2002). Yolun ba ğ lı oldu ğ u sınıf di ğ er bir deyi ş le yolun boyutu, kullanılacak yol a ğ acı türünü, dikim sırası, sayısını ve a ğ acın yola yada binaya göre konumunu belirleyen önemli bir etmendir. Aynı tür bitkiler farklı boyutlardaki yollarda farklı mekan etkisine sahiptirler. Yol a ğ acının görsel ve i ş levsel etkisini yolun boyutlarına göre seçilecek tür belirleyecektir (Ş ahin 1989). Kentlerde yol a ğ açlandırma çalı ş maları belirli bir plan do ğ rultusunda yapılmalıdır. Yol a ğ açlarından beklenen i ş levler yolların konumuna ve niteliklerine göre de ğ i ş mektedir. A ğ açlandırma ile ilgili tasarımlar, a ğ aç türünün seçimi gelecekteki görünümü ve durumu göz önünde bulundurularak yapılmalıdır (Yılmaz 1998). Chiara ve Koppelman (1975)’a göre; a ğ açlama çalı ş malarında; kav ş aklar ve yol a ğ ızlarında yatay görü ş engellenmemelidir. Kav ş aklarda hemen kö ş eden en az 23 m’lik, yol a ğ ızlarında ise en az 15 m’lik net görü ş sa ğ lanmalıdır (Ş ekil 2.20) (Ş ahin 1989). Anonymus (1975)’a göre; ta ş ıt hızının 50 km/saat oldu ğ u ana yollara güvenlik için, çıkı ş tan 25 m önce ta ş ıt, yol üzerindeki 11 m’lik alanı net olarak görebilmelidir. Yolların kesi ş ti ğ i kö ş elerde, trafik akı ş ı içine olan görü ş ü engellemek için a ğ aç sıralarının altına çalı dikilmemeli yada boyu 80 cm’ yi geçmeyen çalılar kullanılmalıdır Binaların ön cephe çizgisi ile araç yollarının kenar çizgisi arasındaki alan yol a ğ açlandırması için kullanılır. Genel bir kural olarak bir yol 5 m’den dar ve tretuvar 4 m’den dar ise o yol kenarına boylu a ğ aç dikmemek gerekir. Aksi halde, a ğ acın ileride edinece ğ i büyüklükten dolayı dallar binaları kapatabilir, tretuvarda yayaların hareketlerini güçle ş tirebilir Yıldızcı (1988)’ya göre; a ğ açlar; boy, biçim ve dokusu açısından çe ş itli farklılıklar gösterirler. ¾ 5-10 m boyundaki a ğ açlara kısa boylu a ğ açlar (a ğ açcıklar) ¾ 10-20 m boyundaki a ğ açlara orta boylu a ğ açlar ¾ 20 m’den büyük boydaki a ğ açlara uzun boylu a ğ açlar denir (Yılmaz 1998). İ nsan etkilerinin yo ğ un olarak hissedildi ğ i kent ortamlarında yol a ğ açlandırmaları için seçilecek türlerin belirlenmesinin ayrı bir önemi vardır. Kent içi ye ş il alanlarda tür seçimi açık alanlara göre daha zordur. Çünkü kentsel mekanlarda dı ş faktörlerin etkisi yüksektir, bu do ğ rultuda seçilecek tür sayısı da azalmaktadır. Tür seçimlerinde kent ortamına adaptasyon ön planda tutulmakla beraber, a ğ acın estetik ve fizyolojik özellikleri de çevreyle uyum sa ğ lamalıdır. Kentlerde yeti ş me ortamı ko ş ullarının güçlü ğ ü tür seçimini sınırlamakta, ekolojik yönden tür seçimi, düzenleme yönünden tür seçiminden ön plana çıkmaktadır (Yılmaz 1998). Herhangi bir caddeye dikilen yol a ğ acından bir çok fonksiyon beklenir. Yolun konumuna, çe ş idine, geni ş li ğ ine ve çevredeki yapılara göre a ğ açlandırma çalı ş maları farklı planlanır. Özellikle yo ğ un trafi ğ in oldu ğ u caddelerde a ş a ğ ıdan itibaren çıplak gövde kısmı boylu olan, fazla yan dallanma yapmayan ve dar açılı dallanma yapan türler tercih edilmelidir. (Yılmaz 1998). Kent yolları için uygun olarak nitelenen a ğ aç türleri EK 2’de (Anonim 1990b) verilmi ş tir. A ğ acın ölçüsü planlamada önem ta ş ır. Yol dar ise bu duruma uygun küçük a ğ açlar, geni ş ise büyük a ğ açlar kullanılmalıdır. Dikim sıklı ğ ı a ğ acın büyümesini etkilemekte, sık dikimlerde a ğ acın geli ş imi dikey yönde fazla iken seyrek dikimlerde yatay yönde geli ş mektedir (Yılmaz 1998). Ba ş arılı bir yol a ğ açlandırması yapmak için teknik açıdan yeterli bilgiye sahip olmak gerekir. Teknik olarak standartlara uygun yapılmayan bir yol a ğ açlaması çalı ş masından istenilen verimi elde etmek mümkün de ğ ildir (Yılmaz 1998). A ğ açlar arasındaki mesafeyi belirlemede çe ş itli çevre faktörleri etkilidir. Bunlar; 1. Çevredeki yapıların ı ş ık ihtiyaçları 2. Yolun geni ş li ğ i 3. Kullanım amacı 4. Di ğ er donatım elemanları 5. Kullanılacak türe ba ğ lı olarak dikim aralıkları de ğ i ş ebilir. Tüm bu faktörler do ğ rultusunda dikim mesafesi 6-15 metre olabilir. Fakat 6-10 m çok kullanılan dikim aralıklarıdır. Çok geni ş yollar ve büyük tepeli a ğ aç türlerinde 15 m’ye kadar dikim yapılabilir. (Yılmaz 1998). Blauermal (1983)’a göre; yol a ğ açlamalarında dikim aralı ğ ını ş u özellikler belirler: ¾ Taç çapı ¾ Taç yüksekli ğ i ¾ Yapı ı ş ıklanmasına etkisi ¾ Ta ş ıt ve yaya yolu geni ş li ğ i ¾ A ğ acın maksimum yüksekli ğ i ile yol boyunca ortalama bina yüksekli ğ i arasındaki ili ş ki, ¾ A ğ açtan beklenen tasarım etkisi ve a ğ acın bu etkiye ula ş ma hızı (Ş ahin 1989). Meyer (1982)’e göre; bütün bunlar dikkate alındı ğ ında dikim aralı ğ ı 6-12 m arasında de ğ i ş mektedir. Geni ş taçlı a ğ açlarda bu ölçü 15 m olabilir. Ancak belirtilen aralıklarda a ğ acın mekan içinde dominant etkiye ula ş ması 5-15 yıl sonra ortaya çıkabilir. Bu nedenle günümüzde dikim aralı ğ ının yarı uzaklı ğ ında ikincil a ğ açların kullanımı yoluna gidilmektedir. A ğ açların olgunla ş tıktan sonra ikincil olanlar büyük a ğ açların transplantasyonunda kullanılan araçlar ile ortamdan uzakla ş tırılmalıdır (Ş ahin 1989). Meyer ve Blauermel (1982)’e göre; a ğ açların iyi geli ş me gösterebilmesi için kök mekanı gereksinimleri: ¾ Küçük veya dar taçlı a ğ aç için ş erit geni ş li ğ i 2.50-3.00 m ¾ Büyük taçlı a ğ açlar için ş erit geni ş li ğ i 3.00-4.50 m ¾ Tek bir küçük veya dar taçlı a ğ aç için alan gereksinimi 2.50-2.50 m ¾ Tek bir büyük taçlı a ğ aç için alan gereksinimi 3.50-3.50 m ¾ Yola dik otopark alanlarında a ğ açlar her a ğ aca bir park yeri: 4.50-5.00 m
¾ Yola paralel otopark alanlarında a ğ açlar her a ğ aca bir park yeri: 2.50 m Bu ölçüler nadir olarak 0.50 m azaltılabilir (Yılmaz 1998). Yol a ğ açlandırmalarında aralıklar; kavisler, kav ş ak noktaları, meydan, durak, otopark giri ş leri gibi yerlerde de ğ i ş ebilir (Yılmaz 1998). Aslanbo ğ a (1980)’ya göre; a ğ açların toprak üstü ve altı kısımlarının ihtiyacı olan mekanları, kent yolları boyunca uzanan di ğ er donanımlardan arındırmak gerekir. Aynı zamanda di ğ er donanım elemanlarının sa ğ lam kalması için ş arttır (Yılmaz 1998). Aslanbo ğ a (1986)’ya göre; ta ş ıt trafi ğ inin güvenli ğ i yönünden a ğ açların ta ş ıt trafi ğ i ş eridinin sona erdi ğ i kenar ta ş ından en az 1.00 m içerde dikili bulunmaları gerekmektedir. Ayrıca yaya ve ta ş ıt trafi ğ inin engellenmemesi için yol a ğ açları taçlarının altında en az 2.5 m yüksekli ğ inde “net bo ş mekan”ın bulunması gereklidir. Net bo ş mekanın yüksekli ğ i yük kamyonlarının sık geçti ğ i yollar için 4.5 m olmalıdır. 4.5 m trafi ğ in izin verdi ğ i en çok yükleme yüksekli ğ idir. Net bo ş mekan kesiti kenar ta ş ından 0.5 m içerden ölçülür. Bu yükseklik fidanların dikimi sırasında dikkate alınmalıdır. Boyuna büyümeyle birlikte alt dallar budanarak tacın yükselmesi sa ğ lanır. Kentlerimizde dikili bulunan a ğ açların ço ğ unlu ğ u, kentlere özgü olumsuz iklim ve toprak ko ş ullarının yanı sıra, kök ve taç geli ş imini sınırlayan mekanik engellerinde etkisi altındadır. Kökler, genellikle yapı temelleri, su ve pislik arkı donatımıyla aynı toprak mekanını payla ş ır. Sık sık yapılan onarım yada yenileme çalı ş maları sırasında zarar görürler ya da kendileri alt yapı donanımına zarar verirler. Topra ğ ın yüzeyi, artan ta ş ıt ve yaya trafi ğ i için alan kazanmak amacıyla kök bo ğ azına kadar örtülür. Taçlar, yol mekanını elektrik ve telefon telleriyle, aydınlatma donatımı, trafik ve tanıtım levhalarıyla ortak kullanmak zorundadırlar (Aslanbo ğ a 1986). Toprak altındaki alt yapı donatımları a ğ açlardan en az 2.5 m uzaklıkta olmalıdır. Temel duvarları, alt yapı donatımı vb. tarafından sınırlanan kök yayılma alanı normal boyutlardaki a ğ açlarda en az 3 m 2 , küçük taçlı a ğ açlarda en az 2 m 2 olmalıdır. Mevcut a ğ açların yakınında boru dö ş emesi söz konusu oldu ğ unda uzaklık ölçüsü, a ğ açlarla boru ekseni de ğ il kazılan çukurun duvar kenarı olmalı ve bu uzaklık genç yada ya ş lı a ğ aç gözetmeksizin 2.5 m’den az olmamalıdır (Anonim 1990b) (Ş ekil 2.22). Kök yayılma alanının çapı kural olarak a ğ acın tacının izdü ş ümünün çevreledi ğ i alandan 1.5 m daha geni ş tir Arnold (1980)’a göre; bitki yapı ili ş kisinde tasarımı sınırlandıran en önemli faktör yol boyunca ortalama yapı yüksekli ğ idir. Bir ortamda a ğ acın, sa ğ lıklı geli ş imi için büyüme mevsiminde her gün en az 3-4 saat do ğ rudan güne ş ı ş ı ğ ına gereksinimi oldu ğ u tasarımda göz önünde bulundurulmalıdır (Ş ahin 1989). A ğ açlar çok katlı yapılarla yükseltilmi ş yol mekanlarını insan ölçe ğ ine indirgerler. Bu ölçekte insan kendisini daha mutlu hisseder (Aslanbo ğ a 1986). Yaya yollarında kullanılan a ğ açların dikim aralıklarının seçiminde, tepe tacı geni ş li ğ i ve yüksekli ğ i, yol boyunca yaratılmak istenen etki, çevre binaların kullanımı ve niteli ğ i dikkate alınması gereken hususlardır. Genellikle 6-10 metre arasında de ğ i ş en dikim aralıkları tercih edilmelidir. Ancak yapıların konumuna, tasarım amacına ve yolun durumuna göre farklı aralıklarda dikim yapılabilir (Yılmaz 1998). Dikim aralıklarının seçiminde; a ğ açların taç geli ş imi ve yüksekli ğ i, kom ş u yapıların ı ş ık ihtiyacı, yolun geni ş li ğ i, yol mekanı içerisinde a ğ açlardan beklenen fayda, a ğ açların istenen boy ve biçime ula ş acakları süreler dikkate alınmalıdır (Anonim 1990b). Kök yayılma alanı üzerinde korunması gereken toprak yüzeyi en az 1m +1m boyutlarda olmalıdır. Bu alanın trafik gere ğ i olarak örtülmesinin zorunlu oldu ğ u hallerde örtü malzemesi olarak beton yada metal a ğ aç altı ızgaraları kullanılmalı ya da suyu ve havayı geçirecek biçimde kum üzerine parke ta ş ı dö ş enmelidir (Anonim 1990b). Bitkiler kullanıldıkları mekanlarda kendilerinden beklenen fonksiyonu yerine getirirken çevreyle uyumlu, insanlara zarar vermeyecek tür, ölçü, form’ da olmalıdır. Örne ğ in, çocuk oyun alanlarında kullanılacak türleri seçerken, dikenli ve zehirli meyvelere sahip olmamasına, yollarda ve bina yakınlarında kullanılacak bitkilerin kökleri ile altyapıya, gövde ve dal özellikleri ile binalara ve insanlara zarar vermeyecek ölçü ve niteliklerde olmasına dikkat edilmelidir. Örne ğ in; sı ğ topraklarda a ğ aç dikmek zorunlulu ğ u olan yerlerde, sı ğ köklü a ğ aç türlerini sahaya getirmek uygun olur. Bu konuda di ş budak, karaa ğ aç, sofora (S. japonica) ve dutlar en elveri ş li türleri olu ş tururlar. Ancak bu sı ğ kök yapan türlerinde bazı kullanma yerleri için seçilmeleri sakıncalı olur. Örne ğ in bunlar kaldırımlarda kökleri ile beton veya plakları kaldırarak problemler yaratabilir (Anonim 1993). Birçok i ş leviyle a ğ açlar, kentsel mekanların vazgeçilmez elemanlarıdır. Kentte insan için uyumlu çevreler yaratabilmek için kent mobilyalarında oldu ğ u gibi bitkilerinde antropometrik özelliklere uygun olması gereklidir. Bu hem konfor hem de estetik açıdan bir gereklilik olmalıdır. Bu amaçla öncelikle bitki-insan etkile ş iminde önemli olan antropometrik ölçülerin bilinmesi önemlidir. Örne ğ in; yaya yolu düzenlemelerinde kullanılacak olan a ğ açlarda ilk dallanmanın yüksekli ğ i önem ta ş ır. Ayrıca kentsel dı ş mekan düzenlemelerinde, otururken ve ayaktayken insanların çevrelerini algılamaları noktasında antropometrik ölçüler, tasarım kriterleri olarak göz önünde bulundurulmalıdır. Peyzaj Elemanları ve Antropometrik Uygunluklar 5.1.1. Oturma birimleri Oturma bankları, genellikle açık havada birden fazla ki ş inin oturması maksadıyla kullanılan bir oturma aracıdır. Banklar insanlara sa ğ lıklı rahat oturma ve dinlenmeyi temin edecek ölçü ve ş ekilde yapılmalıdır. (Anonim 1990a). Bunu sa ğ layabilmek için insanın ölçülerine uygun tasarım yapılması ş arttır. Bölüm 4’ de istatistik olarak izahı yapılan toplumların antropometrik ölçülerinin farklı oldu ğ u gerçe ğ i göz ardı edilmemelidir. Farklı ülkelerin antropometrik ölçülerinin kullanılması sakıncalı sonuçlara sebep olacaktır. Bu bakı ş açısıyla; Türk Standartları Enstitüsünün oturma bankları ile ilgili standartlarında kullanılan Avrupa ölçülerinin Türkiye’de kullanılan yapısal peyzaj elemanları tasarımında uygun olmayaca ğ ı gerçe ğ inden yola çıkarak, tez kapsamında Türk erkeklerini temsil etti ğ ini varsaydı ğ ımız antropometrik ölçüleri kullanmak daha akılcı bir yakla ş ım olacaktır. Bu yakla ş ımla bir oturma bankı için Türk insanına uygun oturma bankı yüksekli ğ i için
a ş a ğ ıdaki yorum ve kar ş ıla ş tırmaları yapılabilmektedir. Unutulmaması gereken bir nokta, yapılan antropometrik çalı ş malarda alınan ölçülerin çıplak olarak alındı ğ ıdır. Gerekti ğ inde giysi ve ayakkabı için toleranslar eklenmelidir. Oturma yeri yüksekli ğ i; yer ile oturma yeri üst noktası arası dü ş ey mesafedir (Ş ekil 5.1). Oturma yeri yüksekli ğ inin ergonomik olarak düzenlenmesinin önemi vardır. Nitekim oturulan yerin ön kısmının baldırlara baskı yapması önlenmelidir. Bunun için oturma yüksekli ğ inde, istatistik verilerde en kısa boylu bulguların %5 da ğ ılım karakteristikleri kullanılır. Böylece, oturan bir insanın baldırlarının altında yeterli bir bo ş luk kalarak, ön kenarın baldırları alttan kesmesi önlenir (Telli 1995). Bitkisel ö ğ eler Kentsel dı ş mekanlar kapsamında, geçi ş alanlarında, düzenlenmi ş yaya alanlarında, alı ş veri ş alanlarında, özel amaçla düzenlenmi ş bölgeler ve meydanlarda, konut ev ve bahçeleri gibi di ğ er kentsel mekanlarda kullanılan bitkisel elemanlar, hem estetik hem de fonksiyonel amaçlara hizmet ederler. Kent içinde kullandı ğ ımız bitkilerin insan ölçülerine uygun olması aranılan bir özellik olmalıdır. Gere ğ inden alçakta dallanma yüksekli ğ iyle insanı rahatsız eden dallar, bilinçsiz ve belki bakımsız çalıların ve a ğ aççıkların yarattı ğ ı, insanın görü ş ünü engelleyen ya da engellemesi gerekirken bunu sa ğ layamayan bitkisel elemanlar, insan ölçülerine göre olmayan uygulamalardandır. Bitki-insan ili ş kileri, kentsel dı ş mekanlarda yapılacak bitkisel tasarımlarda önem kazanmaktadır. Yolda yürüyen insanları rahatsız edecek ş ekilde alttan dallanma yapmı ş , belli bir bakı ş açısında görü ş ü engelleyen form ve ölçüye sahip ya da aksine görü ş ü yeterli yükseklikte açamamı ş bitkiler, insanda gerek fiziksel gerekse psikolojik açıdan rahatsız edici olacaktır. Bu noktada, tasarımlarda kullanılan bitkileri bu yönleriyle de ele almak gerekmektedir. Bitki- insan ili ş kileri ba ğ lamında gerekli özellikleri yerine getirecek bitkiler seçilmeli, gerekli bakım ve budama çalı ş maları yapılmalıdır. Tez kapsamında Türkiye için verilen antropometrik veriler dikkate alınarak, kent içinde kullanılan bitkisel materyalin kullanımında, geçerli olabilecek ölçüler açıklanmaya çalı ş ılacaktır. İ nsan-bitkisel materyal ba ğ lamında a ş a ğ ıda maddeler halinde verilen yorum ve kabullere ula ş ılmı ş tır. 1- Kent içindeki a ğ açlar göz önüne alındı ğ ında; Türkiye için kol yukarıda parmak ucu yüksekli ğ inin 99. yüzdelik de ğ eri dikkate alındı ğ ında 236.56 cm oldu ğ u görülmektedir. Bu de ğ erin ayakkabısız alınan ölçü oldu ğ u dikkate alındı ğ ında, ayakkabı topuk yüksekli ğ inin erkekler için 2 cm oldu ğ unu varsayarak bu de ğ erin yakla ş ık 238.56 cm’ye ula ş tı ğ ı görülür. Yaya- a ğ aç etkile ş imi dü ş ünüldü ğ ünde diyebiliriz ki; yayaların bulundu ğ u bir mekandaki a ğ acın gövde uzunlu ğ u ya da ilk dallanmaya ba ş ladı ğ ı uzunluk 240 cm’den büyük olmalıdır. Buna göre; İ lk dallanmanın ba ş layaca ğ ı yükseklik ≥240 cm olmalıdır. 2- İ nsan hareketsizken çevresini ya da objeyi algılama söz konusu oldu ğ unda, bir bankta oturan insanın, otururken göz yüksekli ğ i dikkate alındı ğ ında; kar ş ısındaki herhangi bir nesneyi göstermek-göstermemek noktasında, Türk insanı için otururken göz yüksekli ğ i için verilen de ğ erden yararlanmak gerekmektedir. Bu de ğ erin 95. yüzdelik de ğ eri için, 84.04 cm oldu ğ u görülmektedir. Bitkilerle görü ş ü engellemenin sa ğ lanması söz konusu oldu ğ unda oturan bir ki ş i için diyebiliriz ki; Otururken görü ş ü engelleme yüksekli ğ i >oturma yeri yüksekli ğ i + 84 cm olmalıdır. 3- Türk insanı için, otururken göz yüksekli ğ i için verilen de ğ erden yararlanılmak suretiyle bu de ğ erin 5. yüzdelik de ğ eri için, 72.26 cm oldu ğ u görülmektedir. Bitkilerle yapılacak bir düzenleme için görü ş ü açma noktasında, oturan bir ki ş i için; Otururken görü ş ü açma yüksekli ğ i <oturma yeri yüksekli ğ i + 72 cm olarak formülize edilebilir. Aynı durumda Türk bayanları ile ilgili, Gönen ve Kalınkara (1991)’nın çalı ş masından yararlanarak, otururken göz yüksekli ğ inin 5. yüzdelik de ğ eri olan 60.97 cm oldu ğ u görülmektedir. Bayanlar ve erkekler için 5. yüzdelik de ğ erleri birlikte dü ş ünülecek olursa; Otururken görü ş ü açma yüksekli ğ i <oturma yeri yüksekli ğ i + (61-72) cm olmalıdır. 4- Benzer ş ekilde ayakta duran bir insanının yatay olarak sabit bakı ş do ğ rultusunda görüntüsünü engelleme noktasında, Türk insanı için, ayaktayken göz yüksekli ğ i için verilen de ğ erden yararlanılmak suretiyle bu de ğ erin 95. yüzdelik de ğ eri için, 169.59 cm oldu ğ u görülmektedir. 2 cm ayakkabı yüksekli ğ i de eklenecek olursa, buna göre; Ayaktayken görü ş ü engelleme yüksekli ğ i >172 cm’dir. 5- Türk insanı için, ayaktayken göz yüksekli ğ i için verilen de ğ erden yararlanılmak suretiyle bu de ğ erin 5. yüzdelik de ğ eri için, 150.11 cm oldu ğ u görülmektedir. 2 cm ayakkabı yüksekli ğ i de eklenirse, buna göre; Ayaktayken görü ş ü açma yüksekli ğ i <152 cm olarak formülize edilebilir. Aynı durumda Türk bayanları ile ilgili, Gönen ve Kalınkara (1991)’nın çalı ş masından yararlanarak, ayaktayken göz yüksekli ğ inin 5. yüzdelik de ğ eri olan 134.61 cm oldu ğ u görülmektedir. Bayanlar ve erkekler için 5. yüzdelik de ğ erleri birlikte dü ş ünürsek; Ayaktayken görü ş ü açma yüksekli ğ i <135-150 cm’dir
Kaldırımlar- basamaklar Yaya kaldırımı bordür ta ş ı üst kenarının ta ş ıt yolundan yüksekli ğ i Anonim (1990c)’de ş u ş ekilde ifade edilmi ş tir. Yaya kaldırımında bordür ta ş ı üst seviyesi ta ş ıt yolu kaplamasından en fazla 0.15 m yükseklikte olmalıdır. Ta ş ıt yolunda yapılacak kaplama tamiri veya yenilemelerinde eski yol kaplamasının kotu muhafaza edilmelidir Basamak geni ş li ğ i ile ilgili olarak bu çalı ş madaki verileri dikkate alındı ğ ında, ayak uzunlu ğ unun 99. yüzdelik de ğ eri 29.16’dır. Buna göre Türk erkeklerine ait veriler dikkate alındı ğ ında basamak için gerekli geni ş lik = 29 cm denilebilir. Bu de ğ erlerden hareketle 30 cm basamak geni ş li ğ i için uygun bir ölçü olmaktadır. Basamak geni ş li ğ i 30 cm. ise basamak yüksekli ğ i 2 rıht+ 1 basamak=63 formülünden (Neufert 1983) uygun rıht yüksekli ğ i= 16 bulunur. Otobüs durakları Otobüs duraklarının yer seçimindeki en önemli faktörler, rasyonel i ş letmecilik, enerji tasarrufu, emniyet ş artlarının sa ğ lanması, çevreyi en az olumsuz etkileme ve en uygun trafik akımının sa ğ lanmasıdır. Yolcu güvenli ğ i ve sürücünün sorumlulu ğ u açısından otobüslerin dura ğ a kolayca yana ş abilmesi ve ayrılması, yolcuların yola inmeden do ğ rudan do ğ ruya otobüslere binebilmesi sa ğ lanmalıdır. Sürücü ve yolcular tarafından duraklar kolayca görülüp tanınabilmelidir Durak yer seçimi ile ilgili kriterler a ş a ğ ıdaki gibi sıralanabilir: ¾ Otobüs güzergahı ile çakı ş an yaya arterlerine yakın yerlerde durak yeri seçilerek yolcunun eri ş me kolaylı ğ ı sa ğ lanmalıdır. ¾ Duraklar trafik ş artları sebebi ile kav ş aklara yakın yerle ş tirilmeli; bu mümkün olmadı ğ ında iki kav ş ak arasındaki yaya geçidine en yakın ve emniyetli mesafede durak yeri seçilmelidir. ¾ Kav ş a ğ a yakla ş madan 30-50 m mesafede durak yeri seçilmeli; kav ş akta bekleme yapan araçların durak yerindeki yol kesimine sarkmaları önlenmelidir. ¾ Kav ş aklardan önceki ve sonraki duraklar; “kav ş ak emniyet üçgeni” dı ş ında yer almalıdır. ¾ Di ğ er trafi ğ in i ş letme hızının azalmaması için iki durak arası, 400- 500 m olmalıdır. Birinci derecedeki yollarda ise bu mesafe, 600- 700 m olmalıdır. Yolcu yo ğ unlu ğ unun çok oldu ğ u yol kesimlerinde bu mesafeler 100’ er metre azaltılabilir (Anonim 1995). Anrtropometrik ölçüler göz önüne alınarak; otobüs durakları önündeki kaldırım yükseklikleri ile, otobüsün ilk basama ğ ının yerden yüksekli ğ inin aynı olması insana sa ğ layaca ğ ı kullanım rahatlı ğ ı açısından tercih edilmelidir. Otobüs durakları, otobüslerin yolcu indirme, bindirme yaptıkları, sadece dura ğ ın yerini gösteren bir tabela olmaktan çok, insanları beklerken ya ğ mur, güne ş gibi dı ş etkilere kar ş ı koruyacak, kısa süreli de olsa dinlenmeyi sa ğ layacak yerler olmalıdır. Bunu sa ğ larken de, kent içindeki dola ş ımı engellemeyecek biçimde uygun konum ve kullanım yo ğ unlu ğ una göre de uygun boyutlarda olmalıdır. Otobüs durakları ile ilgili olarak dikkate alınması gereken antropometrik ölçüler, ¾ Oturma yeri yüksekli ğ i Otururken göz yüksekli ğ i Ayaktayken göz yüksekli ğ i antropometrik verilere oturma birimleri ve bitkisel elemanlarla ilgili bölümlerde yer verilmi ş tir. Aydınlatma elemanları Kent içerisindeki bütün kentsel dı ş mekanların aydınlatılmasına gerek yoktur. İ çerisinde bulunan bütün mekanları ve yapıları aydınlatılmı ş olan bir kent karı ş ık ve anlamsız bir görüntü olu ş turur. Kentsel dı ş mekanlar aydınlatılırken, kent kimli ğ ini ön plana çıkaracak, kentin kolay okunmasını sa ğ layacak mekanların aydınlatılmasına dikkat edilmelidir. (Boduro ğ lu 2001). Kentsel dı ş mekanların aydınlatılmasında her bir kentsel mekan için kullanım amacına göre aydınlatma ilkeleri geçerlidir (Çizelge 5.20). Ancak burada aydınlatma elemanları, insan ölçüleri ve bitkilerle (a ğ açlarla) olan uygunlukları yönünden incelenecektir. Aydınlatma elemanlarının yol tipi ve çevre mimarisiyle bütünle ş mesi, insan boyutuyla uyumlu olması; psikolojik bakımdan olumlu etki sa ğ lar ve yayaların yo ğ un bulundu ğ u yerlerde aydınlatmanın ba ş arısı üzerinde çok etkilidir. Yol aydınlatmalarının, en önemli amacı yaya yolu ve ta ş ıt yolu kullanıcılarının güvenli ğ ini sa ğ lamaktır (Boduro ğ lu 2001). Geceleri yolların aydınlatılması kent güvenli ğ i açısından önemlidir. Ancak aydınlatma elemanları birçok hatalı uygulamada görüldü ğ ü gibi a ğ aç taçları nedeniyle i ş levlerini yerine getirememektedir (Ş ahin 1989). Yol boyunca bulunan aydınlatma elemanları a ğ açların dikim aralıklarını ve konumlarını etkiler. Aydınlatma elemanları a ğ açların dikim aralıklarının ortasına gelmesi durumunda, aydınlatma durumu a ğ acın tacı ne kadar geni ş olursa olsun etkilenmez ve direk boylarının çok yüksek olmasını gerektirecek bir durum da olu ş maz. Ancak aydınlatma elemanları a ğ aç gövdelerine çok yakın olursa yaprak ve dallar aydınlatmayı engeller (Ş ekil 5.20-5.21). Mantar tipi aydınlatma ö ğ eleri a ğ açların tepe tacının altında olabilir. Yaya yollarında aydınlatmanın amacı yakın çevreyi rahatlıkla aydınlatan tarzda olmalıdır. 2 m yüksekli ğ indeki aydınlatmalar, yakın yürüyen yayaların birbirlerini kolaylıkla görmelerini sa ğ lar. Böylece yaya yollarının güvenli ğ i sa ğ lanmı ş olur (Yılmaz 1998). Meyer (1982)’ye göre; a ğ açlar ve lambalar aynı ş erit üzerinde kullanma zorunlulu ğ u var ise, her iki a ğ aç arasına bir aydınlatma elemanı gelecek ş ekilde planlama yapılmalıdır. A ğ aç ve aydınlatma elemanı arasındaki uzaklık a ğ acın ve aydınlatma elemanının görsel özelliklerine ba ğ lı olmakla beraber ortalama 4 m’dir (Yılmaz 1998). 5.1.2 bitkisel elemanlar bölümünde, sonuç kısmında, bitkilerin ilk dallanmaya ba ş layaca ğ ı yükseklik olarak verilen, Türkiye için kol yukarıda parmak ucu yüksekli ğ inin 99. yüzdelik de ğ eri olan 240 cm, yaya yollarında aydınlatma elemanları yükseklikleri için de uygulanabilir. İş aret, bilgi ve ileti ş im levhaları İş aretler, çe ş itli bilgileri ileten sembollerdir; i ş aret levhaları, haritalar ve heykeller gibi çok farklı ş ekillerde olabilirler (Özsüle ve Ça ğ layan 2001). Pek çok ülke, ş ehrin kimli ğ ini iyile ş tirmek ve i ş aret levha ve tabelalarına yönelik dikkat ve ilgiyi artırmak amacıyla “i ş aret levhaları planlaması” yapmaktadır. İş aret levhaları, günümüzde, kente yönelik bilgileri do ğ ru bir ş ekilde ileten araçlar ve kent ya ş amının günlük de ğ i ş imleri olarak dü ş ünülmektedir. İş aret levha ve tabelaları, kenti insanlar için anla ş ılabilir kılmaya, gerek kentin bütünü gerekse kentin bir bölümü için varolan kaynaklar hakkındaki durumu ve olguları insanlara tanıtmaya yarayan etkili araçlardır. Özaydın ve ark. (1989)’nın kamu mekanlarında bildiri ş im ö ğ eleri olarak reklam ve afi ş elemanlarının bir takım ortak özelli ğ i ta ş ıması gerekti ğ ini belirtmi ş lerdir. Bunlar: ¾ Anlatım sadeli ğ i, ¾ Kullanım ve yapım kolaylı ğ ı, ¾ Amacına uygunluk, ¾ Ölçülerde standartla ş ma, ¾ Çevreye uyum, ¾ Birbirleriyle uyumdur. Bilgi ve ileti ş im panolarının konumlandırılmasında görülebilirlik ve açıklık çok önemlidir. Panoların i ş levlerini en iyi ş ekilde yerine getirmesi için yerle ş tirilmelerinde, araç ve yaya trafi ğ inin akı ş ının kötü engellenmemesi ve en iyi ş ekilde görülmeleri için uygun yerlere yerle ş tirilmelerine dikkat edilmelidir. Yayalar için panoların ayakta duran bir insanın göz seviyesine göre yerle ş tirilmelerine dikkat edilmelidir. Yan yana duran farklı panoların yüksekliklerinin birbirleri ile oranlı olması da gerekmektedir (Eryayar 2002). Ayakta duran insan için göz seviyesine ili ş kin yüzdelik de ğ erler, i ş aret, bilgi, ileti ş im levhalarının yanı sıra; telefon kabinleri, satı ş birimlerinin de tasarımı ve yerle ş tirilmesi a ş amasında dikkate alınması gereken antropometrik de ğ erlerdendir. Burada 50. yüzdelik de ğ erleri alınabilir. Ayrıca, i ş aret ve bilgi levhalarının uygun yerlere yerle ş tirilmesi önemlidir. Özellikle yaya yollarında kullanılan bu tür levhaların insan boyunu dikkate alır bir yükseklikte olması önem ta ş ır. Ş ekil 5.30.’da i ş aret ve bilgi levhaları ile ilgili bir örnek yer almaktadır. Burada altta yer alan levhanın yerden alt ucuna kadar olan mesafe ş ekil 5.30’da 150 cm, ş ekil 5.31’de 160 cm olarak ölçülmü ş tür. Çalı ş mada, Türk erke ğ i boy ortalamasının 170 cm oldu ğ u göz önüne alındı ğ ında bu i ş aret levhalarının oldukça alçakta, yayalar için uygun olmayan boyutta oldu ğ u ve yaya güvenli ğ i açısından tehlikeli oldu ğ u söylenebilir. İ nsanın bulundu ğ u her alanda ve kullandı ğ ı her donatıda insana uygun çözümler getirilmesi gerçe ğ inden hareketle; peyzaj mimarlı ğ ında da öncelikli olan insan ve insana uygun ergonomik, estetik çözümler (fiziksel, psikolojik yönden olumlu etkiyi yaratacak, kullanımların ve ortamların sa ğ lanması) gereklidir. Bunu gerçekle ş tirebilmek için her ş eyden önce insan vücudu ölçülerinin tasarımlara yansıması gerekmektedir. Kentsel mekanlarda yapılan tasarımlarda kentli için en uygun çözümler, kenti kullananları dikkate alan tasarımlarla mümkündür. Bu tasarımlar antropometrik ölçülere uygunluk ile sa ğ lanabilir. Kent mobilyaları farklı kullanım modaliteleri paralelinde kentlinin çok farklı gereksinimlerine hizmet eder. Bu hizmetler ise kentliye farklı kurumsal düzenlemeler çerçevesinde sunulmak durumundadır. İ leti ş im hizmetlerini, ula ş ım hizmetlerini, altyapı hizmetlerini, enerji hizmetlerini, bildiri ş im hizmetlerini, vb. hep ayrı ayrı örgütlenmi ş kurumlar sa ğ larlar. Böylesi bir kurumsal çe ş itlemede uygulama kopuklukları, kurumsal kimlik çeli ş kileri ve parçacı karar verme süreçleri ya ş anması kaçınılmaz olmaktadır (Asatekin 2001). Sa ğ lıklı bir kentle ş menin sa ğ lanabilmesi, bütün disiplinler tarafından ortak kullanılan standartlar ve yönetmeliklerin geli ş tirilmesi ile sa ğ lanabilir. Kentsel dı ş mekanlarda kullanılan bitkilerle, istenilen fonksiyonel ve estetik etkilerin yaratılması, araç ve yaya güvenli ğ i konularında, antropometrik özellikler dikkate alınarak, bitki- insan etkile ş iminin dü ş ünülmesi bir gerekliliktir. İ nsan vücudu ölçülerinin, insanın kullandı ğ ı her malzemenin ve bulundu ğ u her çevrenin tasarımına yansıması gereklidir. Antropometrik ölçüler ve kent mobilyalarının kullanımı ile dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da; kentte çocuklar ve sakatlar ve ya ş lılara uygun tasarımların yapılması gereklili ğ idir. Çocuk oyun alanlarında yapılacak oyun elemanlarının ve çevresinin tasarımı için çocuklara ili ş kin antropometrik ölçülere, çocukları dikkate alan bir bakı ş açısıyla yapılacak bitkisel ve yapısal bir tasarıma ihtiyaç olacaktır. Ayrıca sakatlar ve ya ş lılar için, bu grupları içeren antropometrik verilere uygun tasarımlara ihtiyaç vardır. Kaynak: Serap ÖNER B İ LEN ANKARA 2004
| Comments () >> |
 |
| Write comment |
You must be logged in to post a comment. Please register if you do not have an account yet. |
|